Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SONAT BAHAR

Haliç’ten tüm güzelliğiyle Carmen geçti

İstanbul’un kalbi Haliç’te, opera tüm görkemiyle sahnedeydi. Dünyadaki örnekleriyle yarışır bir şekilde şehrin sakinleri ve turistler, Carmen’den Tosca’ya, IV. Murat’tan Saraydan Kız Kaçırma’ya İstanbul’un tadını sanatla çıkardı. Herkesin merak ettiği Carmen’ in hazırlıklarını izledik ve nasıl sahneye konulduğunu görüp Devlet Opera ve Bale Genel Sanat Yönetmeni Murat Karahan’la konuştuk

İstanbul, hissetmeyi bilene sürprizi bol bir hediye gibi. Mesela Haliç kıyıları... Şehrin kaosundan uzak, kürek çekenlerin hareketliliğinden başka bir şeyin olmadığı, Piere Loti'ye çıkan teleferiğin gidiş gelişlerini izleyerek dinlenilebilecek bir nokta... Biz de tam böylesi bir huzur içinde Haliç Kongre ve Sergi Sarayı'ndayız. İçinde bulunduğumuz sakinlik birazdan yerini bir telaşa bırakacak. Önce Paolo Villa şefliğindeki orkestra, her enstrümandan yükselen sesler eşliğinde provaya başlayacak, sahnede dekor için son hazırlıklar tamamlanacak, sanatçılar teker teker görkemli kostümlerini giyip, makyajlarını tamamlayacak... İzlemesi eğlenceli bu hareketlilik Carmen operası için. 13. Uluslararası İstanbul Opera Festivali'nin açık havada, tıpkı dünyadaki yaz festivallerinde olduğu gibi, şehrin kalbinde sahnelenişi için tüm bu hazırlık. Biz de ekip olarak, festivalin en iddialı eserlerinden birinin arka planına tanık olmak istedik. Haliç'in hafif esintisi kendini hissettirirken Devlet Opera ve Bale Genel Sanat Yönetmeni ve Genel Müdürü Murat Karahan da bize eşlik etti. Murat Karahan heyecanlı. O, beş yıldır yürüttüğü sanat yönetmeliği ve genel müdürlük görevinin yanı sıra, dünyaca tanınan bir opera sanatçısı olduğu için, sanatçıların heyecanına da ortak. Biraz sonra dünyaca ünlü Rumen mezzo soprano, Ramona Zaharia'nın müthiş sesi Carmen'e hayat verecek. Ali Murat Erengül ise Don Jose'yi seslendirerek ve Haliç'e müthiş bir opera ziyafeti yaşatacak... Ve sahne... Üç bin kişi izledi Carmen'i. Ayakta alkışlandı sanatçılar, büyük bir titizlikle, her detayı düşünülmüş organizasyon, batan güneş ve müthiş İstanbul manzarası eşliğinde gerçekleşti. Bizse her anına tanık olduğumuz bu güzel İstanbul akşamında gösterimden hemen önce Murat Karahan'la Carmen'i, 13. kez düzenlenen opera festivalini, halkın operaya ilgisini ve elbette ki kendi hikayesini konuştuk...




- Haliç kıyısında bir opera sahnelemek
fikri nereden çıktı?
- Dünyanın birçok ülkesinde yaz opera festivalleri sanat ve turizmin iç içe geçtiği mekanlarda ve açık havada yapılıyor. Biz de Haliç'in muhteşem güzelliğiyle opera sanatının güzelliğini bir araya getirelim dedik. Devlet Opera Balesi'nin muhteşem temsillerini sergilerken, ülkemizin güzelliklerini paylaşalım istedik. Sanat ve turizmi birbirinden çok ayrı tutmamak gerekir. Festival kapsamında Tosca eseri için Romen opera sanatçısı soprano Angela Gheorghiu ülkemizdeydi, bu akşam Carmen için mezzo soprano Ramona Zakarya'yı ağırlıyoruz.
- Opera denince hâlâ bir önyargı var ama biliyorum ki, sadık bir kitlesi var opera ve balenin. Carmen'in biletlerinin günler öncesinden tükenmesi de bununla ilgili mi?
- Üç bin bilet tükendi Carmen için. Opera dünyanın en zengin sanatı ama sanıldığı gibi zenginlerin sanatı değil! Kendisi zengin bir sanat. Bir akşam da müzik, dans, heykel, resim, edebiyat, şarkıcılık her şeyin olduğu, birçok sanatın bileşkesi, çok önemli bir sanat. Dünyanın en zengin sanatı ama halkın sanatı! Türkiye'de her zaman kemik bir opera izleyicisi var. Bu her zaman böyleydi. Ben konservatuvara girdiğimde de böyleydi, şimdi de böyle. Amacımız bu kemik kitleyi, daha da büyütüp, halkın daha geniş kısmına yaymak. Opera sanatının doğru ve iyi sanatçılarla icra edildiğinde inanılmaz keyif verici, insanı derin duygulara yönelten özel bir sanat olduğunu, halkımıza göstermeye çalışıyoruz.




- Elit kesime ait bir sanatmış algısı var ama
tam tersi değil mi?
- Kesinlikle. Biz halkımızı en güzel temsillerle, prodüksiyonlarla buluşturmak için yoğun çaba harcıyoruz. Halkımızın da teveccühü çok büyük, altı opera ve balemiz var Türkiye'de. Türkiye'de opera ve bale sanatının, 70 yılı geçkin bir geçmişi var. Geçmişten aldığımız bu gücümüzle, tecrübelerimizle, büyüklerimizden öğrendiklerimizle, dünyada gördüklerimizi bir araya getirip, Türk operasını olabileceği en yüksek noktaya taşımaya çalışıyoruz. Bu noktada AKM'nin açılması bizim elimizi çok güçlendiriyor. Dünya opera liginde yer alacaksak, o standartlarda opera temsilleri sergilememiz gerekiyor. Onun için de öyle bir salona ihtiyacımız vardı. Artık dünyanın çok önemli opera sanatçılarını ve orkestra şeflerini misafir edeceğimiz prodüksiyonlar hazırlayacağız.
- Siz şu an yönetici görevindesiniz ama dünyaca ünlü bir opera sanatçısısınız. Sahnede olmak mı, işin yönetici kısmında yer almak mı?
- Her şartta ve şekilde bir sanatçı için bunun cevabı sahnede olmaktır! Ama devletin bana verdiği bir görev var ve bu bir namus ve şeref meselesi. Beş yıldır kurumumu dünya standartlarına taşımak için gece gündüz çalışıyorum. Mutlu olduğum yer sahne ama bu görev bir onur. Bundan 15 gün önce Berlin'de, ondan önce Verona'da, Napoli'de, Moskova'da sahnedeydim. Ülkemi temsil ediyordum.




GECE KULÜBÜ BİLMEM

- Opera mükemmeliyetçi bir sanat, peki siz nasıl birisiniz?
- İnsan önce kendini eleştirebilmeli. Bazen yapıcı eleştiriler oluyor, kulağına güvendiğim insanları mutlaka dikkate alıyorum ve söyledikleri üzerine çalışıyorum. Kendimi geliştirmeye devam ediyorum ve kendimi eleştiriyorum. Bir insan kendini eleştirdiği zaman ilerler. Yurtdışında ya da içinde fark etmez en beğendiğim temsilimde bile bir kusur bulurum kendimde. Mükemmeliyetçi bir sanat bu, hiç tatmin olmamalıyım. O zaman hedef hep bir adım daha öteye oluyor.
- Opera aşırı disiplin gerektiren bir sanat mı?
- Dünyanın birçok ülkesinde sahneye çıkıyorum. Moskova Bolşoy'da 50'liye yakın temsil yaptım. Bana bir gece kulübü sorun, bilmem... Moskova'daki hayatım otelim ve opera arasında geçer, arada yemek yerim. Böyle yaşamak zorundasınız. Böyle bir kariyer yapmak isteyen her opera sanatçısı böyle yaşıyor, bu bana özel bir durum değil.




ÇITAYI YÜKSEK TUTMAK LAZIM

- Ciddi bir rekabet de var sanırım...
- Sanat er meydanı. İyinin, başarılının kazandığı bir yer sahne. Siz iyiyseniz, bazı etkenler yüzünden bugün kaybediyorsanız bile eninde sonunda kazanırsınız. Sanat öyle bir şey. Bazen genç arkadaşlar geliyor ama opera için yeterli sesleri yok ama bir şekilde o konservatuvara girmişler. Konservatuvarlara gerçekten sesi iyi olan kişilerin alınması şart. Ben gezerim, tozarım, eğlenirim, bu işi de yaparım diyenlerin hiç şansı yok. Çıtayı yüksek tutmak lazım.
- Türk sanatçıların dünya arenasındaki şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Ben bir Türk sanatçısı olarak, birçok operada ülkemi temsil ediyorum. Avrupa'da birçok genç arkadaşımız, çeşitli operalarda sahne alıyorlar, belki bunları üst tiyatrolara taşıyabiliriz.
- Siz ne dinlersiniz?
- Müzik dinlerim. O anki duygusal durumuma hitap eden ve içimdeki duygu yoğunluğunu ortaya çıkaran bir Puccini aryası da olabilir o an, Münir Nurettin Selçuk'un Dönülmez Akşamın Ufkundayız'ı da, bir Afrika kabile şarkısı da... Önemli olan iyi icra edilmesi ve duygu yoğunluğuma hitap edebilmesi.

SİYASETÇİ OLACAKTIM AMA OPERACI OLDUM

- Sizin operaya başlangıç hikayenizdeki başrol anneniz değil mi?
- Konservatuvara gitmem için beni ikna eden kişi annem. Siyasetçi bir aileden geldiğim için başka hayallerim vardı. Siyasetçi olmak istiyordum. Kamu yönetimi ve siyaset bilimini de kazanmıştım. Annem "Bir dene ne kaybedersin, sesini gör" dedi. Binadan içeri girince ki, Bilkent'in binası çok güzeldir, odalardan gelen müzik sesini duyunca, sınavı da birincilikle kazanınca kafamda başka şeyler belirdi. Operada ilk alkışımı aldıktan sonra zehir kanıma girmişti! Bu sanatta da ilerleyince hayatta yapabileceğim en doğru işi yaptığımı fark ettim. İlk alkışımdan sonra koşa koşa anneme gidip elini öpüp teşekkür ettim.
- Bu noktaya gelmek kolay mıydı?
- Hiç değildi. Çok ciddi fedakarlıklar gereken bir sanat. Opera sanatında iyi ses işin yarısı, gerisi çalışmak. Ben çok çalışkan biriyim. Hâlâ çalışıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA