FERHAT ÜNLÜ FERHAT ÜNLÜ

Trump’ın derin devletle kılıç dansı

ABD Başkanı Donald Trump, 350 milyar dolarlık anlaşma imzalamak üzere geldiği Suudi Arabistan’da Kral Selman’la birlikte geleneksel kılıç dansına katılmıştı. Aslında Trump göreve geldiği günden beri kılıç dansını ABD derin devletiyle yapıyor

FBI'ın, tarihindeki en uzun boylu (2,03 metre) Başkanı James Comey, adını, FBI tarihinin en uzun süreli (48 yıl) başkanı Edgar Hoover'dan alan teşkilat karargâhındaki koltuğunda ancak 3,5 yıl oturabildi. Hâlbuki oraya on yıllığına getirilmişti. On yıllık sınır ise ABD başkanlarına şantaj yaparak neredeyse yarım asır görevde kalmayı beceren Hoover'la ilgili kötü tecrübeye istinaden ABD Kongresi tarafından konulmuş bir sınır.

Donald Trump tarafından 9 Mayıs'ta görevden alınan Comey (Göreve 4 Eylül 2013'te getirilmişti) işte o Kongre'yi oluşturan iki yasama organından biri olan Senato'nun istihbarat komisyonunda halka açık biçimde ifade verdi Perşembe günü. İfadesi, Beyaz Saray'a geldiği günden beri ABD derin devletiyle aşık atmak zorunda kalan Trump'ın geleceğini ilgilendiriyordu.



Comey'in ifadesinin, Trump aleyhinde adaleti engellemek iddiasıyla başlatılabilecek bir görevden alınma sürecini tetikleyebileceği belirtiliyordu. Ancak bu, şimdilik mümkün görünmüyor. Comey, Trump'ın, kendisini Rusya soruşturmasından dolayı görevden aldığını doğrulasa ve onu eleştirse de bu ifade ABD Başkanı'nın tahtını sarsamayacak.

Trump'ın avukatlarından Marc Kasowitz, Comey'in ifadesinden sonra yaptığı açıklamada, Başkan'ın 'tamamen temize çıktığını' söyledi.

Oysa Trump'ın görevden alınmasını isteyen birileri bu ifadeden çok şey umuyordu. Öyle ki nefesini tutmuş bu ifadeyi bekleyenler vardı. Kongre binasının çevresindeki kafeler, sırf bu yüzden içkilerine, The Last Word-Son Söz, Drop The Bomb-Bombayı Bırak, Frozen Covfefe-Donmuş Covfefe (Trump'ın Twitter'da yazdığı anlamsız kelimeye atfen…) gibi isimler vermişti.

KOVULDUĞUNU TV ALTYAZISINDA GÖRDÜ

Comey, kendisini o göreve getiren Barack Obama ile üç yıl boyunca iki kez konuşmuş. Ancak Trump ile dört ayda üç kez karşılıklı, altı kez de telefonda olmak üzere toplamda dokuz kez konuştuklarını belirtiyor. (Söylediğine göre bu görüşmelerin notlarını da almış.)

Görevdeyken bu kadar sık görüştüğü bir FBI Başkanı'nı kendisine telefon etmeksizin 'kovmuştu' Trump. Comey, haberi Los Angeles'taki FBI ofisinde, çalışanlarına konuşma yaparken bir televizyon KJ'sinde (altbant) görmüş ve şok olmuştu.

Hâlbuki FBI, Comey döneminde Trump'ın işine gelen şeyler yapmıştı. Bunlardan en önemlisi, Temmuz 2015'te Hillary Clinton hakkında soruşturma açılmasıydı. Soruşturma konusu iddia şuydu: "Clinton'ın, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde kişisel e-posta hesabı üzerinden devlete ait gizli bilgiler içeren yazışmalar yapmış olması."

Bu epey ciddi bir suçlama idi. Soruşturma kapsamında Hillary Clinton, FBI merkezinde ajanlar tarafından sorgulandı. Bir yıl sonra, 5 Temmuz 2016'da Comey, Clinton'ın maillerinde herhangi bir suç bağlantısının bulunmadığını ve soruşturmanın sonlandırıldığını açıkladı. 'Edgar Hoover Building'teki basın açıklamasında Comey, Clinton'ın davranışını özensiz olarak nitelendirdi, fakat "Makul bir soruşturmacı böyle bir dava açmaz" dedi.

GÖNDERİLEN İKİNCİ FBI BAŞKANI

Derken, Clinton'ın Trump'a karşı aday olduğu Kasım seçimlerinden hemen önce Ekim ayında -seçimlere yalnızca 11 gün kala- soruşturma yeniden açıldı. Elbette seçimleri etkilemek için… İlginçtir o süreçte, muhtemelen ABD derin devletinin talimatıyla Donald Trump lehine çalışan Comey, sonra onun aleyhine çalıştığı gerekçesiyle Trump tarafından görevden alındı.

Trump, bir FBI başkanını görevden alan ikinci ABD lideri oldu. FBI'ın dördüncü başkanı William Sessions da 1993 yılında dönemin başkanı Bill Clinton tarafından görevden alınmıştı.

Donald Trump, yönetimi devralmasının ardından Comey'le Beyaz Saray'da bir etkinlikte el sıkışırken kinaye ile "Benden daha ünlü hale geldi" demişti. Görevden alındıktan sonra Comey, verdiği yazılı ifadede Trump'ın sadakat istediğini ve Flynn soruşturmasını sonlandırmasını talep ettiğini doğrulamıştı.

FBI ve Adalet Bakanlığı'nın yanı sıra ABD Kongresi de, Rus hackerların Donald Trump'ın kazanması için Kasım ayındaki ABD Başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddialarını araştırıyor. Bu ayakları yere basmayan iddiayı Kremlin de başından beri yalanlıyor.

Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Flynn yine bu iddiayla bağlantılı olarak görevden ayrılmıştı. Flynn, Rus Konsolos ile görüşmelerine ilişkin yanlış beyan verdiğinin ortaya çıkması üzerinde görevde sadece 24 gün durduktan sonra istifa etmek zorunda kalmıştı.

Öte yandan Gülen'i Bin Ladin olarak gören ve Türkiye'ye iadesini isteyen Flynn'ın görevden alınması ABD derin devletinin FETÖ politikasını ele veren bir gelişme olarak yorumlanmıştı.

RUSYA DEĞİL FBI MÜDAHALE ETTİ

ABD istihbarat servisleri, Rusya'nın seçimlere müdahale ettiğini söylüyordu ama seçimlere asıl müdahale eden kendileriydi. FBI'ın, Demokratlar'ın başkan adayı Clinton hakkında soruşturma başlatması bunun göstergesiydi.

Clinton'ın elektronik postalarının Rus hackerlar tarafından düzenlenen bir siber saldırı ile ele geçirildiği ve yayıldığı da iddia edilmişti. Ancak bu iddia da ispatlanamadı. Sonuçta Clinton, seçim yenilgisi için FBI'ı suçladı.

FBI şu sıralar bir yandan kendi idari sorunlarıyla uğraşırken bir yandan da psikolojik harekâta devam ediyor. Son olarak Körfez krizini başlatan Katar Haber Ajansı'nı hackleme olayının Rus hackerların marifeti olduğu iddiasını ortaya attı. Ancak bu iddia da pek inandırıcı bulunmuyor.

YENİ ADAYIN FETÖ BAĞLANTILARI

ABD Başkanı Donald Trump, Comey'den boşalan koltuğa eski Adalet Bakanlığı çalışanlarından Christopher A. Wray'i aday göstereceğini açıkladı. Twitter'dan yaptığı paylaşımda, "Kusursuz bir geçmişi olan Wray'i yeni FBI başkanı olarak aday göstereceğim," dedi.

O geçmişe şöyle bir bakınca insan kinayeyle "Amma da kusursuzmuş!" demeden edemiyor. Her şeyden önce Wray'in nitelikleriyle ilgili tartışmalar var.

Başarılı bir Adalet Bakanlığı çalışanı olsa da (George W. Bush döneminde, 2003-2005 arasında Adalet Bakanlığı Yardımcılığı yaptı) orada küçük bir birimi yöneten Wray'in 35 binden fazla çalışanı bulunan devasa bir istihbarat teşkilatını idare edemeyeceği söyleniyor.

Trump yanlıları yeni başkan adayı Wray'i FBI'ın ruhunu ve prestijini geri getirecek biri olarak nitelendiriyor. Ancak görünen o değil. Wray'in terörle mücadele konusunda herhangi bir tecrübesi yok.

Daha önemlisi, Wray'in ortağı olduğu King&Spalding adlı hukuk firması, 2013'te FETÖ'cü Bank Asya'yı 'İslami bankacılık' adı altında dünyaya açan şirket. Firma, internet sitesinde yer alan bilgilere göre, 250 milyon dolarlık güvence ile Bank Asya'nın menkul değer alım-satımına açılmasına ön ayak oldu. Bank Asya böylelikle dünya piyasalarında yer almaya başladı.

2 Nisan 2013 tarihli Dubai mahreçli habere göre (Birleşik Arap Emirlikleri'nin, 15 Temmuz darbe girişimine Filistinli muhalif lider Muhammed Dahlan üzerinden finansal destek verdiği yönündeki haberleri de hatırlatalım) Bank Asya, King&Spalding'in danışmanlığıyla piyasaya açıldı. 2023'e kadar geçerli bir sertifika ile… King&Spalding'in Ortadoğu finans konularındaki ortağı Rizwan H. Kanji'nin öncülüğünde yapılan bir anlaşmaydı bu. Kanji, anlaşmayı 'Çığır açan bir iş' olarak nitelendirdi.

King&Spalding 132 yıllık bir avukatlık şirketi. ABD'de 17 ofisi bulunan ve 800 avukatla çalışan bir firma. Şirket, kendi sitesinde yer alan bilgilere göre bugüne kadar 160 ülkedeki hukuki sorunlarla ilgilenmiş. Altı kıtada... Yani tıpkı FETÖ gibi beynelmilel.

O FETÖ'yü yöneten ABD derin devleti, Donald Trump'ı da sürekli gözetim altında tutuyor ve istediklerini yaptırmaya çalışıyor. Bunu bir ölçüde başarıyor da… Trump, Körfez'de Katar'a yönelik linç gibi ambargo uygulamasından hemen önce 350 milyar dolar tutarında anlaşma imzalamak üzere geldiği Suudi Arabistan'da Kral Selman'la birlikte geleneksel kılıç dansına katılmıştı. Elinde kılıç, ritme ayak uydurmaya çalışmıştı. Görevde kalmaya devam edebilmek için yapmaya çalıştığı şey de tam olarak bu.
BİZE ULAŞIN