HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Farklı olma, iyi ol!

Herkes farklı olmak istiyor, herkes "fark yaratmaya" çalışıyor ya...
Yok aslında birbirimizden pek farkımız!
Öyle gülünç ki...
Para kazananın tabii ki parası olur; bu "fark" sanılıyor. Satın alınan şeylerin insanda bir değer yarattığına, onu gerçekten "farklı" kıldığına inanılıyor.
Eh ün deseniz, isterse üç beş kişi arasında olsun, "fark" sayılıyor.
Bilmem sizin de dikkatinizi çekiyor mu?
İki lafın arasında "ben çok renkli, çok farklı biriyim" diyen ne çok insan var.
Bakıyorum...
Bir becerileri yok, herhangi bir konuda derinleşmekten çok sıkılıyorlar. Durup bir saat bile dünyayı, varoluşu ve kendilerini mercek altına almaya tahammülleri yok.
Ama ekşiyle tatlıyı bir arada yemeyi, saçını mora boyamayı ve kontrolsüz hiperaktifliği gerçek bir "fark" sanacak kadar çocuksular!

***

İçinde debelenip durduğumuz şu dünyada...
Onca mecburiyet, onca endişe arasında ve medya tarafından kodlanan arzularımızın baskısı altında hangi "farklılık"tan söz ediyoruz Allah aşkına!
Tamam! İşi pazarlama (marketing) olanları anlıyorum.
Onlar bir "fark yaratırlarsa" ya da öyleymiş gibi yaparlarsa aradan sıyrılabiliyor; pazara sundukları mallarını beğendirebiliyorlar.
O yüzden de "farklılık" marketing medyasının en gözde kavramıdır.
Ama bir dakika!..
Sakın kendimizi bir tür "ürün" gibi algılamaya başlamış olmayalım!
Başkalarından nasıl ayrılıp da beğenileceğiz endişesiyle kıvranarak "piyasaya" çıktığımızı bildiğimizden mi bütün bunlar?
Beş para etmez uçuk kaçıklıklarımızı pek değerli haller gibi görmemizin nedeni bu mu?
***

Ne tuhaf ki, çoğunluğun hayat algısı ve hedeflerinden çok ayrı bir hayat sürenlere "farklı" değil, neredeyse "yabancı" gözüyle bakılıyor.
Yani esas "farklılık" fena halde cıss bir konu!
Şimdi toplumsal zihniyetin yalancı ve karanlık yönleri üzerinde uzun uzadıya durmak gerekir ki, bu köşenin boyutlarını aşar.
Ama bir önerim var...
Farklı olmak için çırpınmak yerine, iyi, güzel, dürüst bir insan olmayı denesek...
Ve gerçekten kafamızı meşgul eden soruların peşinden gitsek...
Ne olur?
Kim bilir, belki de "fark" olur!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN