EMİR SOMER

Biz olabilmek ya da baştan kaybetmek

Hıncal Abi (Uluç) 7 Ekim'de söyledi: "Galatasaray'da takım oyunu yok. Rijkaard, henüz Galatasaray'ın 'Biz' olamadığının farkında değil."
ARADAN
tam 19 gün geçmiş!
PEKİ ne değişmiş?
İFLASI, rakamlarla konuşalım biraz... İKİ ezeli rakibin sahadaki oyun yapısı; sistemi, birbirinin kopyası; ikisi de 4-2-3-1 oynuyor. Yani iki ön liberoları var.
İLK
olarak Emre-Cristian ikilisine bakalım. Bu iki oyuncunun derbide dağıttığı toplam pas sayısı 76... (37'si Cristian'a, 39'u da Emre Belözoğlu'na ait)
GELELİM
Mustafa Sarp ile Ayhan Akman'a! Toplam pasları 143... (98'i Ayhan'ın, 45'i Mustafa Sarp'ın) Yani Emre-Cristian ikilisinin iki katına yakın!
ELİMİZDEKİ
pas dağılımlarına baktığımızda Fenerbahçeli oyuncuların kendi aralarında, Galatasaraylılar'daki gibi bir uçurum mevcut olmadığını görüyoruz. Takım içi terazide bir eşitlik var; dengeliler... Galatasaray'da fark dağlar kadar! Mandrake, popülaritesini kaybetmiş, ülke gündeminden düşmüş; Galatasaraylılar bireysel kahraman... Sihirbazlık peşindeler. Malzemeleri yok, bilgisizler fakat bu göreve soyunmuşlar.
BU tabloda Galatasaray'da tüm ağırlık ön liberoların sırtına binmiş. Hem de verimsiz ön liberolara... Bu açıkça ortada! Xabi Alonso mu, yoksa Yaya Toure mi bu adamlar, böyle bir yükü kaldırabilsinler? Diğerleri nerede? Kaptan neden sürekli geminin 'kıç' tarafında saklanmakta?
HANGİSİ
daha takım gibi? Hangisi 'Ben değil de, 'BİZ' diyebilmiş sizce? Rakamlarla kıyaslama, bu soruların cevapları için yeterli...
NEDEN başlamadan kaybediyor Galatasaray? Çünkü takım değil! Birlikte değiller!
Nerede fedakârlıklar, nerede "Biz olabilmek" terimi? Türk Dil Kurumu sözlüğünde mi? Eğer 'BİZ' olamazsanız, bu bilince ulaşamaz ve üstüne bir de korkarsanız böyle başlamadan; en başından kaybedersiniz. Tıpkı Rijkaard'ın Galatasaray'ı gibi!
BİR
güzel 'atasözümüz' var: "Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir."
NEDEN
korktuğunuz çok da önemli değil!
Eğer korkarsanız daima kaybetmeye mahkum olursunuz. Hem de hayatınız boyunca...

* * *

"MEHMET Topal mı, Ayhan Akman mı yoksa Mustafa Sarp mı?" diye sorduğumda, Hıncal Abi yeteneksiz olduklarının altını çizerek "Hiçbirisi" cevabını verdi.
AYHAN, isabetli 85 pasın 39'unu sistem olarak kendi ilerisindeki isimlere gönderebilmiş. Kalan 46 pası gerisindekilere ya da yanında oynayan Mustafa Sarp'a yollamış. Maldonado misali... Mustafa Sarp da 39 isabetli pasın sadece 17'sini ilerisindeki dört oyuncuya gönderebilmiş. 9'u geriye, 13'ü de tek başına yanındaki Ayhan Akman'a... Yani verimsizlik gerçekten had safhada!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN