HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Niteliksiz algı yöntemi..

Milli Eğitim Bakanı'nın yeni açıkladığı "Liselere Giriş Yöntemi" ile ilgili doğru dürüst tek eleştiri okumadım ve duymadım.. Ama özellikle uğraşılan bir "Algı" yaratma çabası var. Dün yazmıştım.
Bazı gazeteler "Herkes yaşadığı yere en yakın okula gidecek" ilkesini "Mahalle Okulu" diye duyurmuştu.
Akşam evde "Bakalım, TV'de ne yapacaklar" diye merak ettim.. Açtım Kanal D, Ana haberi..
Ayni "Algı" metodu orda da sürüyor.
"Nitelikli Okul" lafını "Geri kalanlar niteliksiz demek" diyerek sunuyorlar ısrarla..
Yahu, Devletin Anayasal görevi, okul temin etmek. Bunun için devlet okulları kurulmuş, Cumhuriyetin ilk gününden beri.. Devletin olanakları içinde..
Ben ve ağabeyim üniversiteye kadar hep "Devlet Okulu"nda okuduk. Başka okula gitme şansımız yoktu. Subay babam durmadan tayin olduğu için bir..
Bizi paralı okula yatılı yollayacak bütçesi olmadığı için iki..
Ben Ankara Kurtuluş Lisesi'ni bitirdim.
Ağbim Gazi Lisesi'ni. İkisi de devlet okuluydu. Küçük kardeşlerimiz Serpil ve Kemal, artık Ankara'ya yerleştiğimizden ve babamın mali gücünün artması sayesinde, TED Ankara Koleji'nde okudular.
Şimdi ben, tarihi Gazi, ardından gelen Atatürk ve benim okuduğum Kurtuluş Liseleri'ni "Niteliksiz" diye aşağılayanların ağzını yırtarım.
Bakanın sözünü ettiği "Nitelikli Lise" ne, peki..
Devletin maddi imkânları gelişince, yeterli sınıf ve hoca bulununca, bazı konulara ayrı önem veren liseler açıldı..
"Fen Liseleri" fen derslerine ağırlık verdi. Fen nitelikli lise..
"Anadolu Liseleri" yabancı dile ağırlık verdi.. Yabancı dil nitelikli lise..
"Güzel Sanatlar Liseleri, Güzel sanatlara ağırlık verdi. Güzel Sanat nitelikli lise..
Şimdi bu liselerin özel nitelikleri olduğunu söylemek, geri kalan binlerce devlet lisesini nasıl aşağılama sebebi yapılabilir?.
Eğer, eleştirecek laf bulamaz, ille de aşağılamak istersen işte böyle algı operasyonları yaparsın. Kaç kişi yerse..
Kanal D, o kadarla da kalmadı..
Herkesin semtindeki devlet okuluna sınavsız gideceğini kararını da "Hazırlanmış" bir haberle duyurdu.
"Semt liseleri, rant yaratıyor.."
Yani aile reisleri, çocuklarını istedikleri okula göndermek için (Hani niteliksiz liselerden birine) o okula yakın bir eve taşınacaklarmış..
Bu da ev, daire satın almak, ya da kiralamak üzerine "Rant" yaratacakmış..
Buyrun burdan yakın..
"Yeni sistem rant yaratıyor" algısına bakar mısınız?. Ekrandaki yazı aynen bu..
Bir algı operasyonu daha..
"Araba camlarındaki filmler neden sökülüyor, sorusuna nihayet cevap geldi" dedi Ahmet Hakan.. Günlerdir konu ediyormuş da, kimseden ses çıkmıyormuş..
Nihayet gelen ses neymiş..
"Efendim, terör sebebi ile Emniyet camlarda filmin işlerini zorlaştırdığını" söylemiş..
Yahu Ahmet.. Okuma yazman yok mu?. Karar ilk açıklandığında içinde aynen bu gerekçe vardı. "Emniyetin terörle mücadelede duyduğu ihtiyaç üzerine" diyordu, kararı açıklayan haberler..
Ben okudum.. Senden ve Kanal D Müdüründen başka herkes duydu yahu!..
***
Son bir notum var. Kanal D, haber müdürü ve sunucuları, seyircilerini geri zekâlı sanıyor olmalılar.. Her şey, ortalama 3, zaman zaman 5 defa tekrar ediliyor. Ahmet Hakan söylüyor. İç spiker söylüyor. Ahmet Hakan bir daha söylüyor..
Gidip röportaj yapan (!) ayni şeyi tekrar ediyor. İç spiker bir daha okuyor..
Ahmet Hakan... Öfff be birader!..
Görüntüler de öyle.. Hele de şiddet görüntüleri.. Ayni bültende, sonra ertesi günlerde arka arkaya.. Bazıları 20- 30 defa.. Maksat şiddet olsun, reyting dolsun..
Ve bu ana haber programının başında "Aile İzleme Programı" ikonu var, ey RTÜK!.
BİZE ULAŞIN