GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Yeni hedef peşinde!

Düşe-kalka devam eden lig haftalarının daha heyecanlı hale gelme ihtimali vardı maç öncesinde. Başakşehir'in puan kayıplarının ardından, bir de Galatasaray ile oynayacak olması, Şampiyonlar Ligi için yeni bir heves yarattı. Fenerbahçe kupada yarı final ile en yakın başarı için hırsını bileylese de üstündekilerden en az birisinin puan kaybedeceği bir haftada, fırsat peşine de düştü.
Advocaat, maç öncesinde "gidebildiğimiz yere kadar" derken, oyuncu grubunun istikrarsızlığında, hep bir "acaba" sorusunu cümlenin görünmez yerine bırakıyordu.
Akhisar, alt tarafındakiler puan kaybetmişken, bonus puanın peşine düşecekti elbette. Ama öyle bir ilk 45 yaşandı ki, Fenerbahçe'nin yapamadığını da kendileri gerçekleştirdiler.
Golü rakip atıyor, öne geçiyorsun.
Ayağındaki topu rakibe veriyorsun, penaltıdan golü yiyorsun.
Esas felaket Volkan Demirel'in kırmızı görmesi olurdu. Genç hakem Meler, boş kaleye bakmak yerine, topun yönüne göre yorum getirdi pozisyona.
"Bu oyunla, nasıl kazanacaklar" diye merakla sahaya bakarken, üst üste korner atışlarıyla birlikte Akhisar ceza alanının içi panik anları yaşamaya başladı.
Geçen hafta sonu Sow'un şutunu, kontrol edip golü atan Van Persie, bu kez gol vuruşu öncesindeki vuruşun sahibiydi. Kötü şutiyi pas olunca, De Sousa tabelaya yeniden "galibiyet" rakamını kondurdu.
Fenerbahçe Lens veya duran top imkanlarını sayı bulmak için kullanıyordu ama Akhisar'ın böyle de bir organizasyonu yoktu. Önde baskı yapıp, top kapmak dışında plan üretemediler. Ligde kalmak için mücadele eden ile Şampiyonlar ligi kovalayan iki kadro arasındaki ortak noktaların çokluğu, zaten bu sezonda Fenerbahçe'nin halinin özeti.
Yine de; kazanmak önemliydi, değerliydi.
Yarışın adını değiştirmek için üstlerine düşeni yaptılar.

Kazanmak önemliydi, değerliydi. Yarışın adını değiştirmek için üstlerine düşeni yaptılar
BİZE ULAŞIN