HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Hakkı Ağabeyim benim!..

Yazımın arasında Yasemin sessizce odama girdi..
Yüzünde bir acı ifadesi.. Bana değil, karşımda duran ekrana bakıyor.. Ben de ona bakıyorum..
Ben yazı yazarken bu odaya pek girilmez. Yasemin de bu kuralı en iyi bilendir.
"Ne var" demeye hazırlanırken Yaso "Son Dakika'ya baktınız mı" dedi.. O zaman ekrana döndüm ve kırmızı yazıyı okudum..
"Hakkı Devrim'i kaybettik.." 10 yaş büyük ağabeyim, meslekteki en sevdiğim dost, kendisinden pek çok şey öğrendiğim hocamdı..
Tanıştığımızda Yeni Sabah'taydı. Ben de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde.. Okul çıkışı Beyazıt'tan Cağaloğlu'na iner, Yeni Sabah Spor İstihbarat Şefi Necati Dayıma (Bilgiç) uğrardım, birlikte eve gelmek için..
Hakkı Ağabey, bu ülkenin ilk, gerçek ve hem de nasıl okunan "Dedikodu" yazarıydı.. Bugünün sayfalarla eklerini hazırlayanlar, bizahmet Beyazıt Kütüphanesi'ne gitsinler. Yeni Sabah ciltlerini açsınlar ve "Fısıltı" köşesini okusunlar da, sosyete, dedikodu ve magazin yazarlığı nedir, biraz öğrensinler.
Sonra, internet icat olana dek, tek ve en güvenilir başvuru kaynağım Meydan Larousse'u yayınladı, Hakkı Ağabeyim.. Yeni Sabah kapanınca, ortalarda görünmedi.
Sonra Radikal'de okumaya doyamadığım Cihannüma Köşesine başladı. Okan Bayülgen'in programında devamlı konuk olarak, hem de ne renk kattı, aylarca..
2008'de çok sevdiği eşi Gülseren Abla'yı kaybettiğinde yıkıldığını hissettim.. Ondan sonrayı yaşamadı hatta, diyebilirim..
Şimdi gene kavuştular işte..
Hem de sonsuza dek!..
BİZE ULAŞIN