ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Gıllaznos ve porostoroyika

Müjdeler olsun, 2018 CHP için "yenilenme" ve "değişim" yılı olacakmış...
Sevindik. "Nasıl bir yenilenme ve değişim olabilir bu" diye düşündük.
Acaba değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez genel başkanı mı değiştirecekler?
Yoksa üst üste sekiz seçim kaybeden başkanların koltuklarına kazık kakmamaları için gerekli önlemler mi alınacak?
Gazetecilere küfür eden ve işlerinden kovulmalarını isteyen başkanların ağzına sürmek için manavdan biber mi getirtilecek? Kültürlü, yalan konuşmayan, sözüne güvenilir bir lider mi bulunacak?
Genel merkez kedisi Şero ithal mamadan vazgeçirilip yerli mamaya dönmesi mi sağlanacak?
Deniz Baykal'a korkmaması mı söylenecek, "vallahi billahi bir daha yatakta videosunun çekilmeyeceği" güvencesi mi verilecek?
Bir daha, içinde yurt dışından doktoralı yirmi beş bin gencimizin çalışacağı montaj sanayii kentleri kurmak gibi dıngıl projeler mi üretilmeyecek?
***
Yoksa il kurultaylarında "delege ağalarının" egemenliği mi sona erdirilecek?
Başkanı seçecek kurultay delegelerini gene başkanın kendisinin seçmemesi için tedbir mi düşünülüyor?
"Parti içinde ağzını açan muhaliflerin ağızlarının kapatılması" uygulamasından vaz mı geçilecek?
Partinin cumhurbaşkanı adayını beğenmeyen parti yöneticilerinin partiden kovulmaları son mu bulacak?
Partiye demokrasi falan mı gelecek?
Parti, adına yakışır şekilde "halka" mı yaklaşacak?
"Bugünkü iktidarın yaptıklarının daha da iyisini şöyle şöyle şöyle yapacağım" gibilerden bir "icraat programı" mı oluşturulacak?
***
Yok yahu, öyle değilmiş. Parti meclisine yeni isimler aranıyormuş. Bunlar "oyları arttıracak" isimler olacakmış. Hani Zeki Müren falan gibi...
Fakat asıl değişim "tüzük kurultayında" yaşanacakmış. "Yeni bir örgütlenme modeli ve üyelik sistemi hayata geçirilecek"miş... (Hayrola, hücre sistemine mi geçiyorsunuz?)
Partiye üyelik kolaylaştırılacakmış. (Şimdi çok zor herhalde... Aşı kâğıdı mı istiyorsunuz?)
Üyeler, "aktif" üyeler ve "pasif" üyeler şeklinde ikiye ayrılacakmış. Pasifler önseçimlerde oy kullanamayacaklar. Aktif sayılmaları için "etkinliklere" katılmaları gerekiyor. Kılıçdaroğlu'nun yanında yürümek gibi. Ama onların ayakkabılarını müzeye koymayacaklar. Ayakkabı sayısı artarsa müze kokar.
Yenilenme ve değişim dedikleri buymuş. Haa, bir de "gölge kabine" kuracaklarmış. Tövbe, o bile değil de, "gölge kabine gibi çalışacak" adamlar.
Görüp görecekleri de iktidarın gölgesidir.
BİZE ULAŞIN