NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Sanatsız saadet neymiş!

Mona Lisa’nın babası, sanat dehası Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan, beş yıldır Dünya Sanat Günü olarak kutlanıyor. O gün, bugün! Çarpıcı sergilerle ufkumuzu açalım...

Chapman kardeşleri ya da Ayşe Erkmen'i herkes bilmez. Ama onun adına, sanatla çok haşır neşir olmayanlar da aşinadır.
Leonardo da Vinci, sanatın ve bilimin çeşitli dallarında üst düzeyde varlık göstermiş bir deha: Filozof, astronom, mucit, matematikçi, anatomist, mimar, mühendis, bitmedi müzisyen, botanist, jeolog, kartograf, yazar, heykeltıraş ve evet ressam... Rönesans döneminin 'hezârfen'i kabul edilir.
Adam dünyanın gelmiş geçmiş 'en'lerinden ama 'kızı' da ondan geri kalmaz. Mona Lisa, sokaktan insan çevirip ilk aklına gelen sanat eserini sorsanız, açık ara alacağınız cevap olsa gerek.
Bu yağlıboya portreyi görmek için bugün günübirlik Paris'e uçup Louvre Müzesi'ne gitmek pek çoğumuz için zor olabilir! Onun yerine, Leonardo da Vinci'nin doğum günü olan 15 Nisan'dan hareketle beş yıldır Dünya Sanat Günü olarak kutlanan bu tarihi fırsat bilip, imkânlar dahilinde kendi elimizin altındaki sergilere uzanalım...

EKONOMİK VE KÜLTÜREL HAYAT
Liman İstanbul Modern'in halihazırda ikamet ettiği binasındaki (yani Salıpazarı liman sahasında, 2004 sonunda modern bir müze binasına dönüştürülmüş 4 numaralı kuru yük antreposunda) son sergisi. 4 Haziran'a kadar gittiniz, gittiniz. Yoksa sadece sergi bitmeyecek, müze de geçici olarak Paket Postanesi olarak bilinen tarihi binaya taşınma sürecine girecek. Sadece içeriğiyle değil, bu özelliğiyle de anlamlı yani bu sergi.
İstanbul'un 19. yüzyıldan günümüze denizle ilişkisini görüyoruz burada. Deniz kenarı ve liman çevrelerinde gelişen toplumsal, ekonomik ve kültürel hayatı... Fausto Zonaro'dan Avni Arbaş'a, Cemal Tollu'dan Burhan Doğançay'a, Cevat Dereli'den Gülsün Karamustafa'ya, Antonio Cosentino'dan Arslan Sükan'a, 34 sanatçı ve kolektifin 200 civarında işi vasıtasıyla...
19. yüzyılda İstanbul'da yaşamış Mıgırdiç Melkon'un yağlıboya ve ahşapla yaptığı panoramik İstanbul görüntüleri çok tatlı... Volkan Aslan'ın Boğaz'ı gemileştirdiği işi özlem yüklü... Ara Güler'in siyah beyaz fotoğrafları, hele ki Kumkapı serisi, kentin hafızası gibi...

KESKİN VE ABSÜRT
İstanbul Modern, güncel fotoğrafın en çarpıcı isimlerinden Güney Afrikalı Roger Ballen'ın retrospektifini de ağırlıyor. Hemen herkesi tedirgin, bazılarını basbayağı rahatsız edecek bu fotoğraf ve yerleştirmeler de yine 4 Haziran'a kadar alakaya layık...
Madem Karaköy'deyiz... Galata Rum Okulu'nun birinci ve ikinci katlarında Ahmet Doğu İpek'in 'Günler'i, dördüncü katındaysa Erinç Seymen'in 'En Başa Dön'ü var. Derinlikli sergiler; ikisi de 13 Mayıs'ta toplanacak...
Ayşe Erkmen 'Kıpraşım Ripple' ile Dirimart Dolapdere'de, semtin de hakkını veriyor. Bölgedeki 'mutenalaştırma' 14 Mayıs'a kadar galeriye de kıpraşma olarak yansıyor.
İstiklal Caddesi'ndeki Arter, çağdaş sanatın parlak, keskin, tartışmalı isimlerinden Chapman biraderleri iftiharla sunuyor. Kötümserliğin, hicvin, eleştirinin zirvesindeki gerçeküstü işleri, insanı dakikalarca mıknatıslıyor kendine. Jake ve Dinos Chapman'ın 'Anlamsızlık Âleminde'sinde, son zamanların en popüler kelimesini kullanalım hadi, 'ikonik' serileri de yer alıyor. 'Cehennem'in dibine gitmek için son gün 7 Mayıs.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN