SÜLEYMAN YAŞAR

AB İlerleme Raporu'nu kim yazdırdı?

Bir raporun ele aldığı konuyu doğru değerlendirebilmek için o raporda nelerin yazılıp eleştirildiğine değil nelerin yazılmadığına ve eleştirilmediğine bakmak gerekir.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun hazırladığı Türkiye 2012 İlerleme Raporu'na bu açıdan bakıldığında, günlük gazetelerde yapılan eleştirilerin hemen tamamına yer verilmiş raporda. Ama bu eleştirilerin asıl nedenini oluşturan unsurlar nedense geçiştirilmiş. Türkiye'de günlük hayatın şeffaflaşmasını sağlayacak başlıca olaylar görmezden gelinmiş.
Peki nedir AB İlerleme Raporu'nda yazılmayanlar ve eleştirilmeyenler?
Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlayacak ve günlük hayatı şeffaflaştıracak temel yasa Türk Ticaret Yasası olarak bilinir. Oysa yeni TTK son anda budandı. Sermaye şirketlerinde ortağın şirketten para çekme yasağı, sahte şirket kurma yasağı, faturaya isim yazma, uluslararası muhasebe standartlarına göre muhasebe tutup internet sitesinde yayınlama zorunlulukları ve tüketiciyi koruma maddeleri yeni TTK yürürlüğe girmeden önce TÜSİAD ve TOBB'un çıkardığı büyük gürültü sonucunda değiştirildi.
Bu değişiklerle Türkiye hem şeffaflaşma hem de demokratikleşme konusunda bir anda geriye düşürüldü. Fakat gelin görün ki AB İlerleme Raporu'nda şirketler hukuku bölümünde yeni TTK'nın değiştirilen maddeleri hakkında şöyle değerlendirme yapılıyor.
"Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK), Şubat 2011'de kabul edilmesini müteakip, Temmuz 2012'de yürürlüğe girmiştir. Ancak, yürürlüğe girişinden önce yeni kanunda, esas itibarıyla paydaşlar ve şirket arasındaki ilişkileri, şeffaflığı ve muhasebe sistemini ele alan bir değişiklik yapılmıştır. Bazı değişiklik hükümleri AB müktesebatıyla uyumlu değildir" deniliyor ve bu denildikten sonra bölümün sonunda "Şirketler hukuku konusunda, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun kurulmasıyla iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir. Ancak, yeni mevzuatın getirdiği değişikliklerin ele alınması amacıyla, ticari yargının ve ticari meslek örgütlerinin kapasitesinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Genel olarak, Türkiye bu alanda ileri düzeydedir" diye devam ediliyor ve Türkiye'ye adeta övgü düzülüyor.
Oysa bu bölümde yeni TTK'nın şeffaflık getiren ve tüketiciyi koruyan maddelerini baskı yaparak değiştiren TÜSİAD ve TOBB'un bu maddeleri değiştirttikleri ve demokratikleşmeye engel oldukları için birer sivil toplum kuruluşu olarak eleştirilmeleri gerekiyordu.
Çünkü kayıt dışı ekonomiden kara parayla mücadeleye, yargının düzgün işlemesinden insan ticaretine, kamu ihalelerinden yolsuzluklara ve demokratikleşmeye kadar her şey günlük ticari hayatın şeffaflaşmasına ve hesap verilir olmasına bağlıdır.
Niye bu konuyu bu kadar kesin belirtiyoruz... Belirtiyoruz çünkü Washington Konsensüsü'ne 2004'te eklenen yeni on prensipten ilk sırada yer alan iki maddesi şeffaf yönetim ve yolsuzlukla savaş oluyor. Bu ilk iki ilke 21. yüzyılın ilkeleri ve 20. yüzyılda kalan kamuda şeffaflaşma ilkesini geride bırakıp özel sektörün şeffaflaşmasını benimsiyor. Ve fakirlik ve yoksullukla mücadeleyi de özel sektörün şeffaflaşmasıyla birlikte ele alıyor.
Oysa AB Komisyonu ilerleme raporunda, şeffaflaşmayı kaldırmak için medyada büyük gürültü çıkaran ve şeffaflaşma maddelerini değiştirten zenginler kulübüne eleştiri yöneltmeyip, onun hükümete yaptığı siyasi eleştirilere raporda aynen yer vererek raporun inanılırlığını ortadan kaldırıyor. Türkiye'nin demokratikleşmesini, günlük hayatın ve özel sektörün şeffaflaşmasını sağlayacak TTK'nin hükümleri adeta görmezden geliniyor. Bu rapor adeta zenginler külübünce yazdırılmış bir rapora dönüşüyor ve ağırlığını yitiriyor.
Peki AB Komisyonu ne karşılığı böyle halkın yanında durmayan zenginlerin yanında duran adı ilerleme raporu olan bir rapor yazabiliyor?
Bu sorunun cevabı şu: Zenginler kulübünün temsilciliğini yaptığı Avrupa sermayesinin de işine Türkiye'de şeffaf olmayan, kayıt dışını devam ettiren, tüketiciyi korumayan bir düzen geliyor. Bu yüzden de ortaya böyle bir rapor çıkıyor. İşte raporda yazılmayıp üzerine şal atılan gerçek bu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN