ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Bu yazı hoşlarına gitmeyebilir

Son günlerde yaratılan toz duman içinde, sinsi sinsi beyinlere işlenmek istenen bir beklenti var: Kürt açılımı başarılı sonuç vermezse, AKP ve Erdoğan biter! (Başarıya ulaşırsa oy patlaması yapacağından hiç kimsenin, düşmanlarının bile kuşkusu yok.)
Kimisi bu ihtimali "endişe" şeklinde dile getiriyor, kimisinde de "keşke öyle olsa da şunlardan kurtulsak" umudu fena halde sırıtıyor. Açıkça "savaş sürsün" diyemiyorlar, "suret-i haktan" görünmeye çalışıyorlar.
Birileri, ısrarla bunu beyinlere kazımak çabasındalar... "Şanlı ordu tavrını koydu" yaklaşımı da bundan kaynaklanıyor. Sivil muhalefete kızmış görünüp askere yağ çekmek, bu oyunun bir parçası. Bahçeli ve Baykal'a çatıp Başbuğ'u öveceksin! Bu şekilde belki ilerici bile görünürsün.
Hükümetten ne pahasına olursa olsun kurtulmak isteyenler, bir yandan da ara ara "çarpık" anketler yayımlayarak AKP'nin oy oranını "düşmüş" gösterme çabası içindeler. (Okuyucu kitleleri taş çatlasa beş-altı milletvekili çıkarmaya yettiğinden, "dükkânın müşterisi" buna inansa da olur inanmasa da, farkında değiller!)
Bütün bunları anlamıyor değiliz... Türk medyasında hokkabazlık mubahtır!
Acaba yanlış hesap yapmıyorlar mı?
Acaba onları gene hüsran mı bekliyor?
Acaba, Kürt açılımı olumlu bir sonuca varamazsa, iktidar partisi ve başbakan gerçekten "biterler" mi?
Erdoğan, "ekonomik krizi Amerika çıkardı, sorumlusu biz değiliz" mesajını kitlelere güzelce aktardı...(Ki, doğrusu da budur.)
Öyle olmasaydı, AKP'nin oyları geçen sonbahardan bu yana gerçekten "dramatik" bir şekilde düşmüş olurdu. Böyle bir durum yok. Azıcık "oynama" var, o kadar. Bu da çok doğaldır.
Ya bu kez de, "Kürt sorununu çözmek için biz elimizden geleni yaptık, bir kısım basın, muhalefet ve bürokrasi engel oldu" fikrini işlerse?...
"Biz son derece iyi niyetli yaklaştık, ama bazı Kürtler yumuşamak istemediler, laf anlamamakta direndiler" der ve kendi seçmenini buna ikna ederse?
Gene de biter mi gerçekten?
Bazı arkadaşların "miyopluğu", AKP'nin iktidara geliş nedenini yedi yıl sonra bile hâlâ çözememiş, futbolcu deyimiyle "maçı doğru okuyamamış" olmalarından kaynaklanıyor.
Bunu bir "arıza" sanıyorlar. O zaman da, bakış açılarının "cahil halk yanlış yaptı" basitliğinden bir farkı kalmıyor.
Bu perspektif, İnönü yanılgısıdır.
İsmet Paşa, 1950 yılında, halkın hata ettiğini, ilk fırsatta pişman olup "bilinçleneceğini" ve gene kendisine "teveccüh" edeceğini sanmıştı. 1954 seçimlerinde de bunu bulamadı, 1957 seçimlerinde de. 1961 seçimlerinde darbenin etkisiyle iktidara "azıcık yaklaşabildi", koalisyon kurabildi, o kadar.
"Cahil"
halk, CHP'yi bir daha asla ve kat'a tek başına iktidara getirmedi.
Ya AKP'yi de bir daha götürmezse?
O zaman bazı arkadaşların külahlarını önlerine koyup düşünmeleri ve göbeğini kaşıyan ayılar "teorisini" gözden geçirmeleri gerekecektir.
Ama bunu yapmazlar. Yeni gelin fıkrası gibi, hem ağlamayı severler hem yanlışta direnmeyi. Çapları ve ufukları bu kadardır.
Şimdi bana da "yandaş" diyecekler tabii... Alıştık. Yaşama biçimleri hokkabazlık olduğundan ya herkesi de kendileri gibi sanıyorlar, ya da gerçekçi yazılar onlara küfür gibi geliyor. Tekrar söyleyeyim: Çapları ve ufukları bu kadardır.
BİZE ULAŞIN