Türkiye'nin en iyi haber sitesi
AYŞE ÖZYILMAZEL

171 sabır hattı

Dün tam yazıma başlayacağım, göz ucuyla kül tablasına baktım. Amanın!
İtinayla, son fırtına kadar tam altı tane sigara içilmiş.
Evde kaç kişiyiz? Bir. Sadece ben ve yine ben.
Uyanalı iki saat olmuş. Gün sonu raporunu tahmin etmek çok zor değil. Su içinde, bir paket.
Bana bak Ayşe, sen iyice coştun. Tempo dedin, çalışırken saymadım sayamadım arka arkaya yaktım dedin, valla aybaşında bırakacağım dedin. Hani?
Aniden bıraktın, olmadı. Orana burana iğneler taktırdın, olmadı. Bantlar yapıştırdın, e yine olmadı.
Aferin kızım Ayşe.
Tam bu düşünceler içinde, kendime "iradesiz", "sersem", "geri kafalı" gibi sıfatlarla hitap ederken, Twitter sayfama bir tweet düştü. "171 Sağlık Bakanlığı Sigarayı Bırakma Hattı'nı arayın."
Hayatın bana bir planı bu. Evrenden mesajım var yahu.
Böyle lokum gibi zamanlama olur mu? Hemen telefona sarıldım; biiir, yedii, biiir. Tuşladım.
Evvettt, çalıyor.
Sağlık Bakanlığımız böyle bir hat kurduysa, bu sefer yırttık demektir, aslan Sağlık Bakanlığı. İşte vatandaşa hizmet.
Hah, biri konuşuyor hattın öbür ucunda.
"171 Sağlık Bakanlığı sigarayı bırakma hattına hoş geldiniz (kafamda alkışlar kopuyor, hoş bulduuk, hoş bulduuuk).
Lütfen operatörlere bağlanmak için bekleyiniz (bekleyelim canım ne demek). Daha iyi hizmet verebilmemiz için konuşmanız kayıt altına alınmaktadır (e tabii faydamız olacaksa kaydedilsin canım).
Tahmini bekleme süresi 4 dakikadır (o da güzel sonuçta hizmet de kolay değil hani)."
Birinci dakika: gururluyum. Olacak, bu mesele bugün hallolacak.
İkinci dakika: neydi bu çalan fon müziği? Ha Vivaldi tabii ki.
Üçüncü dakika: bekleme süresi dört dakika dememişler miydi?
Dördüncü dakika: Dur ben bir sigara yakayım...
Beşinci dakika: sabır.
Altıncı dakika: Allah Allaaaah! Çok mu yoğun bu hat yahu.
Onuncu dakika: bu hat da banka hatlarına döndü ha. Bak sinirleniyorum.
On ikinci dakika: hat düşüyor. Bip biip.
Yılma kızım Ayşe tekrar ara!
1...7...1...
Bu böyle üç posta daha devam etti sayın seyirciler. Arıyorum, bekliyorum, bağlanamıyorum, hat düşüyor. Çarpı üç! Yaptın bir hayır, tut bacağından ayır. Hattı açmışsınız da kimseye bağlanamıyoruz ki be usta.
Ha anladıım, plan başka. Aradığınızda o kadar çok bekliyorsunuz ki beklerken sigara üstüne sigara içiyorsunuz. Sonunda öksürük baş gösteriyor.
Öksüre öksüre boğulacak gibi oluyorsunuz ve sigarayı bırakmaya karar veriyorsunuz.
Öyle mi? Çok pardon ya, tabii ya. Neden daha önce düşünemedim ben. Saksı kafa Ayşe!
Sigarayı bırakmak sabır işi. Önce Sağlık Bakanlığımız bize sabretmeyi öğretiyor. Ne düşünceli bir hat böyle.
Yazın da bakanlığın spor hattını aramıştım. Böyle kocaman bir billboardda görmüştüm. "Haydi herkes spora" tadında bir sloganı vardı. Bu sefer de "mesai saatleri dışındayız" mesajıyla karşılaşmıştım. Haftasonu bakanlık kuralları çerçevesinde spor yasaktı herhalde.
Yine aynı hikâye. Hat var, operatöre bağlanabilen yok. Ah bir bağlansak, sigarayı bırakacağız ama...
Ay gerçekten şu anda çok sinirliyim, acaba Bakanlığın "Sinir Hattı" da var mı?

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA