Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

Dikkat! Bu adam midenizi bozabilir

Geçen hafta 1995'te bizim evi basan seli anlatmıştım. Kitaplığımda 1970'lerden 1980 sonlarına, Milliyet Sanat Dergisi'nin (MSD) en az yüz sayısı vardı kitaplıkta. Hepsi gitti...
O zamanlar internet filan olmadığı, dünyaca ünlü sanatçılar da Türkiye'ye pek gelmediği için, dergiyi yutarcasına okurduk.
Fransa'da yaşayan Yüksel Arslan'ı, MSD'den öğrendik ve unut(a)madık.

O bir efsaneydi

Yüksel Arslan özellikle entel/solcu gençler arasında bir efsaneydi. Bunun birkaç nedeni var:
1) Resminde cinsel temalar (organlar, fanteziler, sapkınlıklar) cesurca öne çıkıyordu.
2) Marx'ın Kapital'ini resimlemişti; bu da solcuların çok hoşuna gitmişti.
3) Arslan'ın kapitalizme 'bağımlılık kuramı' (Batı'nın sömürdüğü fakir ülkeler) açısından bakması ayrıca takdir ediliyordu.
4) O dönemde "kültürün dünya başkenti" sayılan Paris'te yaşıyordu. Fransız sanat çevresine kendini kabul ettirmişti.
5) Türkiye'ye gelmiyordu.

Arture'ler Santral İstanbul'da

Ve Yüksel Arslan, nihayet bütün haşmetiyle Türkiye'de (daha önce Galeri Nev'de bazı eserleri sergilenmişti.)
1933 doğumlu Arslan'ın 1950'lere uzanan resim serüveni, Bilgi Üniversitesi'nin 'Santral İstanbul' adlı kültür merkezinin üç koca katında sergileniyor.
Serginin küratörü Levent Yılmaz, eserleri bir araya getirmekle yetinmemiş, her bölüme Arslan'dan birkaç paragraflık açıklayıcı yazılar da koymuş.
Ayrıca sanatçıyla yakın zamanda yaptığı uzun bir söyleşinin videosu izlenebiliyor.
Bir de kapsamlı kitap hazırlamışlar ki müthiş. (Çarpıcı birkaç eserin posterini de basarlarsa, her şey daha da iyi olacak.) "

Sonra tencereye işeyin"

Sergiyle birlikte Türkiye'ye gelen Yüksel Arslan kendisini klasik anlamda ressam olarak tanımlamıyor.
Dikkat: Çalışmalarına arture (sanat+ yazı) diyen Arslan'ın eserlerini görmeyi planlayanları uyarmam gerek:
Eğer 'ahlakçı' ve 'tutucu' bir insansanız, sakın gitmeyin! Rahatsız olabilirsiniz.
Abarttığımı düşünenler, üzerine resim yapmadan önce, kağıdı nasıl hazırladığını, Arslan'ın 27 Şubat 1981'de yazdığı satırlardan okusun:
"Teknik ya da Bir Arture Nasıl Yapılır?.. Elinizdeki toprak boya stokunuzdan (tercihen sarı renkten) iki çorba kaşığı alınız, iyice incelene kadar öğütünüz.
"Küçük bir tencereye 40-50 gr tereyağı, yarım kaşık bal, üç kahve kaşığı şeker, bir çay kaşığı tuz koyun.
Üzerine 4 gr sabun rendeleyin ve 10 damla kadar tütün suyu ekleyin.
"Sonra tencerenin içine işeyin (1/10 litre kadar). ,
"Son olarak tencerenizi ateşe koyun. Kaynamaya yüz tuttuğunda daha önce hazırladığınız iki kaşık toprak boyayı ekleyin; ağdalı sıvıyı bir çatalla karıştırarak 3-4 dakika kaynamaya bırakın.
"Biraz soğumaya bırakın ve içine 5 yumurta akı ekleyerek 3-4 dakika çırpın.
"Tencerenin içindekileri büyük bir kâğıt üzerine boşaltın. Sıvıyı bir fırça yardımıyla kâğıdın tüm yüzeyine yayın ve 10 saat kadar kurumaya bırakın. Ertesi gün kağıdınız arture imalatı için hazırdır."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA