HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Müptezeller, Sahtekârlar ve Utançlar Ligi!..

Artık futbol seyretmek inanın bana keyif değil mide bulantısı veriyor.. İçinde bulunduğum medyanın bu rezillikle uğraşacağına ortada sanki bir "Futbol maçı" varmış gibi programlar yapması, sayfalar düzenlemesine de nasıl öfkeleniyorum bilemezsiniz..
Perşembe gecesi bu rezil gecelerin zirvesini yaşadım..
Beşiktaş'ın Arena Stadı'nda, on paralık itibarı kalmamış, hocaların adam denemek için kullandıkları hazırlık maçlarına döndürülmüş, Türkiye Kupası Yarı Final maçı var. Derbi.. Beşiktaş- Fenerbahçe.. Üç gün önce ayni sahada oynanmış Lig maçının da rövanşı güya..
Statta Fener seyircisine ayrılmış ve polis tarafından kordona alınmış bir bölge var. Biz insan gibi yan yana maç seyretmeyi unuttuğumuz için artık hayvan muamelesi görüyor, parmaklıklar, ağlar ve polisler arasında oturuyoruz.
Şimdi oraya sokulan birkaç yüz Fenerli, içeri girer girmez daha önce yazılmış, ellerine verilmiş, ezberletilmiş ve provası yapılmış bir koroya başladı.
Onlar canlı yayında haykırmaya utanmadılar, ben de yazacağım. Ama anlayışınıza sığınarak bazı yerleri noktalı geçeceğim. Çünkü naklederken bile o kadar ahlaksız olmam mümkün değil..
"İ... Çarşısı
G.. taraftarı
Piç Süleyman'ı
S...yim ananı
A..na koyduğum Kartalı.."
Bu ülkenin heykeli dikilesi sportmen başkanı Süleyman Seba ağabeye ağzında salya ile saldıracak kadar iğrençlerin etrafında görevli (!) polisler var, yığınla..
Şimdi o statta o gün görevli Emniyet Müdürü kimse ona soruyorum..
Bu iğrenç korodan kaç kişiyi aldınız?. Kaçını, TCK'ya ve ayrıca 6222 Sporda Şiddet Yasası'na göre savcılığa sevk ettiniz?.
Yani görevinizi mi yaptınız, yoksa beleş maç mı izlediniz orda?.
Devletin olduğu yerde böyle rezillik olur mu?.
..Ve de şimdi İstanbul Cumhuriyet Baş Savcısına soruyorum..
Yazdıklarımın tüm kayıtları, yayıncı kuruluşta da vardır, görevli Emniyet güçlerinde de.. İşte ben de burda yazıyorum. Görüntü dahil, kayıtları istetip 6222 davası açacak mısınız, sorumluları derleyip?.
Statta o sırada müzik yayını yapan görevli, bu iğrenç koro ev sahibi Beşiktaş taraftarını tahrik etmesin ve utanç korosu yayına girmesin diye, hoparlörlerdeki sesi yükseltip o müptezel koroyu bastırdı.
Bu mudur sporun dostluğu, kardeşliği..
Bu, lafa geldi mi, "Atatürkçüyüz" diye mangalda kül bırakmayanların "Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim" diyen Mustafa Kemal'e ihanetlerinin belgesidir. Utanç belgesidir!.
***
İki takım da tonla rotasyon.. Sebep?. İki Hoca da korkak.. yenilirlerse bahane hazır olsun diye.. "Efendim asıl takımı lige sakladık. Üç günde bir maç oynuyoruz ya.."
Hadi ordan korkaklar!.
Galatasaray üç günde bir oynayarak hem Türkiye Ligini, hem UEFA Kupasını, hem de Süper Kupayı kazandı, ayni sezonda.. Öyle dandik kura şansı falan da değil.. İki İngiliz, İki İtalyan, İki Alman, İki İspanyol devini devirip.. Daha güçlü lig var mı Avrupa'da?.
Geçen gün "Fatih Terim ne yaptı" diye soran, takım değiştirme rekortmeni hocam öğrensin.. "Ayinesi iştir, lafa bakılmaz.."
Fatih Terim'in yaptığını yapan var mı, Türk spor tarihinde.. Hem de topu topu üç ve üçü de tükenmiş yabancıyla..
Taffarel, futbolu bırakmış, bir İtalyan manastırı takımında fitness olsun diye santrfor oynuyor. Popescu jübile yapıp ülkesine dönmüş. Real, Barcelonalarda tutunamayan Hagi İtalyan liginin asansör takımları Brescia ve Peruggia'da sürünüyor. Onlara hayatlarının futbolunu tamamen Türk bir kadro içinde oynattı. O kadroyu da o yaratmıştı.. 10 tanesi Milli Takıma çağrıldı. Milli Takım iskeleti oldu ve 2002'de Türkiye'yi Dünya Üçüncüsü yaptılar..
