GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Ezber bozan maç!

Sezonun en iyi, en etkili ve keyifli oyunuydu Fenerbahçe adına. Üstelik "yoklar" arasından çıkan bir öfke patlaması gibi üst düzeyde arzuyla sahadaydılar.
Santrforları yoktu. Takım olmanın anlamı için hepsi, her şey olmak zorundaydı. Oldular da. Ayağa kısa paslar, ceza alanına kontrollü hamleler, rakibi ürküten bindirmeler ve yeri geldiğinde topla penetre eden oyuncular.
Dengeyi bozmak veya üretmek adına sürekli deniyor, her şeyden önemlisi koşuyorlardı.
Valbuena da yoktu. Sezon başından beri adı ve performansı takımın önüne taşınan Fransız, Aatif'ın arkasında kalmak zorunda kaldı. Ve maçın kritiği yapılırken "neden" demedik, ya da "çok önemli eksik" yorumu keskin şekilde yapılmadı.
Çünkü üç maçtır kazanan bir takım vardı bu kez. Üstelik maçın işaretleri içinde de "Valbuena olmalı" yoktu. Bu sezonun en iyi oyunu yorumundayız ama geçen sene de buna benzer bir maç yok hafızalarımızda. Sahadaki kadroda yeni olan iki isim var; Dirar ve Giuliano.
Geri kalan dokuz oyuncu Advocaat'ın ekibindeydiler.
Bir teknik adamın neyi nasıl daha iyi yapabileceğini de Aykut Kocaman'ın organizasyonu gösterdi bize.
Topal-Souza ikilisi geçen sene de yan yanaydılar. Hatta sezona da yan yana girdiler.
"Yine mi?" diye isyan vardı Fenerbahçeliler'de ve Aykut Kocaman "Defansif olmak ile" bombardımana tutuluyordu.
Kimin oynadığının değil, "nasıl oynadığının" önemli olduğunu Kocaman herkesin gözünün önüne koydu. Ezber yorumların sahipleri sus-pus'turlar.
Beceriden doğan şikayetler, yine vardı sahada.
Orta kalitesi veya basit top kayıpları defalarca yaşandı.
İsmail yine ıska geçti, rakip yine gol attı. Ama seyredenler, devre berabere bittiğinde bile Fenerbahçe'nin maçı kazanacağından emindiler.
Ve her şeyden önemlisi, en iyi transfer Kadıköy'deydi.
Tribünlere gelenler, coşkunun ve keyifli oyunun birinci mimarı oldular aslında. Bir bütün tamamlandı dün sahada.
Daha iyiye giden yolun, en önemli taşı kondu.
BİZE ULAŞIN