MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Merkez sağda yeni dönem

Demokrat Parti'nin 5'inci olağanüstü kongresindeyiz. Ankara Anadolu Kongre ve Gösteri Merkezi'nin küçük salonu tıklım tıklım. Bir o kadar kalabalık da dışarıda bekliyor.
Son dönemin kongreleriyle kıyaslandığında bu kongre çok daha heyecanlı görünüyor.
Bunun nedeni de Hüsamettin Cindoruk'un adaylığıyla gündeme gelen "zihniyet" hesaplaşması...
İşin içine 9. Cumhurbaşkanı Demirel'in açık ve net siyasi kulisleri de girince merak ve heyecan bir kat daha arttı.
Acaba ne olacak?
Bu sorunun cevabını bulmak için gittiğimiz kongre salonunda, dışarıdan esen heyecandan daha çok kulis çalışmaları vardı.
Salonu ilk hareketlendiren Cindoruk oldu. Ama öyle derin bir dalga değildi bu... Onu, sessiz sedasız salona giren ikinci aday Mehmet Ali Bayar izledi.
Genel başkan olmanın avantajını kullanan Süleyman Soylu daha bir havalı girdi salona.
Hem alkış aldı hem de sloganlarla...
DP'nin bu olağanüstü kongresine Demirel'in ilgisi ve Cindoruk'un adaylığı nedeniyle çok sayıda eski bakan, milletvekili de katılmıştı.
Hepsi tek tek tanıtılıp alkışlandı. Ama hiçbiri eski Başbakan Tansu Çiller kadar ilgi görmedi. Divan yetkilisi Çiller'in kutlama mesajını okuyunca salonda müthiş bir dalgalanma ve alkış tufanı koptu. Bir anlamda DP tabanı Çiller'in mağdur edildiğine inandığı için ona sahip çıkıyordu.
Sıra genel başkan adaylarının konuşmasına gelince ilk sözü Süleyman Soylu aldı.
Kongre tahminleri yapmak seçimlerdeki kamuoyu yoklamalarına pek benzemiyor.
Ortada veri olmadığı için doğal olarak adayların ilişkilerine, gücüne, vizyonlarına ve belki de en önemlisi salondaki konuşmalarına bakılıyor.
Delege ne kadar etkileniyor, konuşmacı salonda bir coşku yaratıyor mu?
Adayların konuşmasına bu pencereden baktım.
Bu açıdan birkaç nokta dikkat çekiciydi.
Soylu genç bir siyasetçi olmasına rağmen temposu yüksek ve içi dolu bir konuşma yaptı.
Partisini nereye götürmek istediğini ve siyasi çizgisini çok net ortaya koydu. Statükocularla değişimciler ayrımı yaparak, Demirel ve Cindoruk'la siyaseten bir yol ayrımında olduklarının altını özellikle çizdi. İyi alkış aldı, söyledikleri de pür dikkat dinlendi.
Soylu'dan sonra kürsüye Mehmet Ali Bayar geldi. Daha önceki konuşmalarında "siyasi vesayete" yani Demirel-Çiller ikilisinin DP üzerindeki gölgesine karşı çıkacağını söyleyen Bayar, kongre salonunda daha temkinli ve kucaklayıcı bir konuşma yaptı.
Arka sırada oturan orta yaşlı bir DP'li şöyle diyordu:
"İşte başbakan olacak adam..."
Geçmişi değil, geleceğin Türkiye'sini konuşmak istediğini söyleyen Bayar, mevcut yönetimi "Çadır tiyatrosunda kongre yapmakla" eleştirdi.
Alkış da, salonun ilgisi de normaldi.

Şaşırtıcı bir kongre...
Ve sahneye kurt politikacı Cindoruk çıktı. Daha çıkışında salon dalgalanmaya başladı. "Bu kongreden çoğalarak çıkacağız" dediğinde ise müthiş bir alkış aldı. Salona dönüp batığımda özellikle delegeler bölümünde yoğun bir hareketlilik vardı. Yanımda oturan eski bir DYP'li şöyle diyordu:
"Ben demiştim bu delegeyi Cindoruk hareketlendirir."
Bir gece önce kulisleri de dolaşan biri olarak bu manzaraya bakınca şaşırmadım desem yalan olur.
Doğrusu DP tabanında Cindoruk'un bu kadar ilgi göreceğini beklemiyordum. Eski cumhurbaşkanı Demirel'in telefonla tek tek delegeleri araması, bütün eski siyasi aktörleri devreye sokması bir hayli etkili olmuştu.
Özel doktoru Aylin Cesur'un hemen Cindoruk'un arkasında oturması, Demirel etkisinin salonda da sürdüğünü gösteriyordu.
Bu satırlar yazıldığında DP kongresinde oy kullanma devam ediyordu.
Bayar'ın sürpriz yapması dışında ister Soylu, isterse Cindoruk, hangisi kazanırsa kazansın merkez sağ net bir şekilde ayrışacak.
Yazıya son noktayı koymadan ilk sonuçlar şöyle: Cindoruk 480, Soylu 448, Bayar ise 15.
Bu delege pragmatizmini iyi değerlendiren Cindoruk'un kazandığı anlamına geliyor.
Tabii düşük oy almasına rağmen Bayar'ın da önü açılmış oldu.

BİZE ULAŞIN