SÜLEYMAN YAŞAR

Görünmeyen ihracat üç kat arttı

Batı ekonomileri kriz yaşarken, Türkiye'nin ihracatı her yönden artıyor. Görünmeyen ihracatı da son on yılda üç kat arttı. On yıl önce 14 milyar dolar olan görünmeyen ihracat, Haziran 2012'de yıllık 38.8 milyar dolara ulaştı. Bu yıl sonunda da 40 milyar doları geçeceği tahmin ediliyor. Görünmeyen ihracat hizmet ihracatı anlamına geliyor. Turizm, taşımacılık, danışmanlık, müteahhitlik, sigorta, sanat ve finansal hizmetler ihracatına "görünmeyen ihracat" deniyor.
Türkiye'nin mal ihracatı Haziran 2012'de yıllık 145.8 milyar dolara ulaşmıştı. Türkiye'nin toplam ihracatını bulmak için bu rakamın üzerine bir de 38.8 milyar dolarlık görünmeyen ihracatı da eklemek gerekiyor.
Gelelim görünmeyen ihracatın ülkeler açısından önemine... İngiltere'nin görünmeyen ihracatı, mal ihracatının yarısını aşıyor. İngiltere 2011'de 298.9 milyar sterlinlik mal ihracatı ve buna ek olarak 193.6 milyar sterlin görünmeyen ihracat yaptı. Bu görünmeyen ihracatın 60.1 milyar sterlini sigorta ve finans hizmetlerinden geliyor.
ABD'de ise görünmeyen ihracat 2011'de 605.9 milyar doları buldu. Aynı dönemde mal ihracatı da 1 trilyon 497 milyar dolara ulaştı. ABD bu görünmeyen ihracat rakamının 120.8 milyar dolarını isim ve lisans haklarının kullandırılmasından elde ediyor.
Peki bu ihracat rakamlarına bakarak ülke ekonomileri hakkında nasıl bir değerlendirme yapabiliriz? Artık şunu söyleyebiliriz. Ülkelerin görünmeyen ihracat tutarları neredeyse mal ihracatlarına yaklaşıyor. Hatta ileride görünmeyen ihracatın mal ihracatını geçeceği anlaşılıyor.
İşte bu konuda fizikçi Dr. Michio Kaku, yeni yazdığı Physics of the Future The Invention Will Transform Our Lives (Geleceğin Fiziği, Yeni Buluşlar Hayatımızı Değiştirecek) isimli kitabında bu dönüşümü mal kapitalizminden entelektüel kapitalizme geçiş olarak isimlendiriyor.
Artık malların büyük ölçekli fabrikalarda üretilmesi ve ulaşımın hızlanması sonucunda fiyatlarının 150 yıl öncesine göre çok ucuzladığını ama buna karşılık hizmet fiyatlarının arttığını belirtiyor. Örnek olarak ABD'nin Hollywood filmi, müzik, video oyunu, bilgisayar yazılımı satarak hatırı sayılır tutarda görünmeyen ihracat yapmasını gösteriyor.
Türkiye, görünmeyen ihracatını son on yılda üç kat artırarak başarılı oldu. Hatta görünmeyen ihracatın 1980'de 672 milyon dolar, 1990'da 8 milyar dolar olduğunu dikkate alırsak, Türkiye çok önemli bir aşama kat etti.
Bizde de görünmeyen ihracata bir örnek olarak Türk dizi film ihracatı gösterilebilir. 2011'de Türk dizi filmleri ihracatı 60 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde ABD, Hollywood filmlerinin gişe gelirlerinden küresel olarak 12 milyar dolar elde etmiş olsa da Türkiye iyi yolda.
Gelelim görünmeyen finansal ihracata... İngiltere finansal hizmetlerden 2011'de 60.1 milyar sterlin (93.1 milyar $) kazanırken, bizim 1.3 milyar dolar kazanmamız bizim faiz lobisinin nedense dikkatini hiç çekmiyor.
Oysa bu lobinin hizmetkârları, Londra'dan Türkiye'ye finansal hizmet vermek yerine Türkiye'den finansal hizmet vermeyi geliştirmeye çalışsalar çok daha fazla para kazanabilirler. Böylece Londra'ya transfer ettirdikleri paralar da Türkiye'de kalır.
Çünkü bunlar, dünyada faizler yerlerde sürünürken ısrarla Türkiye'ye haksız yere yüksek faizle para satmaya çalışıyor ve bu ülkenin kaynaklarını heba ediyor.
Faiz lobisi, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin görünmeyen ihracat rakamlarına bakıp bir mukayese yapsa, bu ülkeye ne kadar büyük hasar verdiğini görür ve belki biraz işin bu kadar rakamlarla açığa çıkmasından biraz çekinir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN