ÖMER TAŞPINAR

Suriye, kriz yönetimi ve ABD

WASHINGTON

Rusya ile uçak krizi ve son yaşananlar Washington'da nasıl algılanıyor? Suriye'de gidişatın uzun süredir Türkiye'nin istemediği yönde ilerlediği zaten biliniyordu. Ama Washington'da asıl göze çarpan Türkiye'nin sert söylemiyle yapabilecekleri arasındaki uçurumun giderek açılıyor oluşuydu.
Yani söylem ve eylem arasında bir inandırıcılık sorunu algılanıyordu. Son değerlendirmeler artık Türkiye'nin daha fazla risk alan bir politika izlemeye doğru gittiği yönünde. Böylece Türkiye iddialı söylemine paralel olarak daha sert politikalar izleme niyetinde görülüyor.
Sadece Ankara değil, Washington'da Suriye konusunda büyüyen bir açmazla karşı karşıya. Bunu herkes görüyor. Washington Ankara'nın yaşadığı baskının farkında. Azan PKK terörü, artan mülteci sorunu, ülkenin radikal İslamcı teröristler için lojistik merkez haline gelme riski ve Ankara'nın şimdi de Rusya ile bozulan ilişkileri karşısında Washington Türkiye'ye daha fazla destek olma konusunda kendini baskı altında hissediyor.
Öte yandan krizden önce Türkiye'nin "oyun kurucu" olma iddiasının yerinde artık yeller estiği de ortada. Oyun kurucu olmak yerine artık Ankara kriz yönetimiyle meşgul.
Bölgeyi şekillendirmeyi amaçlayan bir diplomasi yerine artık Türkiye'nin temel önceliği ulusal çıkarlarını, inandırıcılığını ve caydırıcı gücünü korumak.
Özellikle inandırıcılık ve caydırıcılık konusu Ankara için çok önemli. Zira bu son krizden önce Ankara birçok geri adım atmıştı. Mülteciler konusundaki kırmızı çizgilerden tutun, vurulan uçağımız konusundaki tutarsızlıklara kadar birçok alanda belirli bir zafiyet söz konusuydu. Şimdi Türkiye bu son krizle beraber daha sert ve inandırıcı olmaya çalışıyor. Askeri açıdan sınırda misilleme, tezkere ve uçak indirme bu yeni politikanın örnekleri olarak görülüyor.
Washington'da yapılan başka bir analiz de Türkiye'nin izlediği son politikayla ABD'yi daha ciddi şekilde Suriye konusunda pozisyon almaya yöneltmeye çalıştığı şeklinde.
Ankara'nın uzun süredir Washington'un Suriye politikasından memnun olmadığı biliniyor. Başbakan seçimler sonrasında ciddi bir değişiklik beklediğini zaten belirtti. Ancak Amerika'da daha seçimlere haftalar var ve Türkiye artık bir an önce ABD'den daha ciddi bir liderlik rolü oynamasını istiyor.
Türkiye'nin endişeleri Washington'da ciddiye alınıyor. Zira Türkiye'nin Suriye ile savaşa girmesi Washington açısından son derece tehlikeli bir gelişme olacaktır. Sürekli belirttiğimiz gibi, Obama yönetimi Suriye konusunda kesinlikle Libya örneğinde olduğu gibi bir savaş istemiyor. Türkiye gibi NATO üyesi bir müttefikinin Suriye ile savaşa girmesi, ister istemez ABD'yi de bu savaşın içine çekecektir.
Bu nedenle Washington Suriye konusunda diplomatik çözüm arayışlarında halen son derece ısrarlı. Bırakın ABD kendisi savaşa girmeyi, Suriye'deki direnişe silah yardımı yapmaya bile doğru dürüst yanaşmıyor. Zaten Obama'nın rakibi Romney de Obama'yı pasif kalmakla ve etkili bir liderlik yapmamakla suçluyor.
Öte yandan Türkiye'de AK Parti'ye muhalif kamuoyunun da bilmesi gereken bir gerçek var: Obama'nın Türkiye'yi savaşa sokmak ve Türkiye'yi taşeron olarak kullanmak gibi bir politikası yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN