ALİ ERDOĞAN ALİ ERDOĞAN

Rüya ve gerçek

İlkler her zaman zor olur. Ama biz bunu çok kolay başardık.
Dünya Salon Atletizm Şampiyonası öncesinde bir salon krizi çıktı. Yetişemez denildi ama Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın baskınları sonucu yetişirdik, şampiyonadan yüzümüzün akıyla çıktık.
Gerek tesis, gerekse seyirci açısından tam bir sınav verdik ve başarılı olduk.
Bu tür organizasyonlarda tesis kadar seyircilerin ilgisi de önemli. Dolu tribünlerde bu coşkuyu gördük.
2020 için İstanbul açısından tam puan aldığımıza inanıyorum.
Ulaşımda hiçbir sıkıntı yaşanmadı. Konaklama 5 yıldızlı otellerde yapıldı. Türk yemekleri doyumsuz tadıyla misafirlere ikram edildi.
Alkışlandık...Alkışladık...
Bu alkışlardan sporcularımız da hak etti. 1500 metrede İlham'ın gümüş, Aslı'nın bronz madalya alarak bir ilke imza atmaları açısından da çok keyif verici oldu.
Bize göre şampiyonanın ekmek kadayıfı oldu.
Meliz'in, Merve'nin, Karin'in şansızlığı belki bir madalya daha getirebilirdi. Özelikle Karin'in bir hata fazlasıyla final şansını kaybetmesi kürsü beklentimizi boşa çıkardı.
Bir şampiyona daha geride kaldı...
Bunun coşkusunu veya üzüntüsünü artık bir kenara bırakmalıyız..
Yarına bugünden bakmalıyız..
Şimdi mazeret yok.
Salon bahanesi olmamalı.
Londra Olimpiyatları yaklaştı...
Atletizm olimpiyatın ruhu...
Haziran ayında Helsinki'de Avrupa Şampiyonası var.
Bu şampiyonaya sakat sporcuların da katılımıyla gideceğiz...
Olimpiyat öncesi son sınav...
Dünya Salon Atletizm Şampiyonası bir rüya gibi geldi geçti...
Şimdi gerçekleri görme zamanı...
Gerçekleri görmediğimiz zaman hep rüyada kalır, kabusla kalkarız...
Onun için Nevin'in, Halil'in, Kemal'in, Burcu'nun, Tuğba'nın neden sakatlıklarının uzun sürdüğünü veya form düşüklüğüne neden olan olayları araştırmalıyız...
Yoksa geçmişte Süreyya'nın, Nevin'in, Kemal'in, Eşref'in, Fatih'in ve Halil'in şimdi ise Aslı'nın İlham'ın başarısıyla rüya görmeye devam ederiz.
BİZE ULAŞIN