ÖMER ÜRÜNDÜL ÖMER ÜRÜNDÜL

Van Persie, F.Bahçe’ye gelmeden tükenmişti!

F.Bahçe yönetimi, 3 sene önce Van Persie'yi transfer ettiğinde kafamda ciddi soru işaretleri vardı. Van Persie, son senesinde M.United'da geçirdiği sakatlıktan sonra bir türlü form tutamamış ve sürekli yedek kalmıştı. Genel yapısında, futbola bakış açısı çok olumlu değildi. Ayrıca yaşı da ilerlemişti.
Van Persie, yıldız bir futbolcu olduğundan fiziki gücü yeterli olmasa da medya tarafından sürekli desteklenecekti.
Nitekim öyle de oldu.
Fernandao birinci sınıf bir santrfor değildi ama Bursa'daki üstün performansından sonra F.Bahçe'ye kısa sürede uyum sağlamıştı. Güçlü ve kuvvetliydi.
Ama medyanın büyük çoğunluğu, "Van Persie gibi bir yıldız dururken nasıl Fernandao oynar?" diye sürekli gündem yarattı. En sonunda başkan Aziz Yıldırım, teknik direktör Pereira'ya, "Van Persie'ye öncelik tanı" talimatını verdi. Van Persie'nin yetersizliğine ve Ferdandao'nun bütün bunlara rağmen, yedeklikten oyuna girip birçok Avrupa Kupası maçını çevirmesine ve de üstün gayretine rağmen değişen bir şey olmadı.
Sonunda da faydalı bir santrfor kaybedildi.
Değişmeyen bir görüşüm var: Günümüz futbolunda ne kadar özel yeteneklerin olsa da fiziki açıdan tükenmişsen hiçbir şey ifade etmezsin.

EN GÜZEL ÖRNEK CENK TOSUN
BU konuda en canlı örnek Cenk Tosun... Sırtı karşı kaleye dönük oynama özelliği yok, sistemi işleten bir yapıya sahip değil ama çok çalışarak, özel hoca tutarak, kendine iyi bakarak, üst düzey bir güce erişip Beşiktaş'a çok önemli katkılar yapınca Premier Lig'e yüksek bir bonservisle transfer oldu. Düşünebiliyor musunuz, Van Persie, F.Bahçe'ye Cenk'in 3'te bir bonservis bedeli ile geldi. Bu örnek herhalde anlatmak istediklerimi açıklıyor. F.Bahçe şimdi Van Persie'yi elinden de çıkaramıyor. Sezon öncesi, 'Feyenoord transfer edecek' söylentileri çıktı. Ben de şunu yazdım: "Maddi sıkıntı içindeki Feyenoord şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Elia gibi bir oyuncusunu Başakşehir'e veriyorsa, Van Persie'nin 1 sene için F.Bahçe'den alacağı 5 milyon Euro'yu vermesi mümkün mü? Hele fiziki olarak tükenmiş bir yıldız için..." Şimdi yine Feyenoord devrede. Bence Fenerbahçe geriye kalan vereceği paranın yarısını bile koparıp bu işten kurtulsa en doğru iş olur.

KOCAMAN NEDEN BÖYLE KONUŞTU?
Şu aralar bakıyorum medyada geçen seneye kadar Van Persie destekçisi olanlar artık tam terse döndüler. Üstelik Van Persie'ye en ağır eleştiriyi yapmaya başladılar. Benim mantığımın almadığı, Aykut Kocaman gibi deneyimli ve de iyi düşünen bir teknik direktörün sezon öncesi Van Persie'ye yoğun bir şekilde sahip çıkmasıydı. Üç sene ortada gözükmeyen bir futbolcuyu, nasıl 'Bu sene en büyük kozum olacak' diye sundu?
Hala anlam veremiyorum.
Acaba Aziz Yıldırım mı 'Böyle konuş' dedi? Onu da tahmin etmiyorum.
Aykut Kocaman'ın o yorumundan sonra hemen "Bu sevdadan vazgeç" diye Kocaman'a tavsiyede bulundum. Van Persie yüzünden santrfor transferi çok geç kaldı. Yine iddia ediyorum, eğer santrfor transferleri zamanında gerçekleşmiş olsa ve Kocaman F.Bahçe'deki ilk dönemi ile Konya'daki oyun şablonunu tamamen değiştirmeyi birinci plana almasaydı, F.Bahçe ligin ilk yarısını zirvede bitirirdi ve Avrupa Ligi'nde devam ediyor olurdu.

***


ARDA TURAN SOL ÖNDE DAHA RANDIMANLI OLUR
Arda Turan , Atletico Madrid'deki üstün performansı sonrası dünya devi Barcelona'ya transfer olunca hepimiz büyük gurur duyduk. Ancak Arda'yı Barcelona'da bekleyen iki önemli tehlike beynimi ciddi bir şekilde kurcalıyordu. Birinci tehlike; transfer yasağından dolayı 6 ay forma giyemeyecek olmasıydı.
İkincisi ve de daha önemlisi; vazgeçilemeyen Messi, Neymar ve Suarez forvet hattı göz önüne alındığında Luis Enrique'nin orta saha alternatifi olarak düşünmesiydi. Yeri geldikçe defalarca vurguladım, Arda'nın yapısı orta saha formatına uygun değil.
En randımanlı yeri sol ön. İkinci alternatifi de sağ ön.
Bu endişelerim ne yazık ki gerçekleşti.
Atletico Madrid'de Simeone'nin kondisyon idmanları üst düzeydeydi. Ayrıca oyun düzenleri de fiziki güce dayalı, sürekli mücadeleci bir anlayıştı.
6 ay oynamamak Arda'yı hem maç eksiği olarak hem de kondisyon olarak olumsuz etkiledi.
Bir de buna oynamaya başladıktan sonra orta saha rolü eklenince işler sarpa sardı. Milli Takım'da kendisinden beklenenler doğal olarak negatif gelişti. Kısacası böyle bir yetenek zihinsel ve fiziksel sıkıntıya düşmüş oldu.
Zaten istenmeyen iki olay da bu yüzden gerçekleşti. Şimdi yeni bir sayfa açılıyor. Arda Turan, şampiyonluk peşinde koşan, sistemi oturmuş, çok iyi futbol oynayan, seyircisiz bir takıma geldi.
Abdullah Avcı ile de aralarında eskiye dayalı iyi bir elektrik var. Artık burada negatif bir baskı ile karşılaşmaz. Ve de bütün temennim futbola odaklanması.

ABDULLAH AVCI'YA BİR TAVSİYEM VAR!
Son paragrafta Başakşehir teknik direktörü Abdullah Avcı'ya bir tavsiyem olacak... Gelen söylentiler, Arda'yı, Mossoro'nun görev bölgesi olan 10 numarada görevlendireceği... Bu Başakşehir'in sistemini bozar.
Fiziki olarak kendini kısa sürede geliştirecek Arda, sol önde görev yaparsa önemli katkılar verir.
Arda'nın en büyük özelliği sol çizgiden içe kat eden oyun stiliyle Adebayor'la uyumlu olacaklardır.
Çünkü bu konuda Adebayor, Arda'ya ilaç gibi gelen bir santrfordur.

BİZE ULAŞIN