Asya mutfağında çok uzun yıllardır kullanılan, bizim ise son beş yıla kadar adını bile duymadığımız, sadeyağ olarak bilinen ghee yağı; tereyağının saflaştırılması ve sadeleştirilmesi ile elde edilen berrak renkte bir yağdır. Sadeyağ sıcak havalarda tereyağının bozulmasını önlemek amacıyla ortaya çıkmıştır.
Son dönemlerde ghee yağının tereyağından çok daha üstün olduğu hatta metabolizmayı hızlandırma, bağırsak sağlığını, kalp sağlığını koruma gibi bazı yararlarıyla diğer yemeklik yağların yerini alacak süper besin olduğunu savununlar bulunmakta. Oysa ghee, yüksek doymuş yağ içeriğine sahip ve ghee üretimi sırasında kolesterolün okside olabileceğine dair bilimsel kanıtlar bulunuyor ki bu, iddia edilenin tam aksine kalp hastalıklarına kapı aralıyor.
Ayrıca ghee yağının savunulan diğer yararlarını destekleyen bir insan çalışması veya bilimsel bir ortak görüş raporu da yok ve çalışmalar ghee'nin tereyağından veya herhangi bir yağdan daha üstün olmadığını göstermekte. Bugün sizlerle ghee yağı ile ilgili bilinmesi gereken tüm gerçekleri daha detaylı paylaşmak istiyorum.
NASIL ELDE EDİLİR?
Ghee yağı, tereyağı köpüklendirilerek hazırlanır. 1-1.5 kilo tuzsuz tereyağı tencerede çok kısık ateşte köpüklendirilir. Bu işlem esnasında yağı yakmamaya, sıcaklığı ani arttırmamaya özen gösterilir. Köpüklendirme işlemi 15-20 dakika sürer. Tereyağının üzerine çıkan köpükler tek tek temizlenir.
En son aşamada tereyağı köpük üretmez, altın sarısı renkte bir yağ edilir ve içerisinde partikül kalmaması için ince bir tülbentten süzdürülür. Sadeyağ yapılırken süt katıları alındığından soğutma gerektirmez ve birkaç hafta boyunca oda sıcaklığında tutulabilir, soğuk ortamda tutulduğunda ise Hindistan cevizi yağı gibi yumuşak katı kıvama bürünür. Tadı tereyağı, görünüşü ise sıvı yağ gibidir.