ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Gettii, gettii, gül gibi sömürgemiz gettii...

İşte gene yazmışlar, durup durup yazıyorlar: "Kıbrıs elden gidiyor!"
Hükümete ille kamış atacaksın ya, Dersim'den tutturamazsan Kıbrıs'tan girersin.
Açık seçik yazmışlardı: "Kıbrıs'ı vermeyiz!"
Biz de demiştik ki, Aydın Doğan grubundan "bunlar vatanı satıyorlar, Kıbrıs'ı da satacaklar" edebiyatını bekleyiniz... Mutlaka yapılacaktır... Sıra ona da gelecektir...
Başörtüsünden tutturamadın, darbecileri başka nasıl gıdıklayacaksın? Açık açık da yazamazsın ki, "Rumlar'dan kalan villalar elinizden gidecek, uyumayın ey hamiyetli vatan evlatları!"...
Elden gidiyor... Çünkü elde bir!... Vermeyiz... Çünkü aldık!...
Defalarca sordum: Biz Kıbrıs'a soydaşlarımızı korumak için mi çıktık, yoksa oraları almak için mi? İşimizi bitirip dönmek için mi çıktık, kalmak için mi? Hiçbir babayiğit cevap vermedi.
"Aldım" diyerek böbürlenenler olduğu gibi, almış olmaktan utananlar da vardı. Daha doğrusu, "barış götürdük" edebiyatı yapıp da otuz beş yıldır çözümsüzlükle idare edenler...
Osmanlı'ya sabah akşam küfür ediyorsun ama işine gelince de hemen "Osmanlı tavrı" koyuyorsun.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu İsrail'e posta koyunca, Suriye'ye, Irak'a "açılınca" hemen yaygarayı basıyorsun, "bunlar Osmanlı'yı geri getirmek istiyorlar", ama nalıncı keseri senden yana yontarsa sevineceksin, "Kıbrıs'ı aldık, vermeyiz"...
"Alıcı padişahlar" iyidir, "verici padişahlar" kötü... İşte sana dayatılmış olan "Emin Oktay tarzı" tarih eğitimi ve tarih bilinci bu!
Kıbrıs gidiyor...
Ne yapalım kardeşim, Eflak ile Boğdan da gitmemiş miydi?
Topraklarına katmaya cesaret de edemedin üstelik, KKTC diye, hiçkimsenin tanımadığı, hiçbir dünya ülkesinin kabul etmediği bir ucubeyle, bir uyduyla durumu idare etmeye kalktın... (Soğuk savaş döneminde bu tür ülkelere "peyk devletler" denirdi)... "Hukuken" senin mi ki "elimden alıyorlar" diye ağlıyorsun?
Ya soydaşın seni istemiyorsa? Ya, "sizi kurtardık, sesinizi çıkarmayın" edebiyatıyla oraya ihraç ettiğin bütün "anavatan hastalıklarından" bezdiyse? Ya dünyadan tecrit edilmekten, geçmeyen pasaportundan, işe yaramayan parasından bıktıysa? Ya Avrupa Birliği'ne senin gibi girmemek için binbir hokkabazlık yapmıyor da, direnmiyor da, tam tersine, girmek için can atıyorsa? Ya güneye karşı kuzey fersah fersah geri kaldıysa ve adamlar bunun huzursuzluğu içindelerse?
Niçin "ezilmek istiyorlarsa eskisi gibi ezilsinler, günlerini görsünler" diyemiyorsun?
Hayır, çatlasalar da patlasalar da orası bizimdir, vermeyiz! Aç otursunlar, şeref duysunlar!
Peki kardeşim, peki... CHP ile MHP koalisyon yapsınlar, iktidara gelsinler, vermesinler, vermeyin. Peki. Hayırlı uğurlu olsun. Hatta bir adım daha atıp "vilayet" yapın orayı. Dünyayı büsbütün karşınıza alın.
Sonuçta bana ne yahu, babamın toprağı mı? Hayatımda ne ayak basmışlığım var, ne de basacağım.
Ama bunun için önce "sizinkilerin" seçimi kazanmaları lazım. Onu da unutmayın.
Sizce, kazanabilecekler mi?
Yoksa siz de bu teraneyle mi dolduracaksınız ömrünüzü? Nasıl olsa maaş işliyor... Bugün Aydın Doğan'dan, yarın Allah kimden nasip ederse ondan...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN