Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Dünyanın en güzel şeyi!..

"Dünyanın en güzel şeyi" dedi ağabeyim Öcal mikrofonda.. "İyi bir aileye ve çok iyi dostlara sahip olmaktır.. Biz hep iyi bir aile olduk!.. Eliyle bizleri gösterdi karşısında oturan.. Ben, Serpil ve eşi Fethi.. Kemal ve eşi Nükhet.. "Ve benim hep çok iyi dostlarım oldu!.." İzmir Kaya Termal Otelin özel salonundaki koca yuvarlak masanın etrafına çevrelenmek için, Ankara'dan, İstanbul'dan, Antalya'dan, hatta Almanyalardan kalkıp gelenleri işaret ederek..
Yani iki kelime daha etse, hüngürdeyeceğim.. Birden geceyi organize eden Kaya Genel Müdürü Muzo'nun yerinden sessizce fırlayıp, dışarı koştuğunu gördüm..
Bizim odanın kapısı lobiye açılıyor.. Lobide devamlı müzik yayını var..
Ünal, daha sonra söyledi..
Ağbim o duygusal konuşmayı yaparken, otel lobisindeki ses düzeninde Ajda'nın şarkısı varmış..
"Palavra.. Palavra.. Palavra.. Hepsi palavra.."
Muzo onu susturmaya koşarmış içeri çaktırmadan.. Kaya'nın CEO'su Sami Turkay'la, Kaya Genel Müdürü Muzaffer Tagıl harika bir sürpriz yapmışlar ağbimle, Özay'a.. Evlenmelerinin 50. Yıldönümü için.. 50 yıl.. Yarım asır.. Dile kolay..
Annem "Ağbin bir kızla takılıyormuş, nasıl biri" demişti.. Ne bileyim..
Bir gün ağbim "Bu gece Özay'la Meydan Sahnesine gidiyoruz, sen de gelsene" deyince, hemen kabullendim. Ertesi gün de anneme, içini rahatlatan raporu verdim..
"Çok şeker bir kız!.. Çıtı pıtı.. Hanım hanımcık.. Candan.. İçten.. İzmirliymiş.."
O günden bugüne 50 yıl, iki oğlan geçmiş.. Küçük oğlanın düğününde, Sami'nin sağ kolu Vedat'ın oğlu öğrenmiş, 12 ocağın 50. yıl olduğunu.. O babasına, babası Sami'ye söylemiş. Sami de beni aradı..
"O geceye özel bir sürpriz program yapacağız" diye... Yaptılar da..
Ağbimle, Özay otel lobisinde oturup, iki dakikada bir "Ooo!.." diye ayağa fırlaya fırlaya, gelenleri öğrendiler önce..
Sonra yemek salonuna geçtik. Masaya oturduk, yemekleri beklerken, kapıdan içeri sırtında cüppesiyle Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan girdi.
Sami ile Vedat yerlerinden fırladılar. Ağbimin boynuna bir papyon, Özay'ın kafasına bir durak geçirdiler. Hemen oracıkta kurulan masanın başına getirildiler.
50. Yıl Nikahı.. Yenileme!..
Şahitler de damat Fethi ile gelin Nükhet!..
Ardından yedi kule bir düğün pastası.. Yani olmaz böyle şey!..
..Ve musiki başladı. Gurup Safa.. Bir keman, bir kanunla bu müzik nasıl yapılır, inanmazsınız.. Ve de şurup sesli bir solist, Deniz Öcal.. Alaturkanın, unuttuğumuz alaturkanın en güzel şarkılarını söylüyor.. Hem de tam 50 yıl öncenin en popüler şarkılarından bir repertuar sanki.. Her söylediğinin bir anısı var, 50 yıllık çiftte..
Ağbimin en sevdiği "Eski Dostlar.." ÖcalÖzay'ı buluşturan Behiye şarkıları, Bir rüzgardır.. Rüzgar kırdı dalımı.." Daha neler neler!..
Sonra Anadolu'ya geldi sıra.. Anadolu'ya gelince de bana.. Sarı Gelin tabii.. Derken Ege'yi bulduk tabii.. Ege'nin göbeğindeyiz.. Bir zeybeğe girdi, müzisyenler ve Egeli Sabah Genel Yayın Müdürü Ünal Ersözlü ile, İstanbul'dan kalkıp gelen Murat (Kedi) Geyimli fırladılar mı piste, diz vurarak.. İzmir, İzmir olalı böyle bir zeybek az görmüştür..
Ünal ardından mikrofona geçip bir "Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın" söylemez mi?.
Yanımda oturan Serpil "Yahu bu Ünal niye gazetecilik yapıyor" diye sordu heyecanla.. "Aslında şairdir" dedim.. "Hepsini geç!.."
Ve Deniz, bir Azeri türküye girince, bu defa çerkez kızı ve Ankara Koleji Kafkas ekibi dansçısı Serpil fırladı mı yerinden.. Bir nazlı dans da ondan..
Yanımda oturan Serpil "Yahu bu Ünal niye gazetecilik yapıyor" diye sordu heyecanla.. "Aslında şairdir" dedim.. "Hepsini geç!.."
"Yani bu gece burdan, bu masanın etrafından bir gazino programı çıkar" derken, bir dansöz geldi ortaya.. Bakın 1980'li yıllarda Egemen Bostancı'nın beni götürüp gösterdiği Sibel Can'dan bu yana, bu kadar ince, bu kadar zarif, bu kadar güzel dans eden bir oriental daha görmedim.. Muzaffer daha sonra genç dansçı ile tanıştırdı beni. Adı Cemrem.. Maske ile çıkmasının sebebi.. Bir çağdaş dans okulunda öğrenci. Hocaları sahneye çıkmalarını istemiyorlarmış. Ama okul masrafları için kazanması gerek.. Bu yüzden maskeyle dans ediyormuş..
Okul bitince Türkiye tanıyacak bu dansçıyı, hiç şüphem yok..
Harika.. Gerçekten harika bir gece geçirdik, şarkılar, danslar, şakalarla..
Nice yıllara Sevgili Ağabeyim, Sevgili Yengem..
Biz gerçekten iyi bir aileyiz.. Gerçekten çok iyi dostlarımız var..
Teşekkürler Sami, Muzo, Hakan ve tüm aile, tüm dostlar!..
Sevgi!.. Sevmek ve böylesine sevildiğini bilmek..
Mutluluğun tarifi bu mudur acaba?.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA