ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY) ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Alman vakıflarının kirli oyunları

Araştırmacı- yazar- akademisyen Necip Hablemitoğlu,
Alman vakıflarının
Türkiye'de çevirdiği filmleri ortaya çıkardığı için,
Suikaste kurban gitti.
Failleri ise hâlâ meçhul.

***
Alman vakıfları boş durmaz…
Hele de Türkiye'de…
Önce Bergama'da çıktılar karşımıza.
Şimdi de Karadeniz'de…
Her iki bölge de önemliydi.
Bergama'da altın,
Karadeniz'de elektrik üretecek bol su vardı.

***
Alman Vakıfları,
Yerli piyonları aracılığıyla
Sözde 'çevrecilik' yaptı…
Bergama'da yer altındaki binlerce ton altına,
Karadeniz'de de
Milyonlarca kilovat potansiyele sahip enerjiye engel oldu…
***
Ama aynı vakıflar,
Güneydoğu'daki terör için elinden geleni ardına koymadı.
Örneğin,
BDP'li belediyeler aracığıyla PKK'ya büyük paralar dağıttı.
***
Yeşilin ve suyun,
İnsan yaşamının devamlılığı için önemi ortada.
Fırtına Vadisi çok anlatıldı.
Oysa Karadeniz'in her yeri en az Fırtına Vadisi kadar güzel ve yeşildir.
Her geçen gün ekonomisi büyüyen Türkiye'ye enerji şart.
İmkanımız da var…
Sularımız çağlayarak akıyor mesela
Ama HES yapamıyoruz,
"Su akar biz bakarız" yani.
Çünkü Alman Derin Devleti böyle istiyor.
Bizim saf kardeşlerimiz de
HES'lere engel olarak onlara alet oluyor.
***
10 yıl önce 'faili meçhul' bir cinayete kurban giden
Değerli araştırmacı yazar
Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu
Yazdığı kitaplarında
Alman vakıflarının
Türkiye'deki faaliyetlerine, yapısına ve bağlantılarına mercek tuttuğu için katledildi.
***
Almanya, Türkiye'nin altın çıkarmasına karşı.
Maksat ülkemiz fukara kalsın.
Bergama'da altın çıkarılacağı günler
Almanya'dan üç otobüs dolusu turist Ovacık ilçesine gelmişti.
***
Gelenler sıradan turist gibi görünüyordu.
Gezi maksatlı bir seyahatti.
Gerçek öyle değildi oysa.
Halk sözde turistleri karşılamış, yemekler hazırlamıştı.
Ancak gelenler ne yemek yedi, ne de su içti.
Garibim köylüler bu duruma çok bozuldu.
Sözde turistler köylülere siyanürün insanları kanser ettiğini söyleyip gittiler.
Hatta bölgede yetişen tarımsal ürünlerin de kanser tehlikesi taşıdığını anlattılar.
Ondan sonra köylülerin isyanı başladı.
Cahil halk farkında olmadan altın yumurtlayan kazı kesmişti.
***
Aynı tezgah Karadeniz'de oynanıyor şimdi.
Dereleri çağlayarak akan,
Hatta sellerden geçilmeyen
Doğup büyüdüğüm topraklar…
Yeşil ile mavinin dans ettiği güzel memleketim benim,
Güya HES'ler yüzünden kuruyacak.
Yalancının…
Kimi kandırıyorsunuz siz!
Orada kayaların üstünde bile çam ağaçları yetişir görmediniz mi?
Ya her delikten fışkıran suyu?
***
Almanların bizi geri bırakmak için iyi para harcadığı belli.
Hidroelektrik Santral (HES) projelerine karşı çıkan Marsis Grubu da, farkındalık yaratmak amacıyla çekilen videoya öncülük etti.
Bu işte Almanlar'ın parmağı var mı bilmem.
Ama grubun solisti Korhan Özyıldız'ın hazırladığı video da memleketimi tanımayan onlarca kişinin de yer aldığını biliyorum.
Sloganları da, "Bizim enerjiye ihtiyacımız yok"
Lafa bakın hizaya gelin.
***
Sayın Başbakan boşuna,
Türkiye'de faaliyet gösteren
Alman vakıflarından rahatsızlık duymamıştı.
Araştırma, inceleme, çevrecilik, ortak proje, kültür ve eğitim desteği kisvesi altında Türkiye'nin kuyusunu kazan bu vakıflar, zaman zaman etnik ve mezhepsel ayrımcılığı da körükledikleri bilinmektedir.
PKK'ya verdikleri destek ise gün gibi ortada...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN