EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Hamilelik meselesi (2)

Çok basit bir olayı, sağa sola çekiştirenler için bir kez daha yazayım...
Elimizde iki çeşit bilgi var:
1) Anne adayının heyecanlanması, sert ve seri hareketler yapması, koşması, avazı çıktığınca bağırması, vücudunun sürekli adrenalin salgılanması, yere düşmesi, darbe alması gibi olaylar, cenine-fetüse zarar verebilir. Bebekte arazlar oluşabilir, hatta anne adayı düşük yapabilir.
Başta kadınlar olmak üzere, bunları herkes bilir mi? Bilir!
2) Türk polisi son yıllarda olumlu yönde değişti. Toplumsal olaylardaki tavrı hariç!
Vatandaşların toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü demokratik toplumların esasında yer alır. Polisin görevi göstericiye saldırmak değil, onun gösterisini rahatça yapmasını sağlamaktır.
Ancak özellikle Çevik Kuvvet'tekiler, bu anlayışın karşısında yer alıyor: Vur deyince öldürmüyorlar ama süründürüyorlar!
Örneğin copla ya da biber gazıyla yere yıktıkları göstericiye, bir de tekme yumruk girişiyorlar.
İktidarlar değişiyor... Emniyetin elindeki teknoloji modernleşiyor... Polislere sürekli demokrasi ve insan hakları kursları veriliyor...
Ama bu noktadaki hunharlık değişmiyor.
Bu duruma Türkiye'de herkes şahit oluyor mu? Oluyor.

***
Gelelim Soruya: "Bu bilgilere sahip" bir anne adayının, Çevik Kuvvet'in sert müdahalesine maruz kalma olasılığı yüksek bir protesto gösterisine katılması, normal bir durum mu?
Bakın... Ben "polis iyi yaptı" demiyorum. Oradaki aşırı şiddete kulp takmıyorum. Soruşturma açılmasın da demiyorum; açılsın!
Şunu diyorum: Çocuk değilsin. Cahil değilsin. Üniversitede okuyacak, siyasetle ilgilenecek kadar bilgilisin...
O halde, kavga çıkacağı baştan belli, bebek açısından gayet riskli bir eyleme niye gittin?
Yoksa bunu bilerek mi yaptın?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.