MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

FETÖ’nün şeytani planı hamilelik testi

Arkasındaki küresel destek bir yana "şeytani" bir örgütle karşı karşıya olduğumuz bir gerçek. FETÖ'cülerden söz ediyorum. FETÖ'cülerin mahkemelerde nasıl yalan söylediklerini, görüntüleri varken bile "O ben değilim" dediklerini toplum olarak aylardır izliyoruz.
Bunu yapabilecek bir örgüt olduğu az çok tahmin ediliyordu ama öyle şeyler var ki şeytanın bile aklına gelmez. Dünyanın en azılı terör örgütleri bile yanında sınıfta kalır. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra sanıyorum ilk kez bu köşede "FETÖ'nün ablaları nerede?" sorusunu sormuş ve şu tespiti yapmıştık:
"15 Temmuz'daki o kanlı saldırıyla ilk kez genç veya yaşlı, orgeneral veya teğmen fark etmiyor, o yapıda yer alanların bir anda nasıl katile dönüştüklerine de tanık olduk. Oysa topluma onlar 'altın nesil' olarak sunulmuştu. O neslin öncüleri ise 'Abiler veya Ablalar'dı. Evlerde, okullarda, yurtlarda genç çocuklara ilk zehri şırınga eden onlardı.
Onların rahle-i tedrisinden geçen ve sonra karşımıza savcı, yargıç ve polis olarak çıkanların neler yaptığını, özel hayatlara nasıl girdiklerini, sahte belgelerle nasıl kumpas kurduklarını, suçsuz insanları nasıl içeri attıklarını daha önce gördük. Şimdi de onların asker kıyafeti içinde apoletli teröristlere dönüştüğüne tanık olduk. Ve bunların hepsi de ağırlıkla 'Abiler' ve 'İmamlar'dı.
Peki, devletin kılcal damarlarına kadar sızan, parlamentoyu bombalayan ve halka kurşun sıkanların 'Ablaları' yani 'İmameleri' nerede? Bu önemliydi çünkü yapıyı iyi bilenlerin söylediğine göre örgütün genişlemesinde ve kurumlarda kök salmasında sayısı erkeklerden az olmayan 'kadınların' rolü çok büyüktü."
O oranın da yüzde 50'lerden aşağı olmadığı biliniyor. 15 Temmuz'dan bir süre sonra FETÖ'nün ablalarına yönelik operasyonlar başladı ve çok sayıda "abla" gözaltına alındı. Ancak çoğu tutuklanmadı. Tutuklanmadı çünkü FETÖ'nün şeytani aklı devreye girdi ve akıl almaz bir plan uyguladı. İnanılır gibi değil ama bugüne kadar gözaltına alınan "abla"ların yüzde 80'i, gözaltına alınır alınmaz klasik sağlık muayenesinde ortak bir talepte bulundu; hamilelik testi. Bunun ne anlama geldiği de sonradan anlaşıldı. Küçük çocuğu olanlar gibi kadın hamileyse de tutuklanmıyor ve tutuksuz yargılanıyor.
"Bu kadarı da fazla, bu nasıl olur, onca insanın aynı zaman diliminde hamile kalması mümkün mü?" denebilir ama operasyonları yöneten ve yargılamayı sürdürenler, bugüne kadar hiçbir örgütün aklına gelmeyen bu yolla çok sayıda FETÖ "Ablası"nın tutuklanmadığını ve dışarıda kaldığını söylüyor.
FETÖ'yü iyi bilen biri şöyle diyor: "Bu örgüt öyle sinsi bir örgüt ki, bunu önceden hesapladı ve talimat verdi. Bunu da Avrupa'da kurulan hukuk birimi yaptı. FETÖ, yapıya bağlı bir kadına istediğini yaptıracağını biliyor. Hele örgütü kurtarmak söz konusuysa her yol mubah. Böylece insani bir hakkı kullanarak dışarıda faaliyetleri sürdürebiliyor."
Çok önemli sırları bilen ablalar, büyük oranda bu yolu deneyerek dışarıda kaldı ve evlerde kermesler düzenleyerek örgütten mağdur olanlara yardım etti ve ediyor. Bir örgüt düşünün, elemanının tutuklanacağını biliyor, onun hamile kalması talimatını veriyor ve onlar da hamile kalarak tutuklanmaktan sıyırıyor. Karşımızda nasıl şeytani bir örgüt olduğunu görmekte yarar var.
BİZE ULAŞIN