MERYEM GAYBERİ MERYEM GAYBERİ

Niçin “Evet” kazanacak?

Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Nasip olursa üç gün sonra sandık başında olacağız. 16 Nisan'da yapılacak 18 maddelik Anayasa değişikliğiyle ilgili referandumun sonucuyla ilgili işin rengi belli oldu gibi. Açık ara "Evet"in önde olduğunu tahmin ediyorum.

Kampanya sürecini "kuzu" taktiği ve yalanlarla süsleyen CHP'nin dediklerine millet kulak asmadı. Daha teklif Meclis'te görüşülürken "Birçok AK Partili 'hayır' diyecek" diyen CHP'liler, sonuç öyle çıkmayınca bu kez işi Anayasa Mahkemesi'ne taşımadı.

***

İlk günden söyledim. İnsan doğası gereği, pozitife, olumluya, 'Evet' demeye yatkındır. Bir kere 'Hayır'ın olumsuz bir çağrışımı var. 'Hayır', "Uzlaşmaz", "anlamaz", "anlaşmaz", "inat", "yeniliğe açık olmayan", "yapılana karşı gelen" olumsuz anlamlara sahip.

Öte yandan sürekli Meclis görüşmelerinde yaptıkları gibi algıya oynadılar. "Kararsız seçmen çok", "AK Partililer de 'hayır' diyecek" söylemini kullandılar. Hâlbuki "Kararsız seçmen" mevzusunun, daha çok anketçilerin 'hayalet' kavramı olduğuna inanırım ben.

Bugüne kadar "Hayır" diyeceğini söyleyen AK Partiliye veya Ülkücüye rastlamadım. Varsa da münferittir. Aynı şekilde CHP'nin kemik seçmeni de aylar öncesinden kararı vermiştir.

"AK Partililer hayır verecek" diyenlerin aksine, mesela ben bizzat 18 maddeyi okuyup da vatan ve millet için, ülkenin bekası için muhalif olduğu halde "Evet" diyeceğini söyleyenlere şahit oldum.

***

Muhalefet, millete "Neden 'Hayır' demesi" gerektiğini anlatamadı. 'Hayır' cephesi, "Rejim değişecek" ve "Erdoğan tek adam olacak"tan başka 18 maddenin somut olarak getireceği herhangi bir olumsuzluğu gösteremedi.

Bir de "hayır" kampanyasını tamamen isimsiz bildiriler ve sahipsiz afişlerle yürüterek 'anonim' bir hale getirdiler. 'Kimliksiz' bir kampanya yürütmenin olumlu sonuç vereceğini hangi reklamcı kulaklarına üflediyse bence hata yaptılar. Toplumda 'Hayırcıların' bile sahiplenmediği bir "Hayır" kampanyası imajı oluştu.

Çünkü onlar da biliyor ki yeni sistem, başta muhalefete olmak üzere Türkiye demokrasisine iyi gelecek.

Yeni sistemin getireceği sadece şu üç değişiklik bile demokrasimize yarayacak.

-En başta başarısız olan hiçbir lider koltuğunda kalamayacak.

-İkincisi, en başarılı lider dahi olsa iki dönem sonunda koltuğunu bırakmak zorunda kalacak.

-Üçüncüsü, her lider yüzde 50+1 oy almadan iktidara gelemeyeceğini bildiği için kendi partisinin tabanı dışındaki toplum kesimleriyle de uzlaşmak zorunda kalacak. Bu da demokratik çoğulculuğu pekiştirecek.

***

Bugün insanlar 18 maddenin içeriğine vakıf olmaya başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın sahaya indikleri günden bu yana artan bir performansla "Evet"i anlatması, kafalardaki soru işaretlerini dağıttı.

CHP Meclis'te yaptığı sert ve şiddet dolu muhalefeti bir kenara koyarak 'takiyye'ye yöneldi. Ama bunu da ancak son iki haftaya kadar sürdürebildiler. Millete hakaret edilmesi vs.'den ziyade CHP çok büyük bir hata yaptı.

O da şu; aylardır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedefe koymayan ve 'Akepe' yerine "AK Parti" demeyi tercih eden Kılıçdaroğlu, tuttu 15 Temmuz darbe girişimine 'kontrollü darbe' dedi.

Bu sözleriyle, 249 şehide, 2 binin üzerindeki gaziye, onların ailelerine ve millete, 15 Temmuz'da gösterdikleri direnişin 'boş' olduğunu söylemiş oldu.

Kılıçdaroğlu bu sözleriyle, 15 Temmuz'dan sonraki bir ay boyunca evine girmeyen, sokaklarda sabahlayan Türkiye'nin 81 ilinden en az 50 milyon insana adeta "hakaret" etti. Dolaylı olarak, oy istediği milyonlarca insanın da FETÖ'cülerin dediği gibi bir "tiyatroya" figüran olduğunu söylemiş oldu. Bu lafın üzerine 'Hayırcılar'ın toplum nezdinde inandırıcılığı kalmadı.

***

Üç gün sonra Pazar günü, daha huzurlu, daha demokratik, daha müreffeh, daha güçlü bir Türkiye için milyonlarca insan gibi ben de "EVET" diyeceğim…
BİZE ULAŞIN