Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Saatlerinizi yarın akşam 22.10'a kurun

İlk kez bu köşede bu denli geniş, öncelikli ve "önceden" yazılmış bir "televizyonda sinema" anonsu görüyorsunuz. Film aslında yarın atv'de yayınlanacak ama ben bu filmi sinemada izleme olanağı bulamayanlar ya da yeniden görmek isteyenler için bugünden anonsluyorum ki, tatil programınızı ona göre yapın. Filmin adı Meleğin Sırları... Türk-ABD ortak yapımı bir Hollywood prodüksiyonu... Sadece bu yönüyle bile sinema tarihimiz açısından önemli bir yapıt. Ama bana göre filmi asıl değerli kılan, genç bir Türk oyuncunun; Nehir Erdoğan'ın göz alıcı performansı. Bu filmin ardından Nehir'in Amerikalı yapımcılardan teklif üstüne teklif alacağını ummuştum ama biraz hayal kırıklığına uğradım. Belli ki bir Türk oyuncunun Hollywood'da kendini gösterebilmesi için yetenek tek başına yeterli olmuyordu. Profesyonel bir ekip tarafından yürütülecek menajerlik faaliyetlerine, tanıtım ve kulis çalışmalarına ihtiyaç vardı. Siz yine de bu filmi kaçırmayın. Eminim, izledikten sonra Nehir Erdoğan'ın oyunculuk yeteneğiyle ilgili çok farklı bir düşünceye sahip olacaksınız. Filmin Türkiye'de yeterince yankı bulamamasının nedenini ise Nehir Erdoğan, bizim Medyatik programında yaptığı çarpıcı açıklamalarla dile getirmiş ve sözleri olay yaratmıştı. Şöyle demişti Nehir: "Kendi kendimi baltalamak ve ekibimi suçlamak istemem ama biraz şöyle bir şey oldu; Amerikalı ortaklar, Türkiye'yi çok fazla tanımıyordu. Orada zaten birçoğu amatör insanlardı. Gerek tanıtımı, gerek kopya sayısı çok fazla yapılmadı. Çok az salonda gösterildi. Bir ara Mısır'daki festivalden çağırdıklarını biliyorum ama o kadar içeriden meseleler vardı ki.. Ama bunda Leslie Bates (yapımcı) ve Ajlan Büyüktürkoğlu'nun (yönetmen) bir sorumluluğu olduğunu düşünmüyorum. Sanırım Amerika'daki bütçeye büyük katkısı olan ortaklardan bir tanesi bizim kopyayı falan sakladı. İçerideki anlaşmazlıklardan. Ben de tabii dışarıdan birisi olarak izliyorum. Çünkü oyuncuların yapabileceği bir şey yok. Bizim görevimiz oynamak...' Neresinden bakarsanız "sarsıcı" bir film. Türkiye'den ABD'ye dil öğrenmek için giden bir Türk kızının rüyalar ülkesinde yaşadığı kâbusları son derece çarpıcı bir dille ve Hollywood sinemasının etkileyici görselliğiyle anlatıyor. Birand ağabeyimin deyimiyle, "Yarın akşam 22.10'da kimseye randevu vermeyin" diyorum...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA