REFİK ERDURAN

Yıl değil akıl dönümü

Dikloridifeniltrikloroetan nedir, bilir misiniz? Ben de bilmezdim. Tam elli yıl önce Rachel Carson adlı harika araştırmacı yazar kadının "Sessiz Bahar" kitabını okuyunca öğrenmiştim: o zamanlar tarıma zararlı böceklerin giderilmesi için çok geniş çapta kullanılan kimyasal zehir. Kısa adı DDT.
Kadının ve zehrin hikâyesini anlatacağım. Ama önce bir gerçeğin altını çizeyim.
Geçen gün Batı uygarlığı konusunda görüşü sorulunca Gandhi'nin "İyi olur" dediğini yazmıştım. Birkaç okur o sözü açmamı istediler.
Doğanın zehirlendiği yerlerin cıvıltısız kalışını anlatan "Sessiz Bahar" kitabının yayımlanıp büyük tepkilere karşın çevrecilik akımını başlatışının ellinci yıldönümü bu ay başında yaşandı. Batı ülkelerinin medyası ve kamuoyunda pek az yankılanarak...
Çünkü oralarda bu ay çok daha önemsenen iki curcuna var. Birincisi, Beatles grubunun ilk şarkısının ustaca bir kampanyayla piyasaya sürülüşünün ellinci yıldönümü.
Berber kaçkını dört oğlanın hoplayıp zıplamalı konserlerine ergenlik çağındaki kız kalabalıklarının ağlaşarak, çığlıklar atarak, saçlarını başlarını yolarak üşüşmesi dünyaya haftalarca seyrettirildi. Müzik de iyi poptu. Hızla büyük pazar payı kaptı, iş koluna dönüştü, on yıllar boyunca o çarşının kurtlarına para kırdırdı ve kırdırıyor.
Bu ay ellinci yıldönümünü dünyaca kutlamakta olduğumuz ikinci büyük olay ilk James Bond filminin patlak verişi. Önce Batı seyircisini pek saran, sonra küresel film piyasasının başka hedeflerindeki ağzı açık insanları sarması kampanyalarla sağlanan zehir hafiyenin özellikleri şöyle:
Devlet hizmetinde, ama tek başına. "Çuvallarsan bizden destek bekleme" diyor amiri. Öyleyken kendisine adam öldürme izni verilmiş; 007 şifresinin anlamı o. İnsan avı için modern teknolojinin icat ettiği acayip ıvır zıvır da emrinde. Devlete sırtını dayamadan dayayan bu resmî itin karşısına her filmde garip düşmanlar yerleştiriliyor. Hepsinin hakkından gelirken o cephelerde görevli dilberleri de hem yeniyor, hem ırzlarına geçiyor.
İvedilikle ruh hekimi ilgisine muhtaç herifin marifetleri 22 filmle dünya halklarına gösterilerek Beatles hasılatından fazla paralar kazandırdı, kazandırıyor pazarlayıcılarına.

***

Gelelim Rachel Carson'a.
"Sessiz Bahar" kitabı yayımlanınca DDT gibi (kanser de yaptığı sonradan anlaşılan) nesnelerin satıcısı dev firmaların hedefi oldu.
Sevilay Yükselir dün hemcinsi meslektaşlarına kadınlıkları açısından saldıran namertlerden yakınıyordu. Rachel'in başına gelenleri görseydi ağlardı.
Amerikan kimya endüstrisinin kalemşorları ona kişisel, cinsel, sosyal, bilimsel, siyasal açılardan ateş açtılar. DDT kullanımının azalmasıyla tarımın biteceği, bunun bir komünist komplosu olduğu yazıldı. Korkunç bir strese girdi kadıncağız. Belki onun da etkisiyle, iki yıl sonra kanserden öldü.
Şimdi düşünün lütfen: Gandhi haksız mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN