Kılıçdaroğlu tarihi bir konuşma yaptı.
"Herkes düşüncesini özgürce ifade edebilsin, her gazeteci düşündüğünü özgürce yazabilsin" dedi.
Yani, bundan böyle beğenmediği gazetecilere küfür etmeyecek.
Onları gazetelerinden kovdurmak isteyecek kadar küçülmeyecek.
Biz böyle anladık, böyle anlamak isteriz.
Yani artık Kemal Bey'den işine gelen gazeteciye "sayın", işine gelmeyen gazeteciye "şaklaban" şeklinde bir hitap da yok...
Kemal Bey'dir bu, sabah ak dediğine akşam kara demesiyle ünlüdür, bakalım sözünü tutacak mı?
Ama hayır, onun derdi hapisteki gazeteciler...
Hani şu, içeri attırdıkları gazeteciler için "gazetecilikten tutuklanmadılar" yazan gazeteciler vardı ya, işte onlar...
***
Kemal Bey daha başka inciler de yumurtlamış.
"İç çekişmelere yol açanın bu partide yeri yoktur" demiş.
Kokteyl parti değil ya bu, siyasi parti, çekişme istemiyor. Siyasi partide çekişme ne arar? Çekişme futbolda olur.
Yani, kimse öyle genel başkanlığı elinden almaya falan kalkmayacak. Çekişme yok, sıkıntı yok.
"Onlar ayrılsınlar, gitsinler" dedi, "biz kendi işimize bakacağız."
Bitti. O kadar.
"Gün ayrışma, parti içinde yarışma günü değildir" diyor.
Parti içinde çatlak ses istemiyor. Yarış marış yok, tek adam var.
Fikri istifa... Muharrem istifa...
Eskiden kendisi kovardı, şimdi kibarca istifaya davet ediyor.
Bu büyük bir gelişmedir.
Kemal Bey demokratikleşiyor.
Bunu şuradan da anlayabilirsiniz:
"Demokrasi yolunda mücadeleyi beraber yaparsak, Kuva-yı Milliye ruhunu yeniden ayağa kaldırmış olacağız" dedi.
Bu iddiasını pekiştirmek için de ekledi: "Bizim kayığımız Bandırma Vapuru'dur."
Kutsal çatanayı, "Kartal 2 istimbotunu" es geçmiş ama o kadarcık olur.
İstimbotun asıl adı "Entreprise" ama o kadarcık da olur.
Atatürk'ün niçin "ben böyle bir isim taşıyan tekneye binmem" demiş olmadığı da ayrı bir merak konusudur.
***
Ama temel konularda merakımız "zail" oldu Kemal Bey sayesinde, sağolsun.
Mesela, Kuva-yı Milliye'nin kuruluş amacının "ülkeye demokrasiyi getirmek" olduğunu öğrendik.
Biz bu amacın ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak olduğunu sanıyorduk ama öyle değilmiş.
Bandırma vapuru bir demokrasi kayığı çıktı.
Kemal Bey'in derin kültürüyle başa çıkabilir miyiz hiç?
BİZE ULAŞIN