YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Sophie'nin seçimleri

Salı akşamı ekranlarda ünlü Sophie'nin Seçimi filminin farklı gösterimlerine tanık olduk. Öyle Bir Geçer Zaman ki'de anne Cemile, eski eşi Ali Kaptan tarafından iki oğlu arasında seçim yapmaya zorlandı. Ya Mete'nin hapislerde çürümesine göz yumacak ya da küçük oğlu Osman'dan ayrılacaktı. Aşk ve Ceza'nın Yasemin'ini de zor bir seçim bekliyordu. Savaş'ın aşkından ümidini kesince, karnında taşıdığı bebeğini aldırmaya karar verdi. Zaten Savaş'tan Ömer'in ilk adımlarını, ilk cümlelerini esirgemişti. Şimdi de ikinci çocuğunu ondan alacaktı... Ama Ömer'in lösemiye yakalanması ve bir kardeşin iliğine muhtaç olabileceği ihtimali, Yasemin'i kürtaj kararından vazgeçirdi. Peki, birkaç saat önce hayatından kolayca vazgeçilen bir bebeği, 'yedek parça' olarak dünyaya getirmek, Yasemin'in insanlığını sorgulamamıza yol açmayacak mı? Aynı hikayede Pala'nın seçimi de zordu. Zorba ağa, çocuğunu rehin almış, ondan öz yeğenini öldürmesini istiyor, buna karşılık evladının canını bağışlayacağını söylüyordu. Dizi senaryolarını cazip kılan, ekran başındaki insanların kafalarına soru çengelleri asabilmektir. İzleyici eğer "Ben olsaydım ne yapardım?" diye kendi kendine düşünmeye başladı mı, reytingler kurtuldu demektir. Hele ki tercihlerin arasında 'evlat' seçeneği varsa... Sophie'nin Seçimi işte bu yüzden sinemanın en unutulmaz, en tesirli, en dramatik yapımlarından biridir...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.