ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Liberalizm eşeklik değildir

Adı Balıkesirli mi Bandırmalı mı ne, piyasada yeni sivrilen bir çocuk bana "faşist" demiş... Üstelik "çok düzeysiz" bulmuş.
Birileri de onun gibilere "liberal faşist" demeye başladılar, kavramlar bu kadar ayağa düşürülürse olacağı budur.
Kızmadım, bozulmadım, ilgisi hoşuma gitti. Attığı çamurlara baktım, bütün yazılarımı büyük bir dikkatle okuduğu anlaşılıyor, yıllar önce yazdığım yazılardan cımbızla cümle çekip aleyhime kullanacak kadar da belleği sağlam ve kurnaz. Bu tür çocuklar genellikle "eski solculardan" falan çıkarlar, ama onların "eski" dedikleri seksenli yıllardır tabii.
Saldırsın. Biz de Ece Ayhan gibi tüzüklerle çarpışa çarpışa ve de ona buna çatarak büyüdük... O daha yolun başında. Nurullah Ataç'ın kırklı yıllarda Attila İlhan için dediği gibi "aşkolsun delikanlıya" deyip geçecektim... Ya da Haldun Taner'in otuz yıl önce bana yaptığı gibi "ileride adından çok söz ettirecek" deyip kendisine peştemal bağlayacaktım...
Fakat içine düştüğü yanılgılar, birçok gencin paylaştığı ortak yanılgılar.
Bunlar "liberal" adamlar...
Fakat liberalizmi başıboşluk ve sonsuz hoşgörü sanıyorlar. Kimileri "özgürce serserilik etmek" sanacak kadar da saftır (bu daha ziyade Amerikan üniversite saflığıdır)... Kimisi de "küfür etmeyen temiz aile çocuğu" olmayı liberallik sanır. Oysa bu meziyet daha çok saçını düzgün tarayan ve boyunbağını iyi bağlayan Ankaralı memur çocuklarına yakışır.
Liberalizm, kural tanımazlık değildir.
Ama bir tokat atana öbür yanağını uzatmak da hiç değildir, o Hazret-i İsa'ya mahsustur.
Sizi düşüncelerinizden ötürü kınama ya da kısıtlama hakkım yoktur ama onlara katılma zorunluluğum da yoktur (elbette sizin de benimkilere)... Hiçkimse de katılmadığı düşüncelerinizi savunabilmeniz için kendi canını verecek kadar enayi değildir, o Voltaire'in yumurtladığı parlak bir palavradır.
Dolayısıyla, "ben bu adamın yazılarını beğenmiyorum, okumuyorum" demek başka şeydir, "niçin yazdırıyorsunuz bu adama" demek bambaşka bir şey... Birincilerin elini öperim, ikinciler hakettikleri yanıtı alırlar. Birkaç günde bir, almaktadırlar.
Kadın haklarını savunurum, savunana da saygı gösteririm, ama bu benim "sevici olduğu için erkeklere nefret kusan birtakım Amerikalı bayan entellektüellerle" dalga geçmemi de önlemez. Çirkin olduğu için "devrimci bacı" yazılan zavallı kızlara da nefret değil, acıma duygusu beslediğim gibi...
Bu Amerikalı ablacılar aşırı fıstık yağı tükettikleri için davula dönmüşlerdir, bunu gönül rahatlığıyla yazarım, çünkü kendi içki göbeğim bana bu hakkı sağlamaktadır!
Mizah, liberaldir. Faşistlerde mizah duygusu olmaz, bizde bulunur.
Bizde daha ziyade "ironi" bulunur, bir şeyi, anlatmak istediğinin tam tersini söyleyerek ifade etmek...
İroniden anlamayan zekâ özürlüdür. Hani, "sahte Atatürkçülere" çatmayı "Atatürk'e saldırmak" sanan özürlüler gibi... (Özürleri kabul edilmemiştir.)
Hrant Dink de bu ironi yoksunlarına kurban gitti. Faşist, taş kafalıdır. Ben çok şükür değilim.
Diyeceğim, aman ölçüyü kaçırmayalım, liberalizmin de suyunu çıkarmayalım.
Sonra bu bizi "çocuk pornocularının da kendi cinselliklerini yaşayabilme hakkını" savunmaya kadar da götürür ki, rezilliktir. Böylelerini de gördük. "Kürt ayrılıkçılarının Türk askerini öldürebilme hakkı" da arkadan gelecektir, o daha da büyük bir kepazeliktir.
Şimdi bizim Marmara bölgesi delikanlısı bana gene kızacak.
Kız evladım, gönlünce kız da, haksızlık etme. Karta kaçmış bazı amcalarından farkın olsun.

BİZE ULAŞIN