"Elinde iyi kadro olunca babam da yapar" diye sallayan ve onlarca takım değiştirip bir halt edemeyince Terim'e sallayan Hocam.. Biraz tarih oku..
..ve de siz, oynattığınız kötü ve korkak futbola bahane aramayın Kocaman (!) Güneş(!) ler!.
***
Fatih Terim, hem de Kasımpaşa'ya karşı stoper Serdar'ı kenara alıp, yerine santrfor Eren'i sokunca, başta ben, tüm yorumcular yeri yerinden oynattık.. İçimizden "Terim saçmaladı" diyenler bile çıktı.
Bir hafta sonra Şenol Güneş, hem de Fenerbahçe'ye karşı stoper Vida'yı çıkarıp yerine santrfor Negredo'yu sokunca "Muhteşem satranç ustası" yapıldı, ayni eleştirmenler tarafından..
Tamamen karbon kopya iki hareket.. Ama yorumlar taban tabana zıt. Çünkü bu medya, "Spor" değil "Skor" yazar. Akla karanın farkı.. Galatasaray yenildi, Beşiktaş kazandı. Bak tabelaya, yaz konuş medyası..
Bu ülkede kazanan haklıdır. Kaybeden, vur abalıya..
Hani nerde, ligdeki Fener maçında hamle üstüne hamle yapan büyük (!) usta..
10 kişi kalan rakibi önünde bir de mağlup duruma düşen, beraberliği ancak Fener'in kendi kalesine attığı golle sağlayabilen, rakibin 9 kişi oynadığı son 25 dakikada doğru dürüst pozisyona bile giremeyen, bir fazla oyunculu ve de ev sahibi nerde?. Nerde bir maçta beş hamle yapan muhteşem(!) hoca ha?.
İkinci yarıda Lens çıkıp Quaresma girerken, sadece benim salondakiler "Bu gerilimi taşımaz, atılır" dediler.. Büyük Satranç ustası nasıl yaptı, Trabzon deplasmanı öncesi bu deliliği peki?.
Aykut'u yazmıyorum bile.. Onun Hoca moca değil, maç öncesi "Hakem dizayn etme ustası" olduğunu artık Fenerliler bile biliyor. Geçiniz.
Gelelim dizayn ettiği hakeme..
Fırat Aydınus yüz karasıydı. Maçı elinden kaçırdı. Bir daha toparlayamadı.
Yedek kulübesinden koşup gelenler dahil onlarca kişi, on dakika tekme sille, itiş kakış birbirlerine girdiler.. Orda olmaması gereken kaleci Volkan'ı bile Aykut kucaklayıp kaçırdı. Aydınus sadece olayı başlatan iki kişiden birine kırmızı, birine sarı çıkardı. Ötesi masum.. Sevsinler..
Yürek lazım, yürek hakemlik için..
Ondan sonra attıkları, kendilerini zorla attıranlar.. Alper de, Volkan da..
Bunlar profesyonel futbolcuysa, ben de Başkan Trump'ım..
Hele Volkan.. Bir de kaptan.. Bir de lider oyuncu.. Dördüncü sarı kartlık hareketi yapınca, zaten bir tanesi alnına yapışmışken, Fırat Aydınuscuk ne yapsın?. Ne yapacak?. Kelleyi kurtarmak için maç berabere bitsin diye dualar etti..
Böyle hakemlerle bu lig bitmez, Namoğlu..
***
Peki böyle oyuncularla biter mi?.
Adam gol atacak atmıyor, kendini yere atıyor. Çünkü amacı gol atmak değil, rakibi, kendisiyle ayni işten ekmek yiyen bir meslektaşını attırmak.. Kafaya çıkıyorlar. Göğsüne darbe geliyor, hatta gelmiyor bile.. Kendini yüzünü tutarak bir yere atışı var, Oscarlık.. Hakem yerse rakibe kart. Yemezse, kaybı yok.. Çünkü bu utanmazlığa kart çıkaracak yürek hakemlerde yok..
Bu yüzden aylardan beri "Bu Süper değil, Sahtekârlar Ligi" diyorum..
Demeye de devam edeceğim. Her ama her takımın en az yarısı bu iğrenç, bu müptezel, bu rezil sahtekârlardan kurulu.. Ve de ne kulüp yönetimleri, ne hocaları ne de hakemler engel olmuyorlar bu sahtekârlığa.. Hatta prim tanıyorlar.
Sahtekârlığa göz yummanın da sahtekârlık olduğunu düşünmüyorlar.
..Ve biz bu rezilliği "Spor diye, futbol diye" izlemeye ve yazmaya devam ediyoruz.. Biz de medya olarak bu sahtekârlarla savaşmıyoruz.
Çünkü biz de sahtekârız!.
BİZE ULAŞIN