HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Wikileaks mi uzaylılar mı?

Bir telefon...
"Şu an kuafördeyim... Bil bakalım, bütün kadınlar hararetle ne konuşuyorlar?"
Düşünüyorum o an.
Wikileaks mi? Sonra "yok canım" diye geçiriyorum içimden; "ancak erkeklere renkli gelebilecek kadar kuru bir dedikodusu var!"
Sonra diğer alternatifleri sıralıyorum...
Telefonun ucundaki tatlı ses kıkırdayarak "Hayır, hiçbiri değil" diyor; "NASA'nın akşama yapacağı açıklama konuşuluyor ve tabii ki uzaylılar, devletlerin varlığını gizlediği ufolar ve dünyanın bozulan ekolojik dengesi falan..."
Soruyorum: "Peki nereye bağlandı konu?"
"Gelsin artık şu uzaylılar, noktasına!"

***

Bu yazıyı okuduğunuzda NASA çoktan açıklamasını yapmış olacak.
Konunun "dünya dışı hayat" mı, yoksa dün sızan haberlerdeki gibi yeryüzünde yeni bulunan bir bakteri mi olduğunu öğrenmiş olacağız.
Zaten sosyal psikoloji açısından baktığımızda işin o yanı çok önemli değil!
Önemli olan şu!
Medya ve siyaset dünyasının Wikileaks'e kilitlenmesi aldatıcı!
Wikileaks belgeleri gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanırken NASA duyurusu iki paragraf tutuyordu ama sokaktaki insanda daha çok merak ve heyecan uyandırdı!
Peki neden?
***


Birincisi...
Sınırlı varlığının bilincinde ve mutsuz modern insanı uzay fikri büyülüyor.
Uzay uzayıp giden bir şey! Sınırsızlık, bilinmezlik...
Pozitivist akıl çerçevesinde yetiştirilmiş modern insan için uzay hem ürkünç hem de müthiş kışkırtıcı bir gizem alanı!
Gazeteciler bilirler...
Arka sayfanıza veya internet sayfanıza bir uzay haberi koyun! Büyük Patlama teorisinden, yeni bulunan yıldızlardan falan söz edin!
Öyle sulandırılmış olmasına dahi gerek yok, haber gayet bilimsel dille yazılsa bile yine de çok okunur, çok tıklanır ve bu hiç değişmez.
***

İkincisi ne gelince...
Zihni ve hayat tarzı sekülerleşmiş (din dışı özellik kazanmış) toplumlarda "uzaylılar"ın bilimsel bir merak olmaktan çıkıp bir inanç öznesi haline gelmesine; hatta birtakım "UFO dinleri"nin oluşmasına hiç şaşmamalı!
Öyle ya, bilimi öğrenememiş ama bilime inandırılmış insanlar, diyelim ki, yeryüzünün ekolojik dengesi göz göre göre bozuluyorsa ve bu süreç durdurulamayacak gibiyse...
"Madem öyle, başkaları gelsin kurtarsın!" diye düşünmeye başlarlar.
Bizden daha güçlü, daha geniş vizyonlu, daha iyi birileri...
Uzaylılar mesela...
***

Tabii insanın içine işlemiş o yıkıcı "seçkinlik- seçilmişlik" arzusu ve derin kibiri var bir de!
Ufolara inananlar arasındaki en yaygın ve belirgin tavra yakından bakın, ne göreceksiniz...
Bir tür kıyamet fikri...
Yani "uzaylılar gelecek, kendileriyle daha önceden bağlantı kurmuş insanları seçip ayırarak büyük nükleer ve iklimsel felaketten kurtaracak!"
Ah şu günümüz insanı... "Eski insan"dan en büyük farkı şu, değil mi?
Sürekli büyük kıyametin beklentisi içinde ama kendisinin küçük fakat kaçınılmaz kıyametini, yani ölümünü aklına bile getirmiyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları