HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Nasıl yaşıyorsak öyle yaşlanırız!

Bakın, ne kadar zekice ve hoş görünüyor şu laflar...
"Picasso 90'ında nefis eserler verdi... Goethe Faust'u 80'inden sonra kaleme aldı... Verdi büyük operası Otello'yu tamamladığında 73 yaşındaydı... Michelangelo 80'lerinde hâlâ yaratıcılığını sürdürüyordu."
İnternette sürekli eşe dosta postalanıp duran anonim yazılar var ya, onlardan biri işte böyle başlıyor.
Bu girişin hemen ardına da Amerikalı ünlü komedyen George Carlin'in tavsiyeleri ekleniyor genellikle...
Nasıl tavsiyeler mi?
Mesela "zorunlu olmayan sayıları çöpe atın: yaş, kilo, boy. Siz saymayın. Bırakın doktorunuz düşünsün. Bunun için ücret alıyor sizden!"
İleri yaşlara övgü ve cesaret aşısı olarak kaleme alınmış bir metin bu.
"Yaşlılıkta yaşam ve sağlık" konulu konferansların konuşmacıları da Picasso, Michelangelo örneklerini pek seviyor ve sık sık kullanıyorlar.

***

Sevimli, zekice ve gönül çalan bir fikrin doğru olduğunu sanıyoruz.
Eh! Faşizan hot zotlardan hoşlanmaktan daha iyidir.
Ama çoğu zaman esprili anlatım ve hoş sözler yanıltıcıdır; yanlışı gözden saklar.
Nasıl mı?
Anlatayım.
İhtiyarlık gökten zembille inmiyor.
Bütün bir hayatın son evresi...
"İleri yaşlar" diyoruz ya, bu dönem neyin "ileri"si, onu anlamak gerek.
Giuseppe Verdi 73'ünde Otello'yu, 80'inde Falstaff'ı yazdı. Doğru!
Ancak ilk operası Oberto'yu henüz 25 yaşındayken yazdığını unutmamalı!
Michelangelo örneğine veya Picasso' ya bakalım!
Yahu bunlar bütün ömürlerini sanatlarına adamış inanlar değil mi zaten?
Michelangelo 13 yaşında sanat öğrenciliğini seçmiş, usta yanına çırak olmuştur. Picasso'nun ise babası resim öğretmeniydi!

***

Sanatı ve sanatçılığı geçtim. O özel bir durum, özel bir seçim.
Fakat gerçek şu ki...
Orta yaşları nasıl geçirdiysek, ileri yaşlarımız da öyle geliyor.
Gençken hiçbir hobi geliştirmemiş, hiçbir konuya özel merakı olmamış kişilerin ihtiyarlıklarında birdenbire samimi hobilere ve ilgilere sahip oldukları doğru değildir. (Kuşe kâğıtlı dergilerin reklamveren işadamlarını pohpohlama hikâyeleridir onlar!)
Ya ömrü boyunca geçim derdinden başını kaldıramamış olanlar...
Veya 30'larında, 40'larındayken popüler müzikten ötesine "keman gıygıyı" diyenler...
İş ve başarı kılavuzları hariç bütün kitaplara sadece uyku getirsin diye göz atanlar...
Onların ihtiyarlığı nasıl olabilir ki!
Bence Amerikalı bir komedyenin bütün esprisine rağmen "vicdan azabından uzak durun" gibi berbat şeyler de tavsiye ettiği sözlerini internette dolaştıracağımıza...
Orta yaşlarımızı nasıl geçirdiğimiz konusuna yakından bakıp değerlendirsek daha doğru olur.
Çünkü güzel ihtiyarlık güzel bir ömrün meyvesidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN