HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

TRT’de Cumhuriyet Bayramı.. Alkış!..

Pazar öğleye doğru, Baltalimanı'ndan, sahil yolu ile Barbaros Bulvarı'na, oradan Nispetiye Caddesi'yle Etiler'e.. Nasıl bir hayal kırıklığı.. Beşiktaş, ki Belediyesi Cumhuriyeti kuran parti, CHP'ye aittir, Cumhuriyet'i yaşamıyor.. Bir seçim olsa binlerce bayrak, yolu tepeden geçen bez pankartlardan gökyüzünü göremezsiniz, sahil yolunda Cumhuriyet'in izi yok, iyi mi?.
Köprü'ye minnacık iki bayrak sallanmış. Yuh!. Beşiktaş Meydanı üst geçidinde boydan boya yazı.. "Türkiye İhracaat Haftası 1-3 Kasım.." Yani millet Cumhuriyet Bayramı değil, üç gün sürecek İhracat Haftası (Nasıl oluyorsa) var, onunla ilgilensin.
Barbaros Bulvarı'nda üç apartmana, bayrak, Atatürk portreleri asılmış ama yanlarında onlardan büyük Beşiktaş Belediyesi afişi sallanıyor. Göstermelik. Nispetiye de Cumhuriyet Bayramını yaşamıyor..
4 Temmuz'da Amerika'da, 14 Temmuz'da Fransa'da yaşadım. Bir ülke kuruluş, kurtuluş gününü nasıl yaşar iyi bilirim. Her adımda görürsünüz bayramın coşkusunu.. Sokaklar, caddeler, evvel ülkenin milli renklerine boyanır. Balonlar, bayraklar, pankartlar.. Zafer takları.. Mavi, kırmızı beyazdır evlerin içi, dışı.. Tüm kentte başka renk görünmez... Ve gün boyu ana caddelerde gösteriler.. Kent liselerinin boru trampet takımları başta..
Nasıl içim kararmış döndüm eve.. Ve.. Ve moralimi TRT yükseltti.
Önce TRT1.. "Ankara'da Yürüyüş" diye geçti gazetelerde tek satır.. "Eski Hipodrom, yeni Atatürk Kültür Merkezi'ndeki geçit töreni bu yıl yok" haberleri arasında..
"Yahu bu geçit resmi nasıl iptal edilir" diye kahrolurken, TRT'nin canlı yayını sayesinde öğrendim ki, geçit iptal edilmemiş, tam tersine katılımı arttırmak ve kolaylaştırmak için kentin içine alınmış. Yeni Meclis- İlk Meclis arası, Atatürk Bulvarı, boydan boya..
Resmi, sivil Cumhuriyetin gerçek, temsili tüm unsurları geçiyor.. Gençler, öğrencilerden eski Muhariplere, her yaş yolda.. Rengarenk guruplar.. Çeşit çeşit bandolar eşliğinde yürüyorlar. Bitsin istemedim gururla izlerken. TRT yayında harikaydı ama, sunumda zayıf aldı. Laflarını kimsenin dinlemediği bir ahkâmcı görüntüdeki coşkuyu öldürüyor adeta. Ruhsuz da bir spiker. Lafı durmadan ona atıyor. Yahu görüntüyü anlatsana.. Canlı yayın böyle mi sunulur?. Kim geçenler?. O an nerdeler? Yolları, pencereleri dolduranlar.. Öyle bir sesle söyleyeceksin ki, yaşatacaksın.. Arada susup, geçen Bando ve Trampet Takımlarını dinleteceksin..O lafı dinlenmeyen ahkâmcının yerine ara ara Cumhuriyet ve coşku şiirleri okuyacak, Devlet Tiyatrosunun devleri.. Sunum öyle olur.
Bitti, TRT Müziğe geçtim. Adı 30 Dakika. Haftalık alışılmış isim. Laf ola açtım ki, harika bir Cumhuriyet seçkisi yapmışlar. Yahu adını "30 Dakika/ Cumhuriyet Şarkıları" koysana bari..
Başta Atatürk'ün en sevdiği Trakya Türküleri arka arkaya.. Hele de "Manastır'ın Ortasında.." Ardından Müzeyyen Senar.. Vardar Ovası.. ve Feraye, diz vuran zeybekle.. Atatürk'ün Bursa'da frakla diz vurduğu Harmandalı.. Ve Atamın en sevdiği Türkü.. Safiye Ayla söylüyor.. Yanık Ömer!..
Göz yaşları içinde izledim.. Gece sekizde "Cumhuriyet Özel Programı!." İyi ki kaydetmişim.. Her gün dinliyorum.. Harika orkestra.. Harika koro ve harika şarkı ve türküler..
"Cumhuriyet'i bir tek TRT Müzik yaşadı" diyebilirim. Ne yazık ki, onlar da duyuramadılar. TRT Genel Müdürlüğü, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünde bu milletin vergisi ile kim maaş alıyorsa, hepsine "Haram olsun!."
BİZE ULAŞIN