YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Yengeç deyip geçmeyin

Bizim gazetenin Cumartesi Eki'nde okudum. Deniz mahsullerinin gördüğü büyük ilgi üzerine İstanbul'da King Crab (Kral Yengeci) pişiren bir restoran da hizmete girecekmiş. Çocukluğum Marmara Adası'nda geçtiği için deniz kabuklularına aşinayımdır. Çocukken en önemli görevim, sabah balık müzayedesi sırasında tahta kasalardan kaçan pavuryaları yakalamaktı. Milletin eline almaktan çekindiği yengeçleri, ıstakozları, karidesleri haşlayıp çekirdek gibi çıtlamak en büyük keyfimdi. Şimdiki nesle 'pavurya' desen, anlamsız gözlerle bakakalırlar, ne yazık... Gelelim kral yengecine: Bu kabuklularla Marmara Denizi'nde değil, Discovery Channel ekranlarında tanıştım. En sevdiğim belgesellerin başında gelen Ölümcül Av, Kuzey Buz Denizi'nde kış mevsimi kral yengeci avlayan balıkçıların film tadındaki maceralarını anlatıyor. Kuzey Buz Denizi'nin çetin hava koşulları nedeniyle her av sezonunda mutlaka bir-iki tekne batıyor, birkaç balıkçı ölüyor ya da kayboluyor. Eksi 30 derecede, tipi sürerken ve 8 metrelik dalgalar teknenin bordasını döverken, buz kaplı oynak güverteden denize kafes atmak ve dolu kafesleri çekip kral yengeçlerini ayıklamak gerçekten de deli cesareti gerektiriyor. Dutch Limanı'na bağlı teknelerdeki Amerikalı balıkçıların da pek normal olduğu söylenemez zaten... Eminim, İstanbul'da açılacak lüks restoranın müşterileri, Ölümcül Av'ı izleseler, tabaklarındaki kral yengeçlerine yumulmadan önce ayağa kalkıp bir dakikalık saygı duruşunda bulunurlar...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.