REFİK ERDURAN

Kazlar kaz, kuğular kuğu kalsın

Bir basit gerçeği bilmek için insanın "istihbaratçı" olması gerekmez. O konuda birkaç roman okumak, birkaç film görmek yeter.
Gizli haber alma örgütleri izledikleri grupların sırlarını öğrenmek için onların içine suç ortağı kisvesine bürünmüş ajan yerleştirirler.
Bir yer mi bombalanacak?
Ajan bomba yapımcısı sıfatıyla göreve talip olur, evinde o biçim malzeme bulundurur.
Amirleri onun yanlışlıkla tutuklanmaması için açıktaki güvenlik kurumlarına el altından haber uçurur, "Falanca kişi adamımızdır, şüpheli hali fark edilirse sakın üstüne varmayın" derler.
İnanılır şey değil ama Türkiye'nin en belalı konusu izlenirken bu basit önlem alınamamış, görevliler arasında tek cümlelik iletişim kurulamamış ve kurulamıyor gibi bir görüntü var. PKK içine MİT ajan yerleştirmiş. Kimi emniyet ve adalet yetkililerimiz onları gerçek suçlu kabul etmişler. Ve öyle kabul etmeyi sürdürüyorlar!
Olur mu böyle laçkalık?
Olmaz diyorsanız, ister istemez daha beterini düşünmek gerekiyor:
Söz konusu yetkililer ülkenin örtülü haber alma çabalarına bilerek ve ısrarla çelme mi takmaktalar? "Rakip saydığımız 'karşı taraf' bize ağır basmasın da, varsın terör kazansın" mı diyorlar?
Öyle bir olasılık varsa, MİT'e acizane tavsiye: ajan yerleştirmeyi denesinler "karşı taraf" içine.
***
Okurumuz Özgür Başkaya izlemiş, bildiriyor. Kanal D'nin "Yalan Dünya" dizisinde bir tip bir başkasına şöyle sesleniyormuş:
"Salak mısın, solcu musun, nesin?"
Özgür Bey soruyor: "O dizinin sorumlularına nasıl bir tepki vermeliyiz?"
Vallahi, düşündüm de... Gerçi tam ters yöndeyken solculuk taslayan özenti erbabı çevrelerinde hayli ahmaklık var. Ama o özelliği en değerli erdemleri içeren bütün bir kesime mal etmek de bağışlanır genelleme değil. Bu gidişle yakında şöyle bir seslenme duyulursa şaşılmaz:
"Salak mısın, televizyoncu musun, nesin?"
***
Bal da severim, turşu da. Ama değişiklik olsun diye ikisini karıştırıp verirseniz özür dilerim. Öyle yapmak ne bal muhabbetime gölge düşürür, ne turşu merakıma.
Doğru dürüst insan olmaları şartıyla kadınları da severim, insanları da. (Eşcinsellere ise hiç itirazım yok; onlar sözümün dışında).
İki cinsin özellikleri yoğunlaştıkça çekicilikleri artar. Erkek ne kadar erkeksi, kadın ne kadar kadınsı ise o kadar hoşturlar. Tersi ise karşıtlık ölçüsünde nahoş.
Şaka diye kadınların bıyık, erkeklerin meme taktığı oluyor.
Komik bulmuyor, bakamıyorum.
Nedense o yönde zorlamalar artmakta.
Şimdi de yurdumuzda "efe kızlar" erkek dansı yapıyorlar.
İyi. Delikanlılarımız da balerin kılığına girip kuğu olsunlar...
Benden amca uyarısı: abartılan "orijinalite" düşkünlüğü insanı kazlaştırır.

BİZE ULAŞIN