ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Troyalı Melahat

Marmara ile Karadeniz arasına bir kanal açılacak ya, hani "çılgın proje" diyorlar. Siz çılgın proje görmemişsiniz!
Yok yahu, Kemal Bey'in Orta Anadolu'ya kuracağı "paketleme kenti projesinden" sözetmiyorum. Ecevit'in Köykent projesi bile daha gerçekçiydi.
Ama CHP'nin, ezkaza iktidara gelse ne gibi zırvalar peşinde koşacağının ipucunu da vermiyor değil.
Sözünü ettiğim "turistik" bir proje. Daha doğrusu, bir zıpırlık anıtı:
"Çanakkale'nin adı Troya olarak değiştirilsin" dediler!

***
Bu yıl turizmde "Troya yılı" ilan edilmiş.
Fena fikir değil, elinde ne mal varsa onu satacaksın. Gelecek seneyi "Efes yılı" yaparsın, öbür sene "Kapadokya yılı" falan, böyle sürer gider. Yıl da tükenmez, turistik malzeme de.
Brad Pitt de "Troya'nın yüzü" olacakmış.
Aslında "Mikene'nin yüzü" olarak daha çok Yunan Turizm Bakanlığı'na yakışırdı, kendisi Mikeneli olmasa bile.
Eric Bana bize daha çok yakışmaz mıydı, Troya'nın kahramanı Hector olaraktan?
Ama o yenildi, öyle ya...
Üstelik Brad Pitt kadar yakışıklı da sayılmıyor. (Bilemem, hanımlara sormalı.)
Öyle ya da böyle, masum bir girişim. Alt tarafı turistik bir atraksiyon. Morgan Freeman Türk Hava Yolları'nın "yüzü" olursa, Brad Pitt de Troya'nın yüzü olur tabii.
Ama Çanakkale'nin adını Troya yapmak... Bir gazeteci önerisi...
Ya hükümetle kendince dalga geçmek ve patronu Aydın Doğan'ın hoşuna gitmeye çalışmak, ya da pop lafazanlığının, lagaluga gazeteciliğinin doruğu.
Şimdi "Troya olmasın, Truva olsun" diyecek vatandaşları da bekleriz, madem iş zıpırlık vadisine döküldü...
***
Bir zamanlar Türkiye'de bir "Eyyubiler tekkesi" vardı, Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat ve arkadaşları. Bunlarla "mitolojik Marksistler" diye dalga geçilirdi. (Eh, onlar da bize "Tahiriler tekkesi" diyorlardı tabii, Kemal Tahirciler olarak...)
Bunlar mavi yolculuğa çıkarlar, Bay Sabahattin bunları teknenin güvertesine toplar, sorardı: "Söyleyin bakalım, Ahilleus'tan yana mısınız, Hector'dan yana mı?"
Hep bir ağızdan bağırırlardı: "Hector'dan!"
Hesapça, Hitit İmparatorluğu'na gevşek bağlarla bağlı Luvi kavminin bir uçbeyliği olan Troya'nın prensi Hector, Anadolu'yu Yunanlılar'a karşı savunan Atatürk oluyordu! (Ama Hector yenilmiş ve öldürülmüştü, orasını es geçiyorlardı.)
***
Demokrasi sayesinde bu memleket hangi tür zıpırların elinden kurtulmuş da bugünlere gelmiş, diyecektim, demeyeceğim. Zıpırlık tükenmemiş.
Yapalım vallahi, Çanakkale'yi Troya yapalım, İzmir'i Smirni, Ankara'yı Angora, Kayseri'yi Caeseria, Trabzon'u Trapezunda, Giresun'u Kerasunda...
Çanakkaleli Melahat'i de Troyalı Melahat yapacak mıyız usta?
Turistik olur lan ne güzel... Eleni'ye "rakibe" ilan ederiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN