REFİK ERDURAN

Laikliğin bir tehlikesi?

Derler ya, koyun can derdinde, kasap et derdinde. Gazze'de, Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da kan gövdeyi götürür, Avrupa can havliyle debelenirken, ellerine dünyanın gidişini etkileyecek güç verilmiş kimi adamlar kendi tutkularının peşine düşmüş görünüyorlar. Dertleri koyun eti değil, kadın eti.
Çarşaflara dolanan, yüze göze bulaştırdıkları cinsel saplantılarla Dallas dizisinin senaryo karmaşasını sollayan üç Amerikan generalinden söz ediyorum.
Yeni moda değil. İkinci Dünya Savaşının müttefik ordular komutanı, Amerika Cumhurbaşkanı Eisenhower'in şoförlüğünü yapan kadın askerle yaşadığı densizlik açığa çıkınca şok oldu.
Askerlere özgü bir ayıp da değil. Amerika'nın, İngiltere'nin, Fransa'nın, İtalya'nın -ve evet, Türkiye'nin- çok yakın geçmişinde sivil ricale ilişkin benzer skandal örnekleri var.
Yanlış anlaşılmasın. Bu konularda ayıplayıcı tavır takınmanın bana düşmeyeceğini bilirim. Sadakatsizliği değil, akılsızlık ve beceriksizliği eleştiriyorum.
Testosteron baskısı kurallara boş vermeyi kaçınılmaz kılan noktaya varmışsa sorunu sekreterle, şoförle, biyografi yazarıyla çözmeye kalkmak bağışlanmaz bir kolaycılık ve acınası bir âcizlik belirtisidir. Kaçamak harekâtında ilk kural gizlilik iken, on binlerce flört mesajı yazmak gibi derbederliklere kargalar güler.
Azami özen gerektiren konumlarda, sürekli projektörler altında yaşayan görevlilerin şapşallıkları akla "Dünyayı böyle adamlar mı yönetmekte?" sorusunu getiriyor.

***

Tabii, medya tosunları da çam devirmede o kişilerle yarışır ara sıra. Batı basınının en ünlü muhabirlerinden biri Afrika çapkınlığında kafayı çekip uyuyakalmış, izlemekle görevlendirildiği cumhurbaşkanı için "Havalimanında coşkuyla karşılandı" diye kafadan haber geçmiş, adamın uçağının düştüğü anlaşılınca ayvayı yemişti.
Kâğıt baskısının ahir ömrünü yaşamakta oluşuna hayıflandığımız Newsweek dergisi de o biçim ofsaytta kaldı geçen hafta. Son skandalın patlamasından önce hazırlanan sayısında o rezaletin kahramanı, şimdinin müstafi CIA başkanıyla yapılan röportajı "General Petraeus'un 12 Liderlik Kuralı" başlığıyla duyurdu.
Okurken çok güldüm. Bugünün ışığında, baştan aşağı matrak. Kuralların birincisi şöyle başlıyor: "Önde git, birliğine örnek ol."
Röportajı yapan da kim, biliyor musunuz? Örnek liderin aşna fişnesi biyografi yazarı Paula Hanım!
***

Cinsel ihtiyatsızlıklara bizim yakın geçmişimizdeki rical arasında da rastlandığını söyledim ya. Aklınıza yeterli örnek gelmiyorsa, kimler diye merak edebilirsiniz. Ad saymam ama söz konusu makamlar üstüne ipucu vereyim: birçok bakanlık. Eğitim, Maliye, İçişleri, Dışişleri, vb.
Bir de soru takıldı kafama. Kişiler daha çok laik kesimden. Neden acaba? "Aydın" inancının tersine, en azından bu konuda dindarlık akıllıca davranışı mı koruyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN