HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Yanlış yerde olduğunu bilmek!

PAZAR SÖZLÜĞÜ:

GÜNDEM. Bir süredir siyasi/sosyal gelişmelerden başka bir anlam taşımıyor. Oysa bana sorarsanız, onlar gündem değil, bir süredir "hayat memat meselemiz"dir. Gündem deyince "işler güçler" ve "günün yapılacaklar listesi" gibi bir şeyi (Ajanda, vb) anlama dönemimiz kapandı mı yoksa? Elektrik faturasının son gününe ne oldu? O sizin değil kaydınızı verdiğiniz bankanın gündemi mi? Ya sevdasını gündem kılanlar? Çok mu şairane geldi? Öyle bakıyorsanız, hiç doğru dürüst sevmemişsiniz, özlememişsiniz demektir.
IŞIK. "Nur"un manasını bilmeyene ışığın göz kamaştıran çiğliğini anlatabilmek mümkün mü? Sevdikleri biri ölünce "Işıklar içinde yatsın!" diyorlar. Göğse bir rozet iliştirilir, ideolojik bir ayrım çizgisi çeker gibi söylüyorlar. Oysa sersemlik gösterisi! Işık açıkken yatmaya kalkışmak belki de korkudan gözünü bile kırpmamaya tekabül etmektedir. (Not: Okulda nasıl öğrenirseniz, öğrenin; tarihte, hayatta ve dilde hiçbir kelime diğerinin eşanlamlısı değildir.)
KAKTÜS. Penceresinin önünü çeşit çeşit kaktüs saksılarıyla süslemiş. Niçin kaktüs seviyorsun, diye soruyorum. "Aylarca su vermesen, öf pöf etmezler" diyor. O an içimi sıkıntı basıyor. Dönüp kaktüslere bakıyorum. Zorlu bir psikoloji testi için laboratuvara alınmış denekler gibiler. Arıza çıkarmayan, dert yaratmayan, her türlü ilgisizliğe karşın yine de boy vermeye devam eden sevgililer... Artık istediğimiz bu mu?
ÖZLEMEK. Yanlış yerde olduğunu bilmek. Ya orası ya da burası; birinden biri "hakiki" değil; birinden biri "yerimiz" değil. Bana sorarsanız, aşkın ta kendisi; iman ırmağının yatağı, sanat ve bilme iradesinin kışkırtıcısı.
SADELİK. İhtiyacımız var. Onu arıyor, bulmaya çalışıyoruz. Ama çalıştıkça çoğalıyoruz. Ve sadelik hep uzakta kalıyor... Belki de Unamuno haklıydı: "Aziz sadelik, bir kere kaybedildi mi, bulunmaz!" Olsun, biz yine de aramaya çalışalım desem? Fakat... Bir dakika! Sadelik aramakla değil, eksiltmeyle elde edilir. Eşyayı, iddiayı, sözü, benliği eksilterek.
VÜCUD. Yunus ne diyordu? "İş bu vücud bir kal'adır, akıl içinde sultan." Sağlık endüstrisi onu muhkem bir kale olmaktan çıkardı; her an incinmeye açık bir organizma kıldı. O kaledeki sultanı, aklı ise hiç sormayın!
BİZE ULAŞIN