HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Gençler neden umudu yurtdışında arıyor?

Bu araştırmayı kim yaparsa yapsın, yıllardır hep aynı sonuç çıkar.
Bu kez de Bağımsız Eğitimciler Sendikası yapmış.
Sonuç...
Gençlerimiz umudu yurtdışında arıyorlar..
Orta ve yüksek öğrenim gençleri ve mezunlardan oluşan gruplar üzerindeki araştırmalar sonucunda görülmüş ki...
Öğrenciler yurtdışında okumak, mezunlar yurtdışında yaşamak istiyor.
İtiraf edelim...
Durumun böyle olduğunu zaten kendi çevremize de bakarak biliyoruz, öyle değil mi? Hani araştırmalara falan hiç gerek yok!

***
Evirip çevirmeden söyleyelim ki...
Cumhuriyet tarihi ve hedefleri açısından müthiş bir yenilgi bu!..
Suçu hemen "iç ve dış düşmanlar"a atıp kaçamayacağımız derin bir yenilgi! Ama işin o yanını bırakalım şimdi...
Ve "gençler neden gitmek istiyorlar ve gidiyorlar?" sorusuna odaklanalım.
Çünkü gençler...
Ülkelerini seviyorlar, köklü bağlarla bağlılar bu topraklara...
Ama iş okumaya...
Hele hele burada yaşamaya gelince değişiyor.
Gençler bunun iyi, güzel, doğru bir seçim olacağına inanmıyor, güvenmiyor! Bunu istemiyor.

***
Yurtdışında okullar daha iyiymiş... Orada okuyup çalışıp dönünce hayat mücadelesine daha avantajlı bir yerden başlıyormuşsun...
Orada iş varmış...
Hepsinde duruma göre doğruluk payı olabilir.
Fakat biliyoruz ki, bunların hepsi asıl nedeni saklayan boş ve süslü gerekçeler!
Hepsi hikâye!
Şu anda yurtdışında okuyan yüz binden fazla öğrencinin hepsi mezun olup geri dönünce istedikleri gibi iş bulacaklar mı sanki? Hayır! Çoğu üstelik buradaki akranlarıyla işsizlik kaderini paylaşıyor. (Tabii "Avrupa'da okudu da işsiz kaldı" kontenjanından bir süre idare ediyor, morallerini yüksek tutuyorlar, o kadar.)
Peki gerçek ne?
Asıl neden?

***
Ben apaçık söyleyeyim de...
Ne tartışacaksak bundan sonra onun üzerinden tartışalım.
Gençler burada "insan" yerine konulmadıklarını hissediyorlar.
Ne devlet, ne yetişkinler, ne kurumlar, ne de sokaktaki hayat tarafından kendilerine insanca "değer" verildiğini düşünüyorlar.
Ben biliyorum, aslında siz de biliyorsunuz.
Anketçileri, araştırmacıları hayatın bu pornografik gerçeğiyle yüzleştirmeye itmeyecek kadar zarif davranıyor ve doğruyu söylemiyor gençler!
Çünkü anlatmak istedikleri şu...
"Burada bir holding'de işe başlasam yine de çevrem bana yalın biçimde insan olarak değer vermeyecek, belli bir hayat kalitesi elde etmem için yıllar geçecek! Oysa yurtdışında gerekirse bir hamburgercide tezgâhta çalışırım fakat insan gibi yaşarım!"

***
Peki, gençler bu düşüncelerinde yanılıyorlar mı?
Evet!
Özellikle de 11 Eylül ve büyük kriz sonrası Batı açısından baktığımızda.. Yurtdışı olanaklar ve oralardaki ortam hakkında yanılıyor ve abartıyorlar.
İyi de... Ya burası hakkındaki fikirleri?
Buradaki hayatı ve kendi geleceklerini değerlendirme konusunda yanılıyor mu gençler?
Bir çırpıda "evet, yanılıyorlar" diyebilir miyiz?
Hayır! Hatta belli ölçülerde haklı olduklarını söyleyebiliriz.
Okullar yavan, iş hayatı dengesiz, gelecek hep "kriz" de!
İnsanlar birbirini "seviyor" ama ne garip ki, değer vermiyor!
Esas mesele burada işte!
Düşündürücü olan bu!
Utandırıcı olan da!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN