YAVUZ DONAT YAVUZ DONAT

Tweet yetmez... Türkü de bekliyoruz

Olmuyor!.. Anayasa Mahkemesi'nin "Işıklı fotoğrafının" altına, "Işıklar yanıyor" diye yazmak... Yavan kaçıyor!
Adnan Menderes ile Tayyip Erdoğan'ın fotoğraflarını yan yana koyup "Makûs talih... İdam" imasında bulunmak da öyle.
Fotoğraflı tweet yeterli değil.
"Müzik" ile takviye edilmeli!
En uygunu Hasan Mutlucan türküleri... Örneğin:
"Yine de şahlanıyor aman,
Kolbaşının yandım da kır atı,
Görünüyor yandım aman,
Bize sefer yolları."

***


Neden Hasan Mutlucan?
Darbe... 12 Eylül 1980.
İlk iş TRT'yi ele geçirmek.
Tümgeneral Servet Bilgi, TRT'ye el koydu.
Ve yayın başladı.
Önce Kenan Evren'in konuşması... Ardından bir türkü.
Bu sırada Genelkurmay'dan telefon geldi... Servet Paşa'ya:
- Darbe gecesi Ruhi Su'yu dinletmek kimin aklı?
Servet Paşa, odadakilere bağırdı:
- Hepinizi tutuklarım... Anladınız mı?
TRT Genel Müdür Yardımcısı Ertan Karasu sordu:
- Paşam... Bir aksaklık mı oldu?
- Genelkurmay'dan arıyorlar... Bu solcunun... Ruhi Su'nun türküsü de neyin nesi?
Karasu, hemen radyoyu açtı... "Sayın Paşam, dinleyiniz" dedi:
- Ruhi Su değil... Hasan Mutlucan... Günün anlamına, önemine, ruhuna uygun türküler.
"Yine de şahlanıyor aman..."
Darbe döneminde... Türkiye, Hasan Mutlucan'ı dinledi.
Darbe... Muhtıra... Siyasete müdahale denilince...
"Müzik, Hasan Mutlucan."

***


"Tan yeri atanda..."
Darbeyi sevenler... Darbe denilince içi pır pır edenler... Darbeyi bekleyenler... Twitter, Facebook, Instagram, YouTube... Darbeli mesajları alışkanlık haline getirenler.
İlle de "Yine de şahlanıyor aman kolbaşının kır atı" türküsünü paylaşmak zorunda değiller.
Hasan Mutlucan'ın sesinden başka türküler de var.
Darbe döneminde... TRT'de... Tekrarlanan türküler:
"Tan yeri atanda, şafak sökende,
Hele babam sökende.
Düşmanın üstüne hörelenmeli,
Hezaran kılıçlı kara kalkanlı,
Yiğit on beş yerden yaralanmalı."

***


Meraklısına...
Darbeli rüya görmeyi sevenlere... Tweet paylaşımları için... Hasan Mutlucan türküleri:
Estergon Kalesi...
Kırım'dan gelirim...
Tuna Nehri akmam diyor...
Mert dayanır, namert kaçar.
Yeter mi?.. Yoksa devam edelim mi?

***


Orhan Veli-2020
Büyük şair... Yaşasaydı... Ünlü şiirini "Güne uyarlardı."
Şiirin aslı:
"Neler yapmadık şu vatan için;
Kimimiz öldük,
Kimimiz nutuk söyledik."
Ve... Şiirin... Bugüne uyarlanmış hali:
"Neler yapmadık şu vatan için;
Kimimiz tweet attık,
Kimimiz elektronik posta mesajı yolladık."

***


Ağzı olan konuşuyor
Hâkim kararıyla konuşur... Evrensel kural bu.
Ama bu demek değildir ki "Hâkim başka türlü konuşamaz."
Bal gibi de konuşur.
İsterse "Karnından konuşur."
İsterse... "Twitter... Instagram... Facebook" üzerinden konuşur.
Konuşmak serbest.
"Burası Türkiye abicim... Ağzı olan konuşuyor."

***


Uzman görüşü... "İstifa"
Köksal Toptan... Darbeden (12 Eylül 1980) önce milletvekiliydi, bakandı.
1986'dan sonra... Milletvekilliği, bakanlık, TBMM Başkanlığı yaptı.
Hukukçu... Dedi ki:
Çok yönlü analize ihtiyaç olan bir durum var.
Rejimin koruyucusu, kurumlardır... Anayasa Mahkemesi, bu kurumların başında gelir... Hukukun üstünlüğünün gösterildiği en yüksek kurumdur.
Meclis yetkisinde olan af yasası çıkarma yetkisini bile, dolaylı olarak kullanabiliyor.
Yasaları iptal edebiliyor.
Böyle bir mahkemenin üyelerinin verdiği karar ve sergilediği davranışlarda olağanüstü dikkatli olması gerekir.
Son olayda sayın üyenin yaptığı, Anayasa Mahkemesi'nin var oluş sebebine aykırıdır.
Orada görev yapan üyeler demokrasiyi ve rejimi korumaya ant içmiş kişilerdir.
O nedenle çok dikkatli ve taşıdıkları sorumluluğun idraki içinde olmalıdırlar.
Hukukta şaşmaz bir kural var:
Hâkim, kararıyla konuşur.
Böyle bir kural varken, bu sayın üye, aklına geldiği gibi konuşursa, sadece kendi pozisyonunu değil, Anayasa Mahkemesi'ni de ciddi şekilde yaralar.
Bence, bu sayın üyenin yapacağı en doğru iş, istifa etmesi ve Anayasa Mahkemesi'ni tartışılan bir kurum olmaktan çıkarmasıdır.

***


Seçme sözler
Söylenecek söz çok... Ama uzatmayalım.
Birkaç "Seçme söz" ile "Günün konusuna" nokta koyalım.
Ağzından iyi söz çıkmıyorsa bari kötü söz söyleme.
Çok konuşma, boş konuşma.
İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur.
Sözünü bil pişir, ağzında der devşir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.