HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Pazar notları: Biz bir aile miyiz?

Verilmiş kimliklerle işim yok benim; söke söke alınmış kişiliklerin peşindeyim! Kimlik numaralarınız sizin olsun, "numarasız, kayıtsız, şartsız" kişiliklerinizle gelin!

***

Karmaşık, renkli, sıra dışı ve biricik olan biz değil, ilişkilerimizdir. İnsan karakterinde değil, ilişkilerinde derinleşir!
***

Uyum cennetten çıkamadı. Orada kaldı!.. O yüzden ister iki insan arasında, isterse kalabalıklar içinde olsun, uyum arayışı hep umutsuz, umarsız bir çaba olarak kalır. Bu acının merhemi müziktir. Uyumun matematik kesinlikle taklit edildiği tek alan müziktir çünkü!
***

"Anadolu uygarlıkların beşiği"ymiş!.. Bu tezi tekrarlayarak büyüdük! Okulda söyledik, yüksek not aldık. Eş dost arasında veya resmi bir ortamda laf arasına sıkıştırdık, aydın sayıldık, alkış aldık. Bizi daha fazla "uygarlaştırdı" mı bu inancımız, diye soracak olursanız, ne gezer! Ama bir ara sanki her Ankaralı Hititliydi, her Egeli İyonyalı! ( Özellikle Ege medyasında bu kalıplar hâlâ güncelliğini koruyor!) İyi de, Mezopotamya neyin nesidir, diye insan sormaz mı! Hitit dünyası "harika"ydı da, Babil'deki nasıldı? Ya Mısır? İlle de bir "beşik" varsa, kadim Mısır değil midir o? Çin'i, Amerika kıtasındaki kadim uygarlıkları, Akdeniz'e hayat veren en eski Kuzey Afrika kültürlerini falan hiç saymayalım şimdi. Hepsi bir yana, uygarlık dediğimiz nedir ki? Nihayetinde bütün uygarlar çok pis savaşır, işkencecidir ve otorite budalasıdır! Bu kadar şişinecek ne var!
***

Birileri sürekli çıkıp diyor ki; "Biz bir aileyiz!" Nedenmiş o? Katlanamayacağımız nice şeyi sevmeye zorlanalım diye mi? Bazılarımız hep ebeveyn, bazılarımız hep çocuk kalsın, diye mi? "Biz bir aileyiz" ifadesi aydınlık ve sıcak bir kardeşliğe değil, çoğu zaman "aile meclisi"nin ölümcül kararlarına sırtını yaslayan karanlık bir politik ifadedir.
***

Ben talime değil, terbiyeye güvenirim.
***

Sevgi kalabalıkları sever; aşk tenhalığı.
***

Sevgi gündelik egzersizlerle, aşk ayinlerle (ritüeller) ayakta kalır.
***

Aşk hizaya sokulamaz; sıraya girmeyi sevmez. Toplum hep rahatsız olur bundan. İmdadına zaman yetişir! Zamanla aşk gider, sevgi gelir; ilişki kalır. Dünya durmaz, döner!
(Not: Yukarıdaki Pazar notlarım da tavan arası temizliğinden gün ışığına çıkanlar. Bu kez epey eski defterlerimi karıştırdım.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN