ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Mebruke Hanım

Fetö'nün proje gazetesi Taraf'ta köşe yazıları yazan bir vatandaş vardı...
Askerlikten ayrılma şişman bir vatandaş...
Bana tehditler savuruyordu.
Darbe girişiminden birkaç gün önce "bu düzen yıkılır, sen de altında kalırsın" diyerek 15 Temmuz'da ne yapacaklarının "sinyalini" de vermişti.
Pek alafranga bir adamdı canım. Ezan sesinden nefret ediyordu, bunu da açık açık yazmaktan çekinmemişti (Fetö'nün orada değil tabii, Internet'te.) Yer yarıldı, içine girdi. Bir buçuk yıldır ortalıkta görünmüyor.
Türkiye'de midir, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir eyaletinde mi, bilmiyorum.
Eğer Türkiye'deyse şimdi büsbütün üzülecek, çünkü "Mehmetçik Kut'ül Amare" dizisi televizyonda başladı.
Çünkü arkadaş Kut'ül Amare'den de nefret ediyordu.
"Kut'ül Amare'yi kutlayalım" dediğim zaman küplere binmişti.
Ne biçim askerse artık... Zaten aramızdaki kavga da bu yüzden başlamıştı.
Nefretinin nedenini anlayamamıştım.
Kut'ül Amare, Birinci Dünya Savaşı'nda kazandığımız az sayıda zaferden biriydi.
(Sonuçta belirleyici olmamıştı, o ayrı...
Tıpkı Çanakkale'nin de sonucu belirlemediği gibi.) Acaba "içinde Atatürk geçmediği" için mi?

***
Eskiden "filmini yapın" derdim, fikrimi değiştirdim. Sinema filmi birkaç bin kişiye sesleniyor (Recep İvedik ya da Cem Yılmaz değilse), televizyon dizisi milyonlarca kişiye.
Artık "dizisini yapın" diyorum.
Gerek uzak gerekse yakın tarihimizde, işlenecek beş bin ayrı konu var.
Ama belli bir "kalite" tutturmak da şarttır. "Kösem Sultan" dizisi yaptılar, berbattı.
Bu diziler "hamaset" çıkmazına saplanmamalı, yurt dışına da satılmalı ama düzey yalnızca "Arap ev hanımlarının beğenisine seslenir" olarak da kalmamalıdır.
Alın size 93 Harbi...
Alın size Balkan savaşı...
Alın size Kanal seferi...
Alın size Galiçya cephesi...
Enver'in boşu boşuna kırdırdığı askerlerimiz...
Ama siz daha Sarıkamış konusunda bile "onları Enver öldür" diyemiyorsunuz, hamasetle işi bitiriyorsunuz.
Alın size, Suriye'de Cemal Paşa'nın Arap milliyetçilerini astırması...
Efendim? İçinde "kadın" da mı olsun? Başka türlü "tutmaz" mı?
Peki, alın size o yıllarda Şam'da faaliyet gösteren Teşkilat-ı Mahsusa ajanı Mebruke Hanım... Mağrur, mütehakkim bir Osmanlı hanımefendisi, yaşlandıkça güzelleşen ender kadınlardan...
Süleyman Askeri Bey'le de bir gönül macerası uydurursunuz, tadından yenmez.
Nebahat Çehre onu ne biçim oynardı, ne biçim...

Ağız ve bakla
"Selahattin Demirtaş'a selam yollayalım arkadaşlar."
CHP İstanbul İl Başkanı

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN