Floransa Operası, Milano (La Scala), Napoli (San Carlo) ve Venedik'in (La Fenice) yanında "ikinci küme" sayılıyor.
Böyle bir zırvalık da zaten birinci kümede sergilenemezdi...
Floransa operasında "Carmen" oynanacakmış.
Fakat "azıcık değişik" bir Carmen...
Eserin sonunda Don Jose tarafından öldürülen Carmen, bu sefer maktul değil katil olacakmış, kendisine saldıran Don Jose'yi temize havale edecekmiş!
Böylece "kadın cinayetlerine" dikkat çekilecekmiş, "kadına şiddet" uygulamasına karşı çıkılacakmış.
Bravo. Bizde de kadın döven hatta öldüren bütün ayılar iflah olmaz birer opera tutkunu oldukları için eminim çok etkilenecekler, pişman olacaklardır.
Eserin yazarı Prosper Merimee de, bestecisi Georges Bizet de mezarlarında döneceklerdir ama fırıl fırıl dönsün hergeleler, "erkek milleti" değil mi kardeş, boynu altında kalsın!
***
Bu zırvalığa bizim feministler tarafından da sahip çıkılmasını, desteklenmesini hatta bu alanda daha da öne geçilmesini isteriz.
Öyle şeyler yapılsın ki dünya feministleri parmak ısırsınlar, "Türk ablalar bizi solladı" desinler.
Zaten uzun zamandır Madam Butterfly'a kıllanıp durmuyorlar mıydı, niçin intihar etti de B. F. Pinkerton denilen o "erkek şovenisti Amerikan domuzunu yanında getirdiği şırfıntıyla birlikte" temize havale etmedi diye?...
Kelebek Hanım işi daha da ileri götürebilir, oldu olacak bu olaylara çanak tutan Amerikan konsolosu Sharpless'i de bir çırpıda aradan çıkarabilir...
Puccini'yi boşverin, adam olsaydı da adam gibi opera besteleseydi...
La Traviata, verem olacağına evlenip Alfredo'yu verem edebilir, canından bezdirebilir... Verdi bunu düşünememişti...
Bunun gibi, birçok klasik eser de yeniden yazılabilir. Dünya edebiyatının dengesi değiştirilebilir.
Böylece, Dostoyevski'nin ünlü sözünü de azıcık değiştirebilir, "biz romanı Batı'dan aldık ama ona kendi şabalaklığımızı kattık" diyebiliriz.
Anna Karenina intihar etmesin mesela, hem kocası olacak hımbıl Karenin'i hem de dostu Vronsky'yi temizlesin, alsın çocuğunu da gitsin, yeni aşklara yelken açsın. (Bu yelken açma lafını magazinciler çok severler de onun için koydum, maşallah aşk yaşayan herkes Temel Reis gibi denizci!) Madame Bovary de arsenik içeceğine kocası olacak hıyar Charles'ı zehirlesin, sonra da dönsün o pislik eczacı Homais'yi vursun.
Mesela Lady Macbeth kafayı yiyeceğine kocasını temizleyip tahta geçebilir, İskoçya'nın ilk kraliçesi olur.
Eh, Ophelia da "bu Hamlet denilen kararsız oğlandan bir cacık olmaz" deyip alternatifler arayabilir.
Zayıf nahif Desdemona da, o yarma gibi Othello'yu boğup kadın gücünü kanıtlamış olur (Arab'ın değil Arab'ın eşinin intikamı!) Yerlilere dönelim: Kemal Tahir'in unutulmaz kahramanı Emey, CHP Çorum milletvekili olsun. Tözey de İstanbul'a gelip ev açsın.
Çalıkuşu Feride'yi de milli eğitim bakanı yaparsınız.
Haydi bacılar, alın kalemi elinize, edin edebiyatın içine.
BİZE ULAŞIN