Her yudumda tehlike saçıyor! Bu şekilde içilen su kalp krizine yol açıyor

Günlük yaşamda fark etmeden tükettiğimiz sular, aslında sağlığımız için ciddi bir tehdit taşıyor olabilir. Yapılan bilimsel araştırmalar, özellikle plastik şişelerde ve kaplarda bekletilen sularda bulunan mikroplastiklerin kalp krizi riskini ciddi oranda artırdığını ortaya koydu. Mikroplastikler yalnızca çevre kirliliği yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda kalpten beyne, böbrekten damar sistemine kadar birçok hayati organı olumsuz etkileyerek ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.
DHA
Giriş Tarihi: 11.06.2025 10:12

Tüketilen sularda, öğle yemeklerinde, kaplarda hatta solunan havada farkında olmadan mikroplastiklerden zarar görüldüğünü belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Demir, "Plastiklerin sadece çevreyi değil, kalp, beyin ve böbrekler de dahil olmak üzere neredeyse tüm organlarımızı etkiliyor" dedi. Prof. Dr. Demir, mikroplastiklerin kalp krizi, inme ve ölüm riskini dört kat artırdığını söyledi.

'KALP DOKUSUNDA VE YAĞ TABAKASINDA TESPİT EDİLDİ'

Mikroplastiklerin masum olmadığının bilimsel olarak kanıtlandığını belirten Prof. Demir, "New England Journal of Medicine'da yayımlanan bir çalışmada, şah damarındaki plaklarda mikroplastik tespit edilen hastalarda kalp krizi, inme ve ölüm riskinin 4 kat arttığı gözlemlendi. Araştırmada, 34 ay boyunca takip edilen hastalar arasında mikroplastik barındıran grupta bu ciddi risklerin anlamlı şekilde yükseldiği saptandı. Mikroplastikler sadece sindirim sistemiyle sınırlı kalmıyor. Kalbin çevresindeki yağ dokusunda, sol kulakçık içinde ve hatta doğrudan kalp kası içerisinde mikroplastiklere rastlandı. Vücut bu yabancı maddelere karşı iltihap yanıtı veriyor. Bu da damar plaklarının daha kırılgan hale gelmesine, dolayısıyla kalp krizine zemin hazırlıyor" dedi.

'BEYNE 6 SAATTE ULAŞIYOR'

Mikroplastiklerin daha küçük formu olan nanoplastiklerin, kan-beyin bariyerini geçerek beyin dokusuna yerleşebildiğini belirten Prof. Demir, "Farelerde yapılan deneylerde bu parçacıkların sadece 6 saat içinde beyne ulaştığı görülmüş. 2016'dan bu yana beynimizin maruz kaldığı mikroplastikmiktarı yaklaşık yüzde 50 artmış durumda. Bu artış, Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklarla doğrudan ilişkili olabilir. Cam ya da paslanmaz çelik şişeler kullanılmalı, plastik kaplar, çatallar, bardaklar terk edilmeli. Özellikle tek kullanımlık plastiklerden uzak durarak maruziyeti azaltmak bile büyük bir kazanımdır. Mikroplastik, tıpkı diyabet veya kolesterol gibi artık modern çağın bir sağlık riski olarak kabul edilmeli" diye konuştu.

Kardiyovasküler hastalıkların klasik risk faktörleri arasında artık mikroplastiklerin de yer alması gerektiğini belirten Prof. Demir, "Kalp hastalıkları için artık sadece kolesterol ya da tansiyon değil, mikroplastik maruziyeti de yeni nesil bir tehdit. Önümüzdeki yıllarda bu konunun çok daha fazla gündeme geleceğine ve mikroplastiklere karşı da tedavi protokollerinin geliştirileceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

HABERİN DEVAMI
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.