HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

17 Michelin yıldızlı şefteki yemeğim..

Michelin Yıldızlı Gordon Ramsay'nin Maze'inde akşam yemeğinden sonra.. Burada bir parantez açalım.. Dün benim köşede Ramsey diye çıktı, eski futbolcu, yeni Michelin Yıldızlı şefin adı. Hemen yazımı kontrol ettim. Benim yazı hep Ramsay.. Bir el hepsini düzeltip Ramsey yapmış.. Londra'da Ramsey var.. Var..dı.. Bizim Remzi Gür'ün tekstil dükkanları.. Hem de en güzel yerlerde.. Ramsey.. Okunuşu Remzi gibi oluyor da ondan öyle adı.. Kapanmışlar.. Şimdi yok.. Kriz Ramsey'yi de vurmuş anlayacağınız..
Nerde kalmıştık..
Gordon Ramsay'nin akşam yemeğinden sonra Joel Rabuchon'un öğle yemeğinde buluştuk. Bu defa Ayşe yok.. Kız müthiş.. Salı akşam üzeri beşte benimle Londra'ya indi. Yemeğe katıldı. Sabah beşte yollara düşüp İstanbul'a döndü. 12 saat için Londra.. O gece Ertuğrul Özkök'e veda töreni varmış da.. Ona katıldı ve ayni gece yarısı Dubai'ye uçtu.. 12 saat için de İstanbul..
Vay anasını sayın seyirciler.. Ben yazarken yoruluyorum..
Joel Rabuchon, dünyanın en çok Michelin Yıldızı sahibi olan şefi.. Michelin, Michelin diyip duruyorum. Bilmeyen vardır.. Michelin bildiğiniz o ünlü otomobil lastikleri.. Otomobil lastiği yol demek. Yol da, yemek. Hiç bilmediğiniz yerde yemek nerde yiyeceksiniz?.. Michelin yıllar yıllar önce bir restoran kataloğu yapmaya başlamış, her yıl yenilenen. Zamanla da üç yıldız üzerinden değerlendirir olmuş. Yemekler, orijinallik, lezzet, servis, temizlik, ambiyans, aklınıza ne gelirse..
Bilinmeyen, tanınmayan Michelin müfettişleri yapıyor değerlendirmeyi.. Zamanla Michelin yıldızları, dünyanın restoran ve şeflik konusunda en itibarlı değerlendirmesi olmuş. Tarihte Michelin yıldızını kaybettiği için intihar eden şefler var.. Öylesi..
Şimdi öğle yemek için gittiğimiz L'Atelier'in şefi Joel'in 17 yıldızı var, toplam tabii.. Londra dışında Paris, New York, Hong Kong, Las Vegas, Tokyo, Monaco ve Macao'da restoranları ona tam 17 yıldız getirmiş.. İlki Paris tabii. 1984'te Üç Yıldızlı şef olmuş, katalogda..
L'Atelier, onun Londra'daki ayak üstü restoranı adeta.. Öğle paydosunda ve akşam üzeri tiyatro öncesi hızlı yemek için.. Yüksek masalar ve bar sandalyesi gibi kısa arkalıklı, yüksek tabureler.. Esas oturulan, uzun akşam yemeği, üst katta yeniyor. Onun adı Cuisine.. Bu ikisinin arasında da "Le Bar" var.. Beklerken fevkalade seçme ve fevkalade pahalı içkiler içmek için..
Şimdi bu 17 yıldızlı şefin restoranında ne yersiniz?..
Önüme konan listeye baktım, baktım ve yemeğimi seçtim. Bizim maç çetesinin tek gurmesi Güven (Osma) bu satırları okurken "Çüş" diyecektir mutlak.. Ama canım et yemek istemiyordu o öğle.. Ve listede "Spagetti" nin altında "Kendi imalatımız, L'Atelier usulü" yazıyordu.
17 Michelin yıldızlı şefin makarnası ne kadar farklı olurdu, olabilirdi diye merak ettim birden..
Hayatım makarna yemekle geçti. Hele de çocukken.. Pirinç bile karneyle verilirken.. Aile başı ayda bir kilo düşerken, karınlar başka neyle doyacaktı ki?..
İtalya'nın en ünlü mutfaklarında, her türlüsünü yedim makarnanın. Yani bu işi iyi bilirim.. Bildiğimi sanırmışım.. Bu Joel'in sosu inanılır gibi değil.. Bu ne muhteşem bir lezzettir, anlatamam.. Bana "Çüş" dediğini adım gibi bildiğim Güven Efendi.. Yolun Londra'ya düşerse, git L'Atelier'e.. Bir spagetti söyle.. İlk lokmayı ağzına at, sonra cepten acele beni ara ve özür dile, tamam mı?..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN