Kanunsuz...
Clint Eastwood'un en iyi filmlerinden biriydi…
Josey Wales hızlı bir tetikçi ve kanun tanımaz bir silahşördür.
Ailesinin katillerinden intikamını alan Wales, katiller sürüsü tarafından da kovalanmaktadır.
Wales tek başınadır...
1976 ABD yapımı olan film vizyona girdiği yıllarda izleyici rekoru kırmıştı.
Kanunsuz, hâlâ zevkle izlenen Western türü filmlerin en güzelidir. Filmin yönetmenliğini ünlü aktör Clint Eastwood yapmıştı…

***
Ama benim bahsedeceğim 'Kanunsuz' gerçek biri…
Ona 'kanunsuz' adını yanılmıyorsam Gümüşhaneli bir başkomiser takmıştı…
Öğrenci olaylarının yoğun olduğu 1970'li yıllar…
Ahmet, Ankara'da Dil Tarih'te öğrenci…
Sonranın hızlı komünistlerinden olan bir delikanlı…
Her olayda ön saflarda bulunan, yeri geldi mi kavgadan kaçmayan bir Laz uşağı.
***
Babası hafızdı, Of'ta herkes gibi o da çocukluğunda camiye giderek din eğitimi aldı…
Liseden sonra üniversite için Ankara'ya gitti.
Öğrenci olaylarının yeni başladığı yıllar…
Kavganın sağ-sol değil de hemşehricilik yüzünden yapıldığını sanıyordu önceleri…
Bu yüzden sağcı hemşerileri için çok kavgaya girdi…
Kiminde dövdü,
Kiminde dayak yedi.
Sonra bilinçlendi…
Ardından fakülte ve sokak işgal eylemleri geldi…
***
Kadın, kız ve kumar işi ona göre değildi.
Yapanlara da kızardı.
Bir tek ağzından sigarası, masasından rakısı eksik olmazdı.
Çok düzgün ve ilkeli bir adamdı.
Gümüşhaneli komiserin Ahmet'e 'kanunsuz' demesinin hikâyesi bile çok özeldir…
1970'lerin hızlı komünisti 'Kanunsuz Ahmet'in benzeri ancak filmlerde olur.
***
Bir gün arkadaşları, sevgilileriyle buluşmaya gitmişti. O da kafayı çekmiş, Kızılay'da onları bekliyordu.
Karşıdan sallanarak gelen birini gördü ve yanına yaklaştı.
-"Öğrenci misin arkadaş?"
Sarhoşluktan ayakta duramayan genç:
-"Evet, öğrenciyim. Hocanın notlarını takside unuttum. Yarın da imtihanım var. Kesin kalırım" demişti.
Duygulanan Ahmet ise;
"Üzülme buluruz şimdi" dedikten sonra gelip geçen her taksiyi durdurup içinde ders notu aradı.
Galiba 10. taksiyi de durdurduktan sonra etrafı aniden polislerce çevrilen Ahmet ve yeni tanıştığı genç hemen karakola götürüldü...
Komiserin, "Niye taksileri durduruyordun, sen trafik polisi misin?" sorusuna Ahmet bütün doğallığıyla,
-"Hayır ne alâka!. Arkadaş ders notlarını takside unutmuş; onları arıyorduk"
demiş…
Öfkelenen komiser,
-"Sen nerelisin bakalım?"
-"Oflu"
-"Ulan ne kanunsuz adamsın be"
diye çıkışmış Ahmet'e…
***
Yine başka bir gün ailesinden kaçan bir kızı evine getirmiş, kendi koltukta yatmış, yatağını ona vermiş, sabah da kızı karakola getirmişti...
Aynı komiser,
-"Oğlum bu kız senin için 'benimle yattı' deseydi ne yapacaktın" diye tepki göstermişti…
***
İşte o günden sonra adı 'Kanunsuz Ahmet'e çıktı Ahmet A.'nın ve öyle tanındı Karadeniz'de...
Sağ-sol çatışmaları başlayıp öğrenciler de öldürülmeye başlanınca, 'kanunsuz', okulunu yarıda bırakmak zorunda kaldı…
1980'e kadar askere de gitmedi…
***
12 Eylül darbesinde Binbaşı Cem Ersever'in yana yakıla kendisini aradığını öğrenince bir akşam yanıma geldi.
"Ne yapacağım" diye korkuyla sordu…
"Okulunu bitir seni askere yollayalım" dedim.
Kaldığı dersleri verdi ve ardından da yedek subay olarak askere gitti…
Sonra mı?
O kanunsuz herif öyle bir zengin oldu ki sormayın gitsin.
Nasıl mı?
Onu da başka bir yazıda anlatırım…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN