HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Yukarıya “İki” daha..

İki dost daha gitti.. İkisi de erken.. İkisi de kalp!.
Ayşe Aral, can arkadaşım, kardeşim Tekin'in kızıydı.
Mehmet Tuna çok az gittiğim (En fazla üçtür, 1980'li yıllardaki kuruluşundan buna) Etiler Şamdan'ın son sahibi..
O hastanede yatarken, kapıya kamyon çekip, içerdeki tüm malları haczettiren Seda Sayan'a çok üzülmüştü.
Onu ziyaret ettiğimde "Mutlak yaz ağbi" demişti..
"Ben Şamdan'ı tahliye etmedim. Dükkân hâlâ bende.. Seda içindeki tüm mutfak ve salon malzemelerini haczettirip götürdü, ondan kapandık.."
Kendini iyi hissettiği an "Yeni Şamdan" için kolları sıvayacaktı. Olmadı..
O hayatını kaybetti.. Seda neler kaybetti, şimdi, o düşünsün!. Dün gece rahat uyudu mu acaba?.
Tekin, tanıdığım en neşeli adamdı.. Gazeteye koşar gelirdim Ankara'da.. Tekin'e takılmak, onun çizgilerine bakmak için..
Ayşe'yi yıllar sonra, birkaç yıl evvel tanıdım ancak.. Babasının aksine hep mutsuzdu. Az buluştuk, daha çok telefonlaşırdık.. Mutsuzluğu sözlerine yansırdı hep.. Kalbinde pil vardı. Ama ruh pili henüz icat edilmedi. O olmayınca da, kalp pili yetmiyor demek insanı yaşatmaya..
Mehmet, Şamdan'ı yukarda yaksın..
İkisi de ışıklar içinde olsunlar..
BİZE ULAŞIN