MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Dersim: Son katliam ilk yüzleşme

Dersim katliamıyla Türkiye 2009'da yüzleşmeye başladı. O güne kadar çok az insanın bildiği, yaşayanların da söylemekten korktuğu bir Dersim gerçeği vardı ve bu pek konuşulmazdı.
Demokratik açılım süreci hiçbir şey yapmadıysa bunu yaptı ve Türkiye toplumu Dersim'de neler yaşandığını öğrenmeye başladı, halen de öğrenmeye devam ediyor.
Bunda AK Parti iktidarının katkısı olduğu kadar, Dersim'i yaratan zihniyetin bugünkü temsilcilerinden Onur Öymen'in Meclis konuşmasının da etkisi oldu.
Cumhuriyet döneminin son katliamı, demokrasi döneminin ise ilk yüzleşmesi olan Dersim'le ilgili henüz arşivler tam olarak ortaya çıkmış değil ama o günden bu yana onlarca yazı yazıldı, belgeselden, kitaba onlarca eser üretildi.
Şimdi bir adım daha atılıyor. Dersim katliamıyla ilgili ilk kez "Dersim 38 Anıt Mezar" yapılıyor. Bu bir ilk... Çünkü ilk kez bu topraklarda toplum "kendi devleti"nin yaptığı bir katliamı teşhir edip yüzleşiyor.
Bu sürecin nasıl gerçekleştiğine gelince...
Bunu devlet değil, Dersimliler kendi güçleriyle yapıyor. Aslında hiç kolay olmamış bu süreç. Dersimli işadamı Dilaver Eren, açılım sürecinin yarattığı zeminden hareket ederek Tunceli'nin Mazgirt İlçe Belediye Başkanı Tekin Türkel'e bu konuyu açmış ve destek sözü alınca da harekete geçmiş...
Belediye Başkanı Türkel, Meclis kararlarını hazırlarken, işadamı Eren de maddi destek aramış...
Ama ne mümkün... Tuncelili işadamlarının çoğu AK Parti'nin açtığı yolun yarattığı bu sonuca sıcak bakmamış.
Sadece iki isim, Tunceli Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı Kadriye Özçelik Özgen ve eşi Özer Özgen bu işin yapılması gerektiğini söyleyip destek vermişler.
Dersim'in Mazgirt ilçesi yakınlarında büyük katliamların yaşandığı alana yapılacak anıtın mimarı da bir hayli ilginç: Ünlü Mimar Dara Kırmızıtoprak...
Kırmızıtoprak mimarlığıyla biliniyor ama onun Dersim'le ilişkisi hayli derin. Babası Sait Kırmızıtoprak, Kürt siyasetinin önemli isimlerinden biri. Anıtın çizimini üstlenerek baba toprağına ve Dersimlilere karşı bir nebze de olsa bir şey yapmaya çalıştığını söyleyen Kırmızıtoprak şöyle diyor:

Anıt 17 Kasım'da açılacak...
"
Devletin, Dersim olaylarına bakışının değişmesi, resmi söylemin dışına çıkarak özür noktasına gelinmesi bu eserin oluşmasını, derinlerdeki öfke ve kırgınlığın barışa yönelmesini sağlamıştır."
Katliamların yaşandığı alanın 60 ayrı noktasında farklı boyutlarda yükselen beton sütunların genç, yaşlı ve çocuk ölümlerini temsil ettiğini söyleyen Kırmızıtoprak, anıtın bir nebze de olsa acıları dindireceğine inanıyor:
"Mezar alanına giren ziyaretçilere bir algılayıcı yardımıyla çalışan ateş eşlik edecek. Amaç ziyaretçinin kendi meşrebince kayıplarına ağıt, dua ve gözyaşları ile ulaşması, 75 yıllık hüznünün ve öfkesinin artik huzurla buluşması. İmkân ve el verenler bu sevapla yaşasın..."
Anıt mezar Seyit Rıza'nın idam edildiği 17 Kasım günü açılacak. Açılışa dünyanın birçok ülkesinden farklı konukların katılması bekleniyor.
İlk kez böyle bir anıtın yapılmasına öncülük eden Dilaver Eren sözlerini bir çağrıyla noktalıyor:
"Bizim işadamlarımız destek vermekten çekindi ama biz herkesi açılışa davet ediyoruz. Hatta Dersim'de yaşananların aynısını savunan Onur Öymen bile bu açılışa gelmeli. Kin ve nefret yok, yüzleşme var. Bu topraklarda bir daha böyle acılar yaşanmasın istiyoruz."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